Birol Biçer: DÜNYADAN PORTRELER/ HABERLER

DÜNYADAN PORTRELER/ HABERLER
Giriş Tarihi: 5.7.2024 11:28 Son Güncelleme: 5.7.2024 11:30

BİRLEŞİK KRALLIK
AI WEI WEI
BATININ GÖZ BEBEĞİ PROTEST SANATÇI İSRAİL'E LAF DOKUNDURUNCA…

Çinli sanatçı Ai Wei Wei Batılıların gözdesiydi. Yaptığı en saçma şeyler bile Batılı medyada parlatılıyordu. Çünkü o bir protestocu, bir isyancıydı. Ama Çin hükümetine, komünist partiye, Çin'deki ihlallere karşı bir protestocuydu. Ai Wei Wei o uslanmaz protestocu tavrını Gazze konusunda paylaşımlarla sürdürünce Batılıların ona karşı sonsuz güveni aniden sarsılıverdi. Sosyal medyada Gazze meselesine dair İsrail'e yönelik eleştirel bir paylaşımda bulununca aniden Londra'da düzenleyeceği sergisi iptal ediliverdi. Aslında Wei Wei daha sonra silinen paylaşımında "Yahudi halkına yönelik zulme ilişkin suçluluk duygusunun Arap dünyasına aktarıldığını ve bu duygunun Arap dünyasına karşı kullanıldığını" ileri sürüyor ve herkesin bildiği "Yahudi cemaatinin ABD'deki medya, finans ve kültür alanlarında güçlü bir etkiye sahip olduğunu ve ABD'nin İsrail'e yıllık 3 milyar dolarlık askeri desteğinin iki ülkenin ortak bir kadere sahip olduğu anlamına geldiğini" söylüyordu. Ama bu kadarı bile onun "özgürlükçü" Batılı savunucuları tarafından yeterli bir kabahatti. Ai Wei Wei kendi bakış açısını sonuna kadar savunmaya devam edeceğini duyurdu ama iş işten geçmişti.

ABD
ASNA TABASSUM
ABD ÜNİVERSİTELERİNDEKİ FİLİSTİN GÖSTERİLERİNİN ATEŞLEYİCİSİ

California Üniversitesi'nde biyomedikal mühendislik eğitimini birincilikle bitiren Güney Asya asıllı Müslüman ABD'li Asna Tabassum bu başarısıyla diploma töreninde konuşma yapmaya hak kazanmıştı. Ancak Yahudi grupların tepkisiyle Asna'nın sosyal medyada İsrail'in Filistin'deki katliamlarına karşı yaptığı paylaşımların antisemitizm içerdiği ileri sürülerek üniversite yönetimi mezuniyet konuşmasını yasakladı. Bu adaletsiz tavır, İsrail'in Gazze'deki soykırımına yönelik tepkileri ateşledi. Bu tepkiler kısa sürede üniversite kampüslerine sıçrayarak, ABD'de Filistin'e destek, İsrail'e protesto gösterileri dalgasına yol açtı. Üniversite protestolarının ateşleyicisi olan Tabassum daha sonra diplomasını alırken, öğrenciler tarafından dakikalarca alkışlandı. "Herkes için insan haklarına olan tavizsiz inancım nedeniyle Müslüman ve Filistin karşıtı sesler beni ırkçı bir nefret kampanyasına maruz bıraktı" diyen Tabassum "Nefreti yaymaya çalışanlara şaşırmıyorum. Dört yıldır evim olan üniversitemin beni terk etmesine şaşırdım." açıklamasında bulundu.

FİNLANDİYA
JULIUS KIWIMAKI
ON BİNLERCE İNSANIN TERAPİ BİLGİLERİNİ İFŞA EDEN HACKER

İnsanlar mahrem bilgilerini, hatta resmi koruma altındaki sağlık raporlarını kendileri teşhir etmeseler bile birileri onları ele geçirebiliyor, ifşa edebiliyor hatta şantaj için kullanabiliyor. Bahsettiğimiz profilin Avrupa'daki en azılı suçlusu ise Finlandiyalı Julius Kiwimaki. Bundan 11 yıl önce henüz 13 yaşındayken bilgisayar korsanlığına başlayan Kiwimaki Avrupa'nın en çok aran suçlularından biri haline geldi. Psikolojik tedavi gören on binlerce kişinin terapi kayıtlarını korsanlıkla ele geçiren Kiwimaki genç yaşına rağmen tam 33 bin kişiye bu kayıtlarda yer alan mahrem bilgilerini ifşa etme tehdidiyle şantaj yaparak milyonlarca Euro elde etti. Daha da ötesi şantaj yaptığı insanlardan aldığı paralar onun bu kayıtları derin web'de yayınlamasına da engel olmadı ve bu sebeple birçok kişinin intihar etmesine de yol açtı. Kiwimaki 9 bin 231 özel hayatı ihlal eden ağırlaştırılmış bilgi yayma olayı, 20 bin 745 ağırlaştırılmış şantaja teşebbüs olayı ve 20 ağırlaştırılmış şantaj olayı suçlamasıyla üç yıldır yargılanıyordu. Nihayet geçtiğimiz haftalarda 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

MALEZYA
ÇİN'İN PANDA DİPLOMASİSİNDEN SONRA ŞİMDİ DE ORANGUTAN DİPLOMASİSİ

Çin temasta bulunduğu ülkelere yetiştirdiği pandalardan hediye ederek "panda diplomasisi" başlatmıştı. Benzer bir yönteme şimdi Malezya hazırlanıyor. Çin'in "panda diplomasisi"nden ilham alan Malezya Hammadde ve Tarım Bakanı Johari Abdulgani de "orangutan diplomasisi" fikrini ortaya attı. Amaç şu: Başta AB olmak üzere palmiye yağı ithal eden ülkeleri Malezya'nın çevre koruma konusundaki iyi niyetine iknaya çalışmak. Daha açık ifade edecek olursak; palmiye yağı ithal eden ülkelere orangutanlar hediye ederek palmiye tarımıyla ekolojik dengeye zarar verildiği yönündeki eleştirileri susturmak. Abdulgani bu yeni diplomatik yöntemi ortaya atma sebebini şöyle açıklıyor: "Dünya çapında birçok ticaret ortağı, tarım ürünlerinin iklim üzerindeki etkisi konusunda giderek daha fazla endişe duyuyor. Malezya, gıda güvenliği ihtiyaçlarının karşılanması ile çevrenin korunması arasında sürekli bir denge kurmak için çalıştığını uluslararası topluma gösterebilir."

FİLİSTİN-GAZZE
AİLELERİN TAMAMEN YOK OLAMAMAK İÇİN BULDUĞU DİSTOPİK ÇARE

Savaşa, saldırıya, katliama, soykırıma maruz kalan insanlar öncelikle ailelerini, çocuklarını bir araya toplayıp, korumaya çalışırlar diyebiliriz. Ancak Gazze'deki insanlık dışı soykırım devam ederken zaten birçok yakınlarını kaybedeceklerini bilen Gazzelilerin, ailelerinin tamamen yok olmaması için başvurduğu çare bunun tam tersi. Gazzeli aile fertleri ya çocuklarını alıp ailelerinden farklı yerlere yerleşiyor ya da çocuklarının hiç olmazsa bir kısmının hayatta kalabilme ihtimalini artırmak için onları farklı farklı yerlere dağıtıp yakınlarının ya da tanıdıklarının yanına yerleştiriyorlar. Böylelikle hiç olmazsa tüm soyun birden öldürülme riskini azaltmaya çalışıyorlar. Kulağa bir distopya filminin ana teması gibi görünen bu ürkütücü uygulama ne yazık ki şu sıralar Siyonist devlet tarafından kitlesel olarak yok edilmeye çalışılan Gazzelilerin soyları yeryüzünden tamamen silinmesin diye başvurmayı göze aldıkları bir çare. Tabii buna çare denilebilirse.

İSRAİL
KATLİAMLAR YETMEDİ TERÖR DEVLETİ İŞKENCE MERKEZLERİ KURDU

Gazze'de gerçekleştirdiği acımasız soykırım yetmemiş olacak ki terör devleti İsrail'in öldürmeyip esir aldığı Filistinlilere işkence uygulamak için Necef Çölü'nde işkence merkezleri kurduğu ortaya çıktı. CNN televizyonu tarafından ifşa edilen görüntüler İsrail'in Necef Çölü'ndeki Sde Teiman cezaevinde Filistinli tutsaklara vahşice işkenceler uyguladığını ortaya çıkardı. CNN International'in tesiste çalışmış olan yetkililerle yaptığı görüşmelere göre burada esir edilen Filistinlilere aylar boyunca insanlık dışı muamelede bulunuluyor, akıl almaz işkenceler yapılıyor. CNN'e konuşan cezaevinde çalışmış bir sağlık görevlisinin sözleri ise İsrail işkencelerinin boyutunu özetleyecek nitelikte: "Onlardan bütün insanlıkları alındı." İfşacı çalışanlara göre bu işkence merkezinde Filistinli esirler, dikenli tellerle çevrili alanlarda tutuluyor, kağıt kadar ince yataklarda çıplak olarak yatırılıyor, kelepçelerle yaralanan uzuvları kesiliyor, bedenleri üzerinde narkozsuz tıbbi işlemler yapılıyor, dayak, kötü muamele ve tacize maruz bırakılıyor.

ABD
YAPAY ZEKÂ YALAN SÖYLEMEYİ VE ALDATMAYI DA ÖĞRENMİŞ

Bazı uzmanlar insanları izleyen, araştıran ve taklit edebilen yapay zekâ yazılımlarının kendilerini kuran ya da taklit ettikleri insanların yanlış yönlerini de benimseyebileceklerini söylüyordu. Fazla zaman geçmeden bu da oldu. Uzmanlar şimdi yapay zekânın yalan söylemeyi, insanları aldatmayı öğrendiğini söylüyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacıları daha ileri giderek bir gün yapay zekânın dolandırıcılık yaptığını veya seçimlere hile karıştırdığını görebileceğimiz konusunda uyarıyor. MIT'te yapay zekâ konusunda uzmanlaşmış bir araştırmacı olan Peter Park'a göre yapay zekâ sistemleri dürüst olarak geliştiriliyor ancak insanları kandırmaya yönelik numaraları öğrenebiliyorlar. Cicero gibi bazı yapay zekâ uygulamalarının kandırmacaya başvurabilmesinin başlıca nedenini Park şöyle açıklıyor: "Genel olarak yapay zekâ kandırmacalarının arttığını düşünüyoruz çünkü kandırmaca onların amaçlarına ulaşmalarına yardımcı oluyor. Neden mi? İnsanları kandırmak ikna etmekten daha kolay olduğu için."

BİZE ULAŞIN