Dijital platformlar sinema ve televizyonu ayağınıza kadar getirdi

Sinemanın klasik değerler zinciri kırılıyor ve dijital platformlar yeni normal içinde “vizyon” kavramının genişlemesine neden oluyor. Medyanın büyük oranda dijitalleştiği günümüzde artık sinema endüstrisinde dijital platformları görmezden gelmek mümkün değil.

Mesut Aytekin SAYI:74
Dijital platformlar sinema ve televizyonu ayağınıza kadar getirdi

Yıllardır sokaklarımıza dolanıp durur overlokçular. Ayağımıza kadar geldikleri doğrudur. Daha ne yapsınlar. Dijital platformlarda işte böyle bağıra bağıra değil ama overlokçu işlevselliğinde sessiz ve derinden ayağımıza kadar geldiler. Hem de beraberlerinde sinema ve televizyon da vardı. Pandemi nedeniyle dışarı çıkmak zorlaşmıştı. Bir süre işe de gidemez olmuştuk. Zamanımızı değerlendirmenin en hızlı, en zevkli ve en güvenilir yolu dijital platformlar idi. İş bu yazı, bu serancam üzerine bir değerlendirme niteliğindedir.

Pandemi süreci, televizyon ve sinema endüstrilerine büyük darbe vurdu. Akışkan içeriği ile sinemadan daha iyi durumda olan televizyon, dizi ve programlarını üretemez duruma gelince içerik sıkıntısı yaşamaya başladı. Özellikle televizyonların taşıyıcı gücü dizilerin çekimlere ara vermesi nedeniyle yeni bölümlerin vizyona girememesi rating'leri düşürdü.

Sinema cephesinde salgın nedeniyle sinema salonlarının kapanması sektöre sıcak para girişini engellediği gibi vizyon planlarını da alt üst etti. Sektörün en hareketli döneminde vizyondaki filmlerin gösterimleri yarıda kalırken mecburi ertelemeler, gösterim takvimlerini sıkıştırdı. Sonrasında sektörün çaresizliği, sinema salonlarının geç açılması ve beklenen ilgiyi görmemesi gösterim takvimlerini yap-boz tahtasına çevirdi.

Pandemi yüzünden seyircinin yaşadığı tedirginlik gişelere yansıdı. Yaz dönemi çok kötü geçti, güz dönemi hiç olumlu sinyaller vermiyor. James Bond serisinin son filmi Ölmek İçin Zaman Yok gibi umutların bağlandığı büyük bütçeli filmlerin riske atılmayarak vizyon tarihlerinin ertelenmesi, pek çok sinema salonunu zora soktu. Yeni filmlerin çekilememesi ise önümüzdeki yıllarda yaşanacak film kıtlığının işaretçisi.

Açın dijital platformların önünü

Medyanın pek çok alanı kriz içinde iken sosyal medya ile birlikte yükselişte olan alanlarından biri ise dijital platformlar. Dijital platformlar, pandemiden nasiplenen medya ortamları olarak evlere mahkûm kalan insanlara ilaç gibi geldi. Güvenli ortamda güncellenen içerikleri ile birlikte ücretsiz gösterimler gerçekleştirmeleri, pandemi sürecinde hem abone hem de izlenme sayılarını artırdı. Yerli dijital platformlar Blu TV'nin abone sayısının, Puhu TV'de izlenme sayılarının arttığını beyan etti.

"Covid-19'un Türk Sinema Seyircisi Üzerine Etkisi" başlığı altında yaptığımız çalışmada da bu artışları doğrular sonuçlar çıktı. Anketimize katılanların yüzde 24,5'i pandemi süreciyle birlikte dijital platformlarda yeni üyelik hesabı açtığını söyledi. Hâlihazırda herhangi bir dijital platforma üye olanların sayısı ise yüzde 64,8.

Dünyada da durum çok farklı değil. Disney'in, Şubat ayında 28 milyon olan abone sayısı Nisan'da 50 milyonu geçti. Disney'in bir diğer dijital platformu Hulu'nun ise 30 milyonu aşkın abonesi bulunuyor. 2007'den beri hizmet veren Netflix'in dünya genelinde sene sonuna kadar 200 milyon aboneye ulaşması öngörülüyor. Ülkemize çok uygun ve sabit ücret garantisi ile hızlı bir giriş yapan Amazon Prime'ın dünya genelinde 150 milyonu aşkın abonesi var.

Bir OTT (Over The Top) yayını olan dijital platformlar, internet ortamında son kullanıcıya isteğe bağlı VoD/Video on Demand (talebe bağlı video) içerik ulaştıran video servis modelleri. Subscription Video on Demand/SVOD (Netflix, Amazon Prime, Hulu, Blu TV vs…), Transactional Video on Demand/TVOD (Google Play, İtunes) ve Ad-based Video-ondemand/ AVOD (Youtube, Puhu TV) gibi çok seçenekli izleme modelleri mevcut.

Dijital platformlar, işlerine ara vermek zorunda kalan ya da evden çalışan insanlar, öğrenciler, ev hanımları ve yaşlılar için televizyon ve sinema haricinde eğlenmeyi sağlayan alternatif bir mecra olarak ön plana çıktı. Ev ortamı rahatlığında, aile ya da arkadaş samimiyeti ile birlikte, sinemaya gitmekten daha ucuz bir imkân sunması, zengin ve farklı içerikleri barındırması, genel olarak reklamsız yapısı en cazip özellikleri.

Dijital platformlar, satın aldıkları pek çok dizi, film ve programın yanı sıra kendileri de kaliteli ve görsel yönü güçlü içerikler hazırlıyorlar. Dünyanın farklı ülkelerinden yapımları tek bir platformda toplamaları izleme sürecini daha keyifli ve işlevsel hâle getiriyor. Eğlenirken farklı kültür, coğrafya ve insanlar hakkında bilgi edinilebiliyor. Zaman ve mekândan bağımsız izleme imkânı sunmaları tercih edilmelerinin en önemli nedenlerinden.

Kişiselleştirilmiş içerikler yükseliyor

Farklı cihazlarda izleme yapabilme kolaylığı medya aracına bağımlılığı azaltıyor. Bununla birlikte mobil olarak internetin olduğu her yerde platformlara ulaşabilme imkânı büyük kolaylık… Ayrıca kullanıcılara sadece çevrimiçi değil indirme özelliği sayesinde çevrim dışı olarak da istenilen içeriklere ulaşabilme ve izleyebilme imkânı sunuluyor. Açılış jeneriklerini (intro) atlama, kalınan yerden izleme özellikleri, ise haz ve hız odaklı günümüz insanı için bulunmaz bir fırsat.

Dijital platformların kişiselleştirilmiş bir medya ortamı sunarak hedef kitleye özel bir profil oluşturulması, hedef kitlenin ayrıcalıklı hissetmesine neden olurken yüzlerce içerik arasından kullanıcı için yapılmış listelerin, seçimlerin ve önerilerin kendi sayfalarında yer alması sağlanıyor. Böylece kullanıcı çok düşünmeden, zaman kaybetmeden kendi beğenileri doğrultusunda şekillenmiş içeriklere ulaşabiliyor. Onu düşünen yapay zekâlı bir hizmet sağlayıcısı var. Uluslararası platformların hedef kitlelerinin izleme zevklerine göre içerikler üretmesi müşteri memnuniyetini de artırıyor. Nokta atışı içerikler ilgiyle izlenmektedir. Bu tür yollarla elde edilen kişisel verilerin hangi kötü amaçlarla kullanılabileceği ise başka bir yazının konusu.

Dijital platformlar, sinema ve televizyon sektöründen aldıkları iş modelleri ile karma stratejiler geliştirerek güçlü pazarlama yöntemleri ile başarıyı yakalıyorlar. Örneğin ünlü yönetmen ve oyuncuların yer aldığı yapımlar ile birlikte çok tanınmayan yerel yönetmen ve oyuncular ile hayata geçirilen projeler bir araya getirilerek içeriğin tür olarak zenginleşmesi, ülkeler üzerinden bölge bazlı stratejiler üretilmesi, şirket bütçesinin dengeli kullanılması, farklı içeriklerin ortaya konulması sağlanıyor.

Seyir kültürü değişiyor

Seyir kültürü açısından ise dijital platformlar, izleyicilerini değişime uğratıyor. Seyir kültürü toplu bir eylemden daha küçük gruplara, aile içi ve bireysel bir seyir eylemine dönüşüyor, seyirci daha bilgili ve bilinçli bir hâle geliyor. Akademisyen Hakan Erkılıç, bu sistemde seyircinin sinema salonundan kopmadan dijital platform pencerelerine yöneldiğini ve seyir deneyiminin dijitalleşmeyle birlikte çoğullaştığını ifade ediyor.

Filmler, büyük perde ve etkili ses sistemiyle ev konforunda seyredilir hâle geliyor. Sinema salonlarının görsel ve ses anlamında etkileyiciliği ve eşsiz atmosferine karşılık dijital platformlar rahatlık, bütçe olarak daha uygunluk, istenilen zaman ve mekânda izleme olanağı ile birlikte zengin ve kaliteli içerikler sunuyor. Dijital platformlar sayesinde daha geniş kitlelere daha hızlı bir şekilde ulaşmak mümkün oluyor.

Bağımsız filmler için de dijital platformlar daha iyi bir gösterim mecrası. Çünkü bağımsız filmler, normal vizyon zamanlarında çok az salonda çok az süre ile gösterim şansı bulabiliyor. Tabii sert rekabet koşullarında ticari filmlerden fırsat bulabilirlerse... Gösterildikleri salonların sinema seyircisinin yoğun olarak gitmediği salonlar olması, özenli hatta hiç tanıtım ve reklam çalışmasının yapılmaması bağımsız filmlerin çok düşük sayıda izleyici ile buluşmasına sebep oluyor. Dolayısıyla filmler seyirci ile buluşamadığı gibi maddi olarak da yapımcısına herhangi katkı sağlayamıyor. Bu yüzden bağımsız filmler yolculuklarına genel olarak uluslararası ve ulusal festival ve yarışmalarda devam edebiliyor.

İlk çözüm: Dijital platformlar

Sinema endüstrisinin zarar gördüğü en büyük aşaması dağıtım ve gösterim oldu. Sinema Salonlarının kapanması sinema endüstrisinin en önemli aşamalarından birinin devre dışı kalmasına yol açtı. Çekilen filmler gösterilemedi, sinema salon sahipleri zarar etti, seyirci beklediği filmleri izleyemedi. Yapım şirketleri ve dağıtımcılar daha fazla zarar etmemek için gösterim konusunda çözüm arayışına gitti ve ilk olarak son yılların popüler kitle iletişim aracı hâline gelen dijital platformlara yöneldi.

Vizyonda iken gösterimi duran, ertelenen pek çok film dijital platformlarda gösterime girdi. Örneğin sinemalarda gösterimde olan Av, Emma, Görünmez Adam Mart ayında dijital platformlar üzerinden seyirci ile buluştu. An American Pickle HBO Max'te, The Lovebirds'ü Netflix'e, Proxima Blu TV, Bein Connect ve Turkcell TV+'da, Artemis Fowl'u Disney+'ta, Greyhound Apple+'ta gösterildi.

Türk Sineması'nda da çok yoğun olmasa da web siteleri ve dijital platformlar üzerinden farklı projeler hayata geçirildi. Başka Sinema ve Blu TV, İKSV ve MUBİ işbirliği, İstanbul Film Festivali'nin online gösterimleri bu anlamda örnek uygulamalar olarak ön plana çıktı. Dijital platformlar ve benzer online çözümler, kriz ortamlarında içerikleri seyirci ile buluşturuyor ve sektöre maddi katkı sağlıyor.

Bununla birlikte sinema salonlarının büyük ölçüde devreden çıkması, dağıtımcıların işlevsiz kalması, sinema endüstrisinin normal işleyişinin büyük oranda değişmesi anlamına geliyor. Artık yeni bir iş modeli ortaya koyma zamanı. Hakan Erkılıç, bu sistemi "Yeni Medya İş Modeli" olarak tanımlıyor. Sinemanın klasik değerler zinciri kırılıyor ve dijital platformlar yeni normal içinde "vizyon" kavramının genişlemesine neden oluyor. Pek çok sektör paydaşı bu yüzden iş yapılanmasını değiştirmenin eşiğinde… Ancak sinemacılarımızın bu konuda daha girişimci ve işbirlikçi hamleler yapması gerekiyor. Ne yazık ki sektörün kronikleşmiş bir araya gelememe sorunu bu süreçte de kendini gösteriyor.

Sonuç olarak uluslararası dijital platformların güçlü sermayeleri ve teknolojik alt yapıları ile birlikte geleceğin kişiselleşmiş medya araçları olacağı düşünüldüğünde mevcut yerli platformlara destek olunması ve yenilerinin geliştirilmesi gerekmektedir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN