Doktor Lacivert - Ocak 2018

İyi günler efendim, Doktor Lacivert’te bu ay yalancı çobanların hastalığı “mitomani” ve sanal paraların en ünlüsü olan “bitcoin” var. Bakalım söyledikleri yalanlara kendilerini bile inandıranların hastalığı mitomani nedir, ne değildir? Peki, gerçek parayı tarihe gömeceği düşünülen sanal para bitcoin, paranın veremediği saadeti bizlere verebilir mi? Bütün bu ilginç konuları ve daha fazlasını bu ay sizlerle buluşturuyorum. Doktor Lacivert gururla sunar! Görüş ve yeni meraklar için: doktorlacivert@gmail.com

Gamze Tuna SAYI:42
Doktor Lacivert - Ocak 2018

Mitomanik pinokyolar

Günlük hayatımızda hemen hemen hepimiz, çok darda kaldığımız anlarda yalana başvurabiliyoruz. Bu yalanların çoğu anlık olarak durumu kurtarsa da uzun vadede daha büyük sorunları beraberinde getiriyor. Söylediğimiz ufak yalanlar başka yalanları doğuruyor ve günün sonunda bizlere kalan bolca pişmanlık ve vicdan azabı oluyor.

Peki, yalan söylemek rutinimiz haline gelseydi ve sürekli yalanlar söyleseydik neler olurdu? Üstelik bunları yaparken hiç pişmanlık hissetmesek ve söylediğimiz yalanların yalan olduğunu bile unutsak hayatımızda neler değişirdi? Kendinizi yalan söylemekten alıkoyamıyor yahut çevrenizde bu tip insanlarla karşılaşıyorsanız "mitomani" hastalığı ile tanışmışsınız demektir çünkü mitomani yalan söyleyip sonra kendi yalanlarına inanan kişilerin hastalığı olarak biliniyor ve şu sıralar oldukça yaygınlaştı. Yapılan araştırmalara göre yetişkin bir fert günde ortalama üç kez yalan söyleyebiliyor fakat mitomani hastaları çevresindeki insanlara amacı olmadan ve sebepsiz bir şekilde genelde ilgi çekmek için yalan söylüyorlar. Söyledikleri yalanlara karşı taraf inanmaya başladığı anda da hasta kişiler zevk almaya başlıyor. Bu nedenle de kendilerini yalan söylemekten alıkoyamaz hale geliyorlar. En kötüsü de yalan söyledikten sonra en ufak bir vicdan azabı dahi duymuyorlar. Zamanla bu durum ileri boyutlara ulaşıyor ve hastalar uydurdukları yalanlara kendileri de inanmaya başlıyorlar. Yalanları ortaya çıkınca çok fazla öfkelenen mitomani hastaları kendilerini bu duruma fazla kaptırırlarsa şizofreni bile olabiliyorlar.

"Benim başıma gelmez, kendi yalanlarıma inanacak kadar aptal değilim" diyebilirsiniz fakat ufak yalanlar söyleyen ve bunu alışkanlık haline getiren herkes bu hastalığa yakalanma riski taşıyor. Özellikle daha baskıcı bir tutumla yetiştirilen kız çocuklarının mitomaniye yakalanma riskinin daha fazla olduğu biliniyor. Siz de zaman zaman bu tarz insanlarla karşılaşmış olabilir yahut çok iyi yalan söylediği için bu kişileri fark etmemiş olabilirsiniz. Yakın çevremde yaptığım ufak çaplı ve düşük maliyetli araştırmalarım sonucunda en çok söylenen yalanların; "Trafik vardı, beş dakikaya geliyorum, sorun sende değil bende, ben hayatımda hiç yalan söylemem, seni seviyorum ve bizim kızı ne doktorlar ne mühendisler istedi" gibi yalanlar olduğunu ortaya çıkarmış bulunuyorum.

Unutmayın ufak yahut pembe sandığınız bazı yalanlar morcivert olabilir ve mitomaniye neden verebilir. Üstelik mitomaninin ilaçlarla ve uygun psikoterapik uygulamalarla tedavisi bulunsa da mitomanik kişiler, yalandan kurtulmak amacıyla aldıkları randevulara gelmeyerek terapistlerine bile yalan söyleyebiliyorlar. "Yalan olmasın" ama mitomani hastaları ellerine geçen her yalan söyleme fırsatını işte böyle değerlendirebiliyorlar.

Bu işte bir bit yeniği var

Sanal zekâ, sanal oyun, sanal bebek, sanal sohbet… Son yıllarda hemen hemen her şeyin sanal âlemde bir karşılığı olduğuna sıkça şahit oluyoruz. Acaba bu sefer sırada ne var diye düşünürken, ülkemizde adını yeni yeni duyduğumuz ama aslında yıllardır var olan sanal paralar etrafımızı kuşatmaya başladı bile. Özellikle, sanal paraların en meşhuru olan "bitcoin" en çok yatırım yapılan sanal para olması sebebiyle şu sıralar gündemi oldukça meşgul ediyor.

Bir günde iki kat, bir yılda 7 bin kat kazandırdığı rivayet edilen bitcoin hemen hemen herkesin ilgi odağı olmuş durumda. Ben de bu kadar fazla kâr getiren bu sanal paranın ne olduğunu oldukça merak ettim ve hemen soluğu muhasebe ve finans yöneticisi Elif Yelis'in yanında aldım. "Nedir bu bitcoin" diye sorduğumda, bitcoinin herhangi bir merkez bankası, resmî kuruluş vs. ile ilişiği olmayan ve en çok kullanılan elektronik bir para birimi olduğunu ve virgülden sonra 100 milyonuncu basamağa kadar birimlere ayrılabildiğini söyledi. "Hiçbir yere bağlı olmayan bu sanal paraya nasıl güveneceğiz" diye sorduğumda ise Yelis, "Bitcoin yapı itibariyle sağlam bir işlem kayıt hafızasına sahiptir, bitcoin depolamaya yarayan cüzdanınızın şifresini çaldırmanız yahut bilgisayarınızın hacklenmesi gibi durumlar dışında sistemin güvenlik sorunu bulunmamaktadır" cevabını verdi fakat bitcoin transferlerinde gönderenin ve alıcının kimlik bilgileri gizli tutulabildiği için her türlü illegal, yasadışı para transferlerine olanak sağladığını da unutmamak lazım.

Bitcoinle yapılan para transferleri ve daha birçok işlem bankalarla karşılaştırıldığında sıfır maliyetli görünebilir ama yüzde yüz güvenli olmadığını unutmamak gerek. Yelis; "Kredi kartınızı kaybettiğinizde yahut banka hesabınız başka birisi tarafından ele geçirildiğinde, bankanızı arayarak durumu anında kurtarabilirsiniz ancak bitcoin için aynı şeyler geçerli değil. Bitcoin sisteminde; çalınan bitcoinlerinizi geri almak için kullanabileceğiniz bir mekanizma yok. Bunun önüne geçebilmek için izleyebileceğiniz en iyi yöntem, bitcoinlerinizi internet bağlantısı olmayan hard disklerde saklamak olacaktır" diyor. Bu yüzden heyecana kapılıp bitcoine yatırım yapmak için acele etmemelisiniz çünkü bitcoin piyasasının dalgalı kuru avantaj olduğu kadar aynı zamanda dezavantajlıdır. Çok hızlı yükselerek sizi milyoner edebileceği gibi çok hızlı düşerek sizi hayal kırıklığına da uğratabilir. Bitcoin konusunda ülkelerin de kafası karışmış durumda. Öyle ki Çin, Kore, Endonezya gibi ülkeler bitcoini yasaklarken Estonya, Danimarka, Almanya gibi ülkeler bitcoini destekliyor. Bunu fırsat bilen bazı markalar da bitcoinle yapılan sanal ödemeleri kabul etmeye başladı bile. Ülkemizde ise Diyanet İşleri Başkanlığı, bitcoinin caiz olmadığını açıkladı geçtiğimiz günlerde…

Elif Yelis, dijital para birimlerinin sayısının çürük zeminde biten mantarlar gibi arttığını ve sanal para sayısının 871'lere çıktığını söylüyor. Eğer böyle giderse yakında alışverişe cüzdanlar yerine taşınabilir belleklerle gitme olasılığımız yüksek gibi görünüyor. Belki de yakın gelecekte para diye bir şey kalmayacak ve torunlarımız paranın ne olduğunu bilemeyecek. Harçlıklar bitcoinle verilecek ve domatesin kilosu bitcoinden hesaplanarak satılacak, türlü türlü hayalet paralar etrafımızı kuşatacak ve dolar kurlarını takip etmek yerine bitcoin kurlarına rağbet çoğalacak. Bu kadar karamsar olmak istemezdim ama bitcoini yöneten kişi anonim, paralar dijital, kişiler gizli dolayasıyla insan düşünmeden edemiyor; Bu işte bir bit yeniği olmasın?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN