Dünyadan portreler/haberler

SAYI:78
Dünyadan portreler/haberler

DEB HAALAND
ABD'DE KABİNEYE İLK DEFA GİREN AMERİKAN YERLİSİ
ABD

ABD'nin yeni yönetimiyle birlikte bir ilk yaşandı ve ülkede ilk defa kabinede bir Amerikan yerlisi yer aldı: Deb Haaland. ABD'nin yerli halkına mensup bu politikacı 2018'de de Sharica Davids ile birlikte ABD Kongresinin ilk iki Amerikan yerlisi kadınından biri olmuştu. ABD Başkanı Joe Biden tarafından iç işleri bakanlığına aday gösterilen Haaland, senato genel kurulunda yapılan oylamada yeterli oyu alarak bu defa kabineye seçilen ilk yerli olma başarısını gösterdi. Haaland açısından büyük bir başarı olan bu durum bir yandan da ABD'nin utanç duyması gereken bir tarihi gösterge niteliğinde. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve özgürlükler alanında her daim övünen ABD'nin asli halkından yani yerlilerinden birinin ilk defa kabinede yer alabilmesi için ülkenin bağımsızlığını ilan ettiği 4 Temmuz 1776'dan beri 245 yıl geçmesi gerekiyormuş. Ne kadar iftihar etsen azdır Haaland; ABD seninle gurur duyuyor!

AVNER AVRAHAM
JAMES BOND'UN KULAĞINA FISILDAMAK İSTEYEN CASUS
İSRAİL

Eski bir İsrail casusu olan Avner Avraham ya da gerçek adıyla İsrael Yalom, Mossad'da geçen 28 yılın ardından emekliye ayrılınca casusluğun ekmeğini yemenin yollarını bulmuş. Tel Aviv'de bir casusluk müzesi açan Avraham, daha sonra sinema ve televizyon için casusluğa dair ne varsa temin eden Spylegends adlı bir ajans kurarak işi girişimcilik boyutuna da taşımış. Bu ajans, filmler için casusluk ekipleri kuruyor, özel operasyon sahneleri tasarlıyor ve her nevi casus malzemesini hazırlıyor. 54 yaşındaki Avraham'ın firmasında çalışanları da eski üst düzey Mossad, Shin Bet, İsrail Ordusu Tsahal ve CIA ajan ve yöneticileri oluşturuyor. Son olarak Final Operation fiminin casusluk işlerini tasarlayan Avraham ve arkadaşları HollywoodHollywood:"Amerika Birleşik Devletlerinde bir şehir. " dışında başka film sektörlerine de hizmet veriyor. Bu işe pandemiden sonra başlayan Avraham yakında sinemanın en ünlü casusu James Bond'un kulağına tüyolar fısıldamayı umuyor.

François Escuillié
GEÇİMİNİ DİNOZOR SATARAK KAZANAN TÜCCAR-PALEONTOLOG
Fransa

Fransız François Escuillié de geçimini alışılmadık bir ürün satarak sağlıyor: O bir dinozor satıcısı. Şaka değil, gerçekten. Aslında meslek itibarı ile o bir paleontolog. Daha doğrusu, serbest çalışan bir paleontolog. Yani kendi namına ve hesabına kazılar düzenleyip fosiller bulmaya çalışıyor. Ancak bu iş tek başına geçindirmeyince o da bulduğu milyonlarca yıllık fosil ve kemikleri satmaya başlamış. Başlıca müşterilerini müzeler ve koleksiyoncular oluşturuyor. Keşfettikleri arasında kendi adını verdiği iki hayvan kalıntısı da bulunan Escuillié'nin 2002'de kurduğu Eldonia şirketi paleontolojik türlerin fosil ve kalıntıları üzerinde uzman olduğu gibi bulduğu parçaları pazarlıyor da. En fazla talep gören ürünlerini ise dinozor iskeletleri ve yumurtaları oluşturuyor. 50'lerindeki tüccar-paleontolog, meşakkatli de olsa işinin en güzel tarafının bol bol dünya seyahati ile birlikte zamanda yolculuk yapması olduğunu düşünüyor.

İNGİLTERE-BİRLEŞİK KRALLIK
AŞIRILIKÇILAR KARMAŞIK ZİHİNSEL İŞLERDE DAHA BAŞARISIZ

Cambridge Üniversitesi'nden bilim insanları insanların zihinsel kapasitelerinin politik, dinî, ırksal ya da milliyetçi gibi ideolojileri nasıl şekillendirdiğini merak etmiş ve araştırmışlar. Yüzlerce denek üzerinde birkaç hafta boyunca gözlem ve deneyler gerçekleştirmişler. Araştırmaya göre benimsedikleri ideolojiler ile insanların zihinsel kapasiteleri arasında doğrudan bir bağlantı söz konusu. Buna göre özellikle aşırılıkçı ideolojilere bağlı insanlar karmaşık ve girift zihinsel meselelerde daha yetersizler. Bunun başlıca sebebi ise aşırılıkçı kişilerin dünyayı ve olayları siyah-beyaz görme eğilimi olarak açıklanıyor. Araştırmanın sorumlusu Dr. Leonard Zmigrod "aşırılıkçıların genelde duygularını iyi yönetemeyen ve etkilere açık insanlar olduğunu" belirtiyor ve ekliyor: "Karmaşık zihinsel meseleleri çözme ve planlama konusunda yetersiz kalan insanlar genelde dünyayı basit bir yaklaşımla ele alan ideolojilerin cazibesine daha fazla kapılıyorlar."

KÜRESEL
SIRA DIŞI BİR TEZ: "DÜNYA GEREĞİNDEN FAZLA EĞİTİMLİ ELİT YETİŞTİRİYOR"

Üniversite diplomalı, yüksek lisanslı, doktoralı sayısının tarihin en yüksek seviyesine çıktığı bir dünyada yaşıyoruz. Ancak bazıları için dünyanın sorunu burada başlıyor. Dünyanın haddinden fazla üniversite diplomalı ve yüksek eğitimli elit yetiştirildiğine ve bu elit enflasyonunun artık bir soruna dönüştüğüne dair bir tez giderek dikkat çekiyor. Bu tezin popülerleşmesine en büyük katıda bulunansa Rus asıllı Amerikalı bir bilim insanı olan Peter Turchin. Turchin'e göre özellikle Batılı ülkeler 30 yıldır aşırı miktarda eğitimli elit ürettiler ve artık bu durumu hazmedemiyorlar. Büyük okulların yönetme kapasitesine sahip çok sayıda insanı mezun ettiğini, yüksek eğitimlilerin sayısı arttıkça bu insanları yönetmenin bir soruna dönüştüğünü ve yüksek mevkilerin sınırlı olması dolayısıyla daha az ile yetinmek istemediklerini söylüyor. Ve yönetim kademelerinin zirvelerinde tıkanan bu aşırı elit trafiğinin dünyadaki pek çok sorunun da kaynağı olduğunu öne sürüyor.

FİLİSTİN
HAMAS'IN SİYASİ BÜROSUNDA İLK KADIN ÜYE

Dünya değişiyor… Bazen olumlu, bazen olumsuz yönde... Dünyadaki bu değişim rüzgârına uyumu Hamas gibi bir örgütte görmek ise işi daha ilginç kılıyor. Mart ayının 14'ünde Hamas tarafından yapılan bir açıklamayı Filistin davasının zamana ayak uydurması ve örgütün de daha sempatik bir imaj kazanma gayreti olarak görmek mümkün. Söz konusu olan ne mi? 1987'de kurulan Hamas'ın siyasi bürosuna o günden beri ilk defa bir kadın atandı. 34 yıllık erkek hâkimiyetinden sonra Hamas'ın 15 üyeli siyasi bürosuna yani beyin kadrosuna atanan Cemile eş-Şanti, 64 yaşında, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cebeliye mülteci kampında yaşıyor ve Mısır'daki Ayn'üş-Şems Üniversitesi'nden mezun. Bir dönem Gazze İslam Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde dersler veren ve feminist sayılabilecek görüşleriyle bilinen Cemile eş-Şanti'nin Batı'nın bir türlü kabul etmeye yanaşmadığı Hamas'ın imajını ne kadar değiştireceği ve örgütteki erkek egemen yapıyı ne kadar yumuşatacağı şimdiden merak konusu.

ABD
KIZLARI MALCOLM X CİNAYETİNİN PEŞİNİ BIRAKMAK NİYETİNDE DEĞİL

Malcolm X namıyla bilinen ve İslam'a ihtida ettikten sonra El-Hac Malik El-Shahbazz adını alan Amerikalı siyahî özgürlük aktivisti ve dava adamı 1965'te bir suikast sonucu şehit oldu. Bu cinayetin sorumluluğu rakip bir İslami gruba kalmak üzere dava kapatıldı. Ancak 55 yıl sonra bile kızları bu suikast davasının peşini bırakmaya niyetli değiller. Hatta geçtiğimiz haftalarda edindikleri yeni bir ihbarı ileri sürerek cinayet davasının yeniden açılması için başvuruda bile bulundular. İleri sürdükleri gerekçe şu an ölmüş olan eski bir polisin Malcolm X cinayeti ile ilgili olarak yazdığı FBI ve New York polisini itham eden, daha doğrusu cinayette işbirliği ile suçlayan bir mektubu. Kuzeni tarafından yıllar sonra ortaya çıkarılan mektubunda bu bu iddialarda bulunan polis üstlerinin emriyle Malcolm X'in etrafına sızdığını, iki fedaisini tuzağa düşürerek suikasttan iki gün önce tutuklatarak korumasız bıraktığını itiraf ediliyor. ABD yetkililerinin tavrını merak ediyoruz doğusu.



BİZE ULAŞIN