Sena Subaşı
Sena Subaşı

İFRAT PROJESİ ARTIK KUZU POSTUNDAN SIYRILIYOR

21 Kasım Pazartesi2022 LGBTI aktivizminin yıllarca süren çabaları son yıllarda karşılık buluyor ve yalnızca teoride kalmayan söylemler hukuki ve sosyal tüm alanlarda karşımıza çıkıyor. Bir kadın hareketi bünyesinde yükselen cinsiyet kimliği ve LGBTI, bugün kadınları siyasetten spora her alanda görünmez kılarken çocukların sosyal gelişimi ve sağlığı için ciddi bir tehlikeye dönüşmeye başladı bile. Konuştuğumuz dile bile dahi müdahale eden bu hareket bugün erkek ile kadın arasında biyolojik farklılığı reddederek biyolojik cinsiyeti ortadan kaldırmaya çalışıyor ve yalnızca kişinin cinsiyet beyanını baz alarak hukuki ve sosyal yeni düzenlemeler yapılmasında etkin rol oynuyor. Ayrımcılığı ortadan kaldırdığını iddia eden bu tür yasalar ve uygulamalar aksine birçok hak ihlaline sebep oluyor, suça teşvik ediyor. Kadınlar tarihte eşi görülmemiş bir yok olma tehdidiyle karşı karşıya. Sinsice gelen bu tehlike, kadın kategorisinin kendini kadın hissettiğini belirten herkese açılmasıyla kadınların kulvar dışına atılması anlamına geliyor. LGBTI’nın özellikle kadın ve çocuklar için toplumda büyük bir risk taşıyor olması, sıklıkla kullanılan “trans sporcu” kavramının medyada yer almasıyla gün yüzüne çıktı. Haksız rekabeti önlemek adına yüzlerce yıldır iki kategoriye ayrılan spor müsabakalarında kadınlar şu anda dezavantajlı konuma düşmüş durumda.
YENİ YAZILAR

Ayşe Eyyüpkoca Atila

Sümeyra Keleş Yerkel, tarih mezunu, sosyoloji ve medya/iletişim bölümlerinde yüksek lisans yapmış, uzunca bir süre TRT World’de çalışmış, Kültür ve Turizm Bakanlığında bakan danışmanlığı gibi kimi görevler yürütmüş, halihazırda medya veri analisti olarak çalışan, msu gibi bir özgeçmişe sahip biri. Ama bütün bunların dışında Sümeyra’nın herkesin bilmesini istediğim bir başka hikâyesi var. Sümeyra iki evlat annesi. Biri özel… Yerkel’in ve dolayısıyla Emir Zahit’in hikâyesinin peşine düştüğümden bu yana tarif etmekte güçlük çektiğim bir yumru taşıyorum boğazımda. Kurucu ortağı olduğu, “özel çocuk” sahibi anne olmanın getirdiği duygu ve deneyimlerinini paylaştıkları Hemhâl Podcast’lerini, uzunca bir süre mutfakta çalışırken, trafikteyken dinledim. Sonunu bilmeme rağmen onlarca kaydın sonunu kaygı içinde bekledim. Çok kez kalakaldım, öylece. O tutulmayı yine Sümeyra ve Hemhâl Podcast ortağı Ümran’ın her şeye rağmen şükür dolu sesleri bertaraf etti. Hele, “Emir Zahit’i Yolcularken” bölümü… Arabayı sağa çektim. Bir süre kaldım orada. İnsanlığımın, anneliğimin derinliğiyle yüzleşmemi sağlayan cinstendi. Hayatı normal, sağlıklı akışında yaşayan insanları alabora edecek türden bir hikâyenin içindeydim resmen. “Beklenen bir olay olarak görülen ölüm, bekleyişe son vermeye muktedir değildir.” diyordu Borgna. Bunu gördüm; Emir Zahit’in ölümü Sümeyra’nın bekleyişine son vermemiş. Bilakis, sabır ve tevekkül içinde bekleyen bir anne görüyorum hâlâ. Her birimiz anneliğe dair edindiği deneyimi avucunda tutsun evet, fakat şimdi bir başka göz ve kulakla bir özel çocuk annesini, Sümeyra’yı dinleyelim… Çünkü inanıyorum ki bu hem bize hem her gün yanımızdan geçen başka özel gereksinimli çocuk annelerine, hem de Sümeyra’ya iyi gelecek.

BİZE ULAŞIN