Tuba Kaplan
Tuba Kaplan

DİJİTAL DÜNYA PROJESİNİN KARANLIK YÜZÜNE DAİR TEORİLER

15 Eylül Perşembe2022 Gerçekliğin altüst edildiği ve insan tekinin gerçeklik ötesinde de kullanışlı tüketiciler olarak algılanmasına kapı aralayan Metaverse adı altında oluşturulan kurgusal bir evrene hızlıca girmiş bulunuyoruz. Matrix’ten çok da farklı görünmeyen bir sanal âlemden bahsedebiliriz. What is the Matrix? Filmde kablolarla sanal âleme geçiliyordu şimdi ise durum başka. Temelde Metaverse insanların sanal gerçeklik araçları, arttırılmış gerçeklik gözlükleri, akıllı telefonlar, uygulamalar ve diğer araçlarla birbirleriyle çalışabileceği, oyun oynayabileceği, tanışabileceği, etkileşim içerisine gireceği birbiriyle bağlantılı sonsuz sayıda sanal gerçeklik topluluğu olarak tanımlanabilir. Otuz yıl önce bir bilimkurgu romanında ortaya atılan Metaverse kavramı kurgusal bir dünyayı niteliyor. Bu yeni sanal âlem aracılığıyla insanlar sanal gerçeklik cihazları sayesinde alışveriş yapma, arsa alma, sinemaya gitme, kafede zaman geçirme gibi pek çok eylemi fiziksel bir çaba harcamaksızın yapabiliyorlar. Büyük şirketlerin peşinde koştuğu, sanal arsaların alındığı, konserlerin hatta düğünlerin düzenlenmeye başladığı bir simülasyon ağı söz konusu olan. Ancak herkes sunulan bu parıltılı yüzle görmekten yana değil. Metaverse hakkında sorular, kaygılar, ithamlar hatta komplo teorileri de gırla gidiyor. Bakalım madalyonun diğer yüzünde ne gibi soru ve teoriler yer alıyor.
Tuba Kaplan

DİJİTAL ÇAĞDA MODERN ŞİFACILIK

20 Temmuz Çarşamba2022 Şifacılık, spritüal yaşam koçluğu, kariyer koçluğu gibi birçok yolculuğun modern literatürü ve hayatı kaplayışına tanık oluyoruz. Türkiye’de her geçen gün enerji şifacılığı uygulamalarından tutun Reiki, Theta Healing, EFT, Access Bars ve Jass, EMDR, Recal Healing, Grabovoi Sayıları’na kadar birçok uygulamaya ilgi artıyor. Medyayla günlük tercihlerimizin belirginleştiği bu dönemde enerjiyle şifacılık uygulamaları sosyal medya vasıtasıyla popülerliğini artırıyor. New Age inanışları içerisinde kabul edilen enerji şifacılığı fizyolojik hastalıklardan kişisel problemlere, hayatta başarıdan varlıkla uyum sağlamaya dek birçok soruna çözüm önerileri sunuyor. Hint dinleri, Uzak Doğu dinleri ve mistik felsefelerden mülhem şifa yöntemleri yeniden formüle edilerek modern insanların çıkmazlarına çözüm odaklı bakış getirme iddiasındalar. Bu uygulamalar geçmişte yaşanan bilinçaltındaki olumsuzlukların temizlenmesi, kendiliğini değerli gören bireylerin varoluşlarına katkı sunmak, farkındalığı yükseltmek, bireyin içsel yolculuğuna kapı aralamak, travmaları çözmek gibi çoğu aynı zamanda içsel bir yolculuk da içeren öneriler getiriyor. Bu şifalardan yararlanan insanlar kültür oluşturup bir araya geliyor, duygu ve düşüncelerin sürekliliği için birbirlerine destek oluyorlar. Bakalım modern insanın buradan çıkışı mümkün mü?
YENİ YAZILAR

Ayşe Eyyüpkoca Atila

Sümeyra Keleş Yerkel, tarih mezunu, sosyoloji ve medya/iletişim bölümlerinde yüksek lisans yapmış, uzunca bir süre TRT World’de çalışmış, Kültür ve Turizm Bakanlığında bakan danışmanlığı gibi kimi görevler yürütmüş, halihazırda medya veri analisti olarak çalışan, msu gibi bir özgeçmişe sahip biri. Ama bütün bunların dışında Sümeyra’nın herkesin bilmesini istediğim bir başka hikâyesi var. Sümeyra iki evlat annesi. Biri özel… Yerkel’in ve dolayısıyla Emir Zahit’in hikâyesinin peşine düştüğümden bu yana tarif etmekte güçlük çektiğim bir yumru taşıyorum boğazımda. Kurucu ortağı olduğu, “özel çocuk” sahibi anne olmanın getirdiği duygu ve deneyimlerinini paylaştıkları Hemhâl Podcast’lerini, uzunca bir süre mutfakta çalışırken, trafikteyken dinledim. Sonunu bilmeme rağmen onlarca kaydın sonunu kaygı içinde bekledim. Çok kez kalakaldım, öylece. O tutulmayı yine Sümeyra ve Hemhâl Podcast ortağı Ümran’ın her şeye rağmen şükür dolu sesleri bertaraf etti. Hele, “Emir Zahit’i Yolcularken” bölümü… Arabayı sağa çektim. Bir süre kaldım orada. İnsanlığımın, anneliğimin derinliğiyle yüzleşmemi sağlayan cinstendi. Hayatı normal, sağlıklı akışında yaşayan insanları alabora edecek türden bir hikâyenin içindeydim resmen. “Beklenen bir olay olarak görülen ölüm, bekleyişe son vermeye muktedir değildir.” diyordu Borgna. Bunu gördüm; Emir Zahit’in ölümü Sümeyra’nın bekleyişine son vermemiş. Bilakis, sabır ve tevekkül içinde bekleyen bir anne görüyorum hâlâ. Her birimiz anneliğe dair edindiği deneyimi avucunda tutsun evet, fakat şimdi bir başka göz ve kulakla bir özel çocuk annesini, Sümeyra’yı dinleyelim… Çünkü inanıyorum ki bu hem bize hem her gün yanımızdan geçen başka özel gereksinimli çocuk annelerine, hem de Sümeyra’ya iyi gelecek.

BİZE ULAŞIN