Tepe lambası

Aykut Ertuğrul

SAYI:44
Tepe lambası

Ne var ne yok?

Okunacak çok fazla kitap var ve fakat vakit yok. Allah vaktimizi bereketlendirsin.

Halk otobüsüne en son ne zaman bindiniz?

Dün. Halkımız bildiğiniz gibi. Selamları var.

Telefonunuzu ne zaman değiştirirsiniz?

Bozulunca. Ama çabuk bozar yahut kaybederim. Böylece kendimi, tüketim kültürünün kölesi değil sadece eşyaya kıymet vermeyen biri olduğuma inandırmaya çalışırım. Yersem.

Dilinize pelesenk olan bir şarkı?

Neşet Baba'dan Ahirim Sensin. Sık sık.

En sevdiğiniz marş?

Çırpınırdı Karadeniz. Elbette.

Bitiremediğiniz bir kitap, yarıda kalmış bir film?

Bitiremediğim bir sürü kitap var ama en görkemlisi Tristram Shandy ile aramda geçenlerdi. Okumaya, didinmeye devam ederken bir aydınlanma ile ("bitirmek zorunda değilim!") o tuğla gibi kitabı duvara fırlattım. Ne demişler tuğlalar tuğlalara, küller küllere.

Atasözü mü aforizma mı?

Atasözleri de zamanın sınavından geçip fazlalıklarını atarak kristalize olmuş aforizmalar mı yoksa?

Ne toplarsınız, ne biriktirirsiniz?

Kitap ve dergi, toplamasam keşke ama dayanamıyorum. Tespih ve çakmak ise oğullarıma bırakmak için sınırlı sayıda.

Editör olmasaydınız ne olmak isterdiniz?

Askerlik havalı bir şeymiş mesela bunu istifa edince anladım. Kendime yazar demeye utanıyorum, editör, yayın yönetmeni, sanat yönetmeni filan da… Bunlar için çalışıyorum ama yine de daha olmamışım gibi. Galiba bir gün "aslında yapmışım ben o işleri" diyeceğim. Şaka bir yana hamdolsun şu anda tam olarak sevdiğim işi, işleri yapıyorum.

Canımdan geçerim ondan vazgeçmem dediğiniz şey?

Canım. Benim canım tatlıdır.

Mıh gibi aklınızda olan bir an, bir görüntü?

Öldüğüm gün. Görüntü biraz bulanık ama aklımda tutmaya çalışıyorum. Sonuçta öldük değil mi? Zamanın doğrusal olduğuna inanmıyoruz. İnanmamalıyız. Akılda tutmakta fayda var.

Keşke olmasaydı dediğiniz bir şey var mı?

Ben kimim ki bunu diyeyim? Hele de büyüklerin söylediği gibi "olanda hayır vardır" ise.

Seçme şansınız olsaydı kendinize hangi ismi verirsiniz?

Allah o fırsatı iki kere verdi hamdolsun. İki oğlum var, ellerinizden öper: Ömer Muttalip, Ali Asaf.

"Hayatta olsalardı da muhabbetin belini kırsaydık" dediğiniz üç kişi?

Dede Korkut: Soracaklarım var. Alparslan: Büyüdüğüm evde duvarda resmi vardı. Babamın arkadaşları düğününde hediye etmişler. Babaannem, o resme bakar bakar iç çekerdi. Bir de babam. Ben dört yaşıma girmeden vefat etti. Alparslan, Dede Korkut ve hiç sohbet edemediğim babam.

Kalem mi klavye mi?

Hayaller kalem, hayatlar klavye.

Hayatınızı kolaylaştıran ya da zorlaştıran takıntılarınız neler?

Hiç takıntım yok. Mükemmelim.

En son ne zaman yalan söylediniz?

Bir soru önce.



Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN