Ahmet Dağ: ŞİŞEDEKİ CİN: YAPAY ZEKÂ

ŞİŞEDEKİ CİN: YAPAY ZEKÂ
Giriş Tarihi: 31.10.2023 11:21 Son Güncelleme: 31.10.2023 11:21
Ahmet Dağ SAYI:105
Kendi rakiplerini kendine alternatif olarak yaratan insanlık, yapay zekâ uygulamalarının üretimi konusunda hassas olmalıdır. Onun kendi hayat formunu tehdit eden ve neye dönüşeceğini kestiremediği riskler içeren bir varlık türü olacağı ihtimalini göz önünde bulundurmalıdır.

Teknik-teknoloji ile insan davranışları ve hayat tarzları dönüşerek farklılaşmaktadır. 21. yüzyılın radikal teknolojileri; Yapay Zekâ, Dijitalleşme, Robotik vs. alanlarıdır. Bu teknolojilerin yaygınlaşması insanlığın en kıymetli kavramları olan "özgürlük", "sorumluluk," "mahremiyet", "gizlilik" ve "güvenlik" gibi hayatla ilişkin mevzularda sorun yaşanmasını doğurmuştur. 21. yüzyılda hususiyetle sibernetik ve YZ alanında yapılan icatların hayatı kökten dönüştüreceği aşikârdır. Şimdilerde hayatımızda olan, yakın gelecekte görünürlüğü artacak, hesaplayan ve karar veren, adeta düşünen YZ insanlığın imkânlarını artıracağı gibi onu manipülasyona uğratarak insan özgür iradesini kısıtlayabilir. Biyolojik ve doğal olmayan YZ uygulamaları, insan hayatına adeta ortak olmaya başlamıştır. Ticaret, hizmet, eğitim, adalet, spor, sağlık ve askeri vb. alanlarda kullanılan YZ'lı uygulamaların insanın özgürlük alanını genişleteceği, insana daha düzenli ve konforlu hayat sağlayacağı iddia edilir. Adeta zeki varlıklar inşa etmek olan YZ; insanda var olan düşünme, anlama, öğrenme, muhakeme ve yorumlama yetenekleri taklit edilerek algoritmaya dayalı maddi olanın düşündürülmesi post-kartezyen bir teşebbüstür.

250 yıllık endüstriyel süreçten daha büyük değişiklikleri doğuracak görünen YZ, iş ve aile hayatını kökten etkileyecek görünüyor. Bu olası değişiklikleri kısa, orta ve uzun vadede konu alan "YZ ve Yaşam 2030" adlı raporda eğlence, ulaşım, ev/hizmet robotları, sağlık, eğitim, kamu güvenliği, istihdam ve işyeri gibi alanlarda YZ'nın yararlı olarak kullanılacağı belirtilmiştir. İnsan zekâsını taklit ederek ondan daha zeki "düşünebilen cisimler" üretme iddiasını içeren YZ çalışmalarının, insanı geride bırakacağı hatta onu köleleştirilebileceği söylenmektedir. Dijitalleşme ile gittikçe hakikatinden uzaklaştırılıp yapay hale getirilen insan, yeryüzündeki hâkimiyetini veya efendiliğini YZ'ya bırakabilir. İnsan zekâsının geride kalma riskine karşı insanın süper yapay zekâ olan makine ile birleşmesi gerektiği yani tekillik teknolojisinin insanlık için zaruri olduğu iddia edilmektedir. YZ ile insan zihninin birleşmesi yani teknolojik tekillik evresinin meydana geldiği bir düzlemde YZ ile birleşmiş doğal zihnin yani biyolojik insanların varlığı, insanın ne kadar organik veya mekanik olduğu tartışmasını doğurmuştur.

Doğada ikinci düşünen varlık

YZ uygulamalarının neredeyse her alanda iş görmeye başlayarak günlük hayatta yaygınlaşması toplumsal işlevlere dâhil olma durumunu meydana getirmiştir. YZ'nın insan zekâsını aşması insanı köleleştirme sorununu, karar alıcı mekanizmalar hâline gelmesi ise hayatta insanların yerini alması riskini doğuracaktır. İnsanın yerini yani konumunu terk etmesi varoluşunu sıkıntıya sokacak bir durumdur. Düşünen (muhakeme ve muhasebe yapan, karar veren, icrada bulunan) YZ'nın, doğada ikinci düşünen varlık olması, insanlığın ilk kez yaşadığı bir tecrübedir. YZ'nın bir nesne olmaktan daha çok "başka biri" olup olmadığının mevzu edilmesi, insanlık için yeni bir deneyimdir. İnsanlık şimdiye kadar kendisinden daha zeki bir varlıkla yaşamak veya başa çıkmak zorunda kalmamıştı. Gelecekte onunla iyi geçinme ya da başa çıkma zorunda kalabilir.

Kendisine meydan okuyan bir varlıkla beraber yaşama tecrübesine şahitlik etme durumunu tehdit, risk veya tehlike olarak gören bilimciler var. Nitekim L. Floridi, "YZ'yı veya onun akıllı temsillerini benimsediğimizde, karar verme gücümüzün bir kısmını da olsa isteyerek teknolojik eserlere bırakıyoruz" diyerek böyle bir durumun olasılığından bahseder. Bu tür tespitleri M. Kaku, R. Kurzweil, H. Kissenger, S. Hawking ve E. Musk gibi kişiler de dile getirir. Kaku, Kurzweil ve Musk'ın çözümü tekillik teknolojisidir. Musk, insan zekâsının olası süper yapay zekânın geride kalmaması için insan beynini bilgisayar yazılımına bağlayacak olan Neuralink çalışmasını yapmaktadır. YZ'nın nükleer silahlardan bile daha tehlikeli olabileceğini söyleyen Musk'a göre YZ ile çalışan süper akıllı makineler, insanlık için ciddi tehlike arz edebilecek bir potansiyele sahiptir. İnsan medeniyetine karşı riskli olarak gördüğü YZ'nın tepkisel olarak değil önleyici düzenlemelerle kontrol altına alınması gerektiğini aksi takdirde geç kalınacağını ve böyle bir gecikmişliğe -olası YZ ayaklanmasına- karşı Mars'ta koloni kurma hedefini gerçekleştirmek istediğini ifade etmiştir.

Bağımsız düşünmeyi deneyimlemek

İnsandışı varlık olarak YZ'nın hem sofistik biçimde düşünen ve inşa edici ilk varlık olması hem de bağımsız düşünmeyi deneyimleyecek yani bilinç sahibi varlık olma ihtimalinin olması onun bir "imkân" mı yoksa "tehdit" mi olduğu tartışmasını meydana getirmiştir. Hem YZ'nın, YGZ (Yapay Genel Zekâ) düzeyine gelmesi hem de tekillik, gelecekte insanların daha kötücül ve tehlikeli eylemler ifade etmesi durumunu meydana getirebilir. YZ'nın karar alıcı bir durumda olması, bireylerin kendi karar vermedikleri şeylerin mahkûmu olmasına yol açabilir veya bu kararların olumsuz neticelerin üstesinden gelmek zorunda kalabilirler. YZ'nın daha çok gelişmesiyle yani Yapay Genel Zekâ'ya dönüşmesiyle insanın yapabileceği çoğu iş, düşünüş ve davranışın düşünen maddelere devredilmesi söz konusu olacak. YGZ'nın ve teknolojik tekillik üreticilerinin, onlara sahip olanların veya kullanıcılarının sorunlu olmasına bağlı olarak ciddi sorunlar meydana gelecektir. Yani bilgi üreten akademisyen, öğreten öğretmen, araba kullanan şoför, ameliyat yapan doktor, hasta bakan hasta bakıcı, hukuki kararlar alan hâkim, spor yapan sporcu, haber sunan spiker vs. hayatın her alanında insan hayatına ortak olan YZ ile yaşıyoruz. Bir öngörü ve insan yükünü yüklenme teknolojisi olan YZ teknolojisi; şirket yöneticisine yönetimde, istihdamda ve karar almada, öğrenci veya mezunlara gelecek kariyerleri hakkında düşünmeye, girişimcilere yatırım tezlerini geliştirmeye, kanaat önderlerine ise toplumu nasıl değiştirebileceğine ve toplumsal değişimi nasıl şekillendirebileceğine dair yardımcı olabilir.

YZ'nın android veya humanoidle bedene kavuşması meseleyi daha da ilginç hâle getirecektir. Böylece hem zihinsel hem de bedensel özellikleri gelişen robotik varlıkların varlığıyla biyolojik insanın özgürlük alanının biyolojik olmayan varlıklar tarafından daraltması söz konusu olacaktır. Sibernetik akıllı varlıkların olduğu bir dünyada insan özgürlüğünün sınırının ne olacağı tartışması önemlidir. Humanoidler veya androidlerin bilinç kazanması çok mümkün görünmese de muhakeme, mukayese ve yorumlama yetenekleri geliştikçe hem kendi aralarında hem de insanlarla kurmuş
oldukları ilişkiler bakımından kendilerine özgü ahlaki fiiller ve hukuki kurallar meydana getireceklerdir.

Ciddi farklılıklar ve tuhaflıklar yaşayacağız

Şimdiden ekonomi, siyaset, diplomasi ve toplumsal ilişkileri belirleyen YZ etik ve adalete ilişkin sorunlar meydana getirmektedir. YZ'nın dil ve bilinç kazanması durumunda bu sorunlar artıp daha da derinleşecektir. YZ, düşünme biçimi (mukayese-muhasebe-muhakeme-hükümde bulunma) bakımından insan düşünüş biçimiyle benzerlikler arz etse de benliğini veya bilincini fark etme bakımından insan düzeyinde değildir en azından şimdilik. Arttırılmış gerçeklikle iç içe geçen YZ başta otomobil, binalar ve ev aletlerinde kullanılan nesneler internetini ile kesişmesiinsan hayatını çok farklılaştıracaktır. İnsan ihtiyaçlarını karşılayarak insan hayatını kolaylaştırmak için akıllı-düşünceli şekilde olan, davranan ve yaşayan alanlar ve nesneler dünyasına şahit olabiliriz. Nitekim şimdiden insan müdahalesi olmadan pazarlık edebilen, bilgi alışverişinde bulunan, ölçümler yapabilen, şiir,
makale yazabilen, sanat (resim, heykel vs.) icra edebilen adeta insana dair inisiyatifleri alan nesneler interneti dünyasında yaşamaktayız.

Böylesi bir dünyada ciddi farklılıklar ve tuhaflıklar yaşayacağız görünüyor. Hele ki YZ'nın, robotik (android, humanoid) unsurlara ilave edilmesi insan-robot dualitesini meydana getirecektir. Bu dualitenin birlikte mi yaşayacağı yoksa rakipleşeceği mi şu anlık belirsiz. YZ kaynaklı ön yargı, ayrımcılık,
kategorileştirmek, otoriterlik veya belirlemecilik, veri güvenliği, kişisel bilgilerin muhafazası ve mahremiyet dair sorunlar sosyal, toplumsal ve çevresel sorunları meydana getirecektir. Her teknoloji, yanlış ellerde olası tehlikeye sahip olduğu gibi geleneksel yazılımlardan daha büyük bir risk oluşturan YZ ve robotlar da daha büyük olası riskleri ve tehlikeleri taşımaktadır. YZ ve robotiklerin diğerlerinden farkı, üreticilere ilaveten yanlış ellerin bizatihi
kendisi olmasıdır. Yani kötülüğün tasarımcısı veya üreticisinden değil, bizatihi kendinden gelmesidir. İnsan karar verici olarak yerine atadığı YZ'nın kararlarına mahkûm kalabilir. Böylesi bir durum da insanın özgür olup olmadığı sorununu doğurur.

Homo Sapiens'ten Homo Dijitus'a

Özgürlük, insanın asli değerlerinden biridir. Sanal da olsa farklı evrenlerde gezinen insan sınırsızlık arzusuyla belirsizliğe sürüklendiği gibi enformasyon teknolojisinin üstel biçimde büyüdüğü düzlemde- bireylere ait veri güvenliğinin sağlanamamasından dolayı mahremiyetini yitirmesiyle birlikte özgürlüğünü de yitirmesi sorunuyla baş başa kalabilir. YZDR uygulamalarının tabanları, kullanılışı ve sonuçları bakımından sanal evrende özgürlük alanlarını genişletirken bir o kadar gerçek hayatta insan özgürlüğünü sınırlandırmaktadır. Özgürlüğün esas ve temel alınmadığı düzlemlerde
insanın özgürlük alanı ihlal edilebilir. Böylesi bir düzlemde bilimsel-teknolojik/olgu ile özgürlük/sorumluluk dengesi sağlanmadığında ön görülemez
ve önlenemez sorunlar ortaya çıkacaktır. Homo Sapiens'in, Homo Dijitus'a evrildiği söylenen düzende insanların YZ'lı Dijital ve Robotik uygulamaların getireceği sonuçlar, özgürlüğün alanını ve mahiyetini değiştirecektir.

İki asırdır güven aşınması veya kaybı yaşayan insanlıkla karşı karşıyayız. İnsanın güven kaybettiği tespitinde bulunan filozof W. F. Nietzsche'dir. Hem insanlığın güven kaybı yaşaması hem de yeni bir "düşünen" ve "duyarlı" varlık olan YZ'nın varlık bulması insanın güvenilir olma özelliğini YZ'ya kaptırması sonucunu doğurabilir. Dönüştürücü bir teknoloji olan ve kısa ve uzun vadede özgürlük alanıyla bağlantılı etik ve yasal sorunlar meydana getirecek olan YZ sistemleri, insan özgürlüğüne dair imkân ve zaaflar içermektedir. Kendi rakiplerini kendine alternatif olarak yaratan insanlık, YZ uygulamalarının üretimi konusunda hassas olmalıdır. Zira onun kendi hayat formunu tehdit eden ve neye dönüşeceğini kestiremediği riskler içeren bir varlık türü olacağı ihtimalini göz önünde bulundurmalıdır. Kendinden daha iyi hesap yapan, kararlar veren ve daha hızlı olan bir rakip üreten
insanlık durduramadığı bir varlık türü doğurabilir tıpkı Goethe'nin "büyücü çırağı" misalinde olduğu gibi. Hele ki YZ uygulamalarının savaş teknolojisinde kullanılması veya insan nesline dair etnik temizlik yapabilecek düzeyde kullanılması Pandora'nın Kutusu'nun açılması gibi olabilir. YZ, içinden hangi tehlikeli sürprizlerin çıkacağını bilemediğimiz bir kutu olabilir.

YZ, 21. yüzyılın bir gerçekliğidir. Son iki yüzyılın felsefi birikimleri ve araçlarıyla 21. yüzyılın sorunlarının üstesinden gelemeyiz. YZ uygulamalarını terk edecek durumda değiliz, bu denizin derinlerine girmiş durumdayız artık. Bu sürece karşın kadim etik kavramlar, normlar ve yaklaşımların kullanışlı ve işlevsel olduğu iddia edilemez. YZ süreçlerini yönetebilecek yeni kavram, norm ve yaklaşımlara ihtiyacımız olduğu gibi algoritmaların inşasında etik düzlemin görmezden gelinmemesi gerekir. YZ ile başa çıkmak insan zekâsıyla mümkün olmayabilir buna karşın yapılması gereken YZ'ya karşı YZ'yla mücadele etmek olmalıdır. Eğer etik düzleme sahip olmayan YZ cini, şişeden çıkarsa telafisi olmayan sonuçlar ortaya çıkabilir.

BİZE ULAŞIN