"Ol"madan ölmek

İnsanlık olarak hızlı bir dönemin içinde bulduk kendimizi. Ne olduğunu çok anlamadan teknoloji çağında yaşamaya başladık. İnsandan çok ekran görmeye, insandan önce ekrana inanmaya, insandan çok ekranı sevmeye başladık.

Mehmet Dinç SAYI:45
"Ol"madan ölmek

Ölmeye mahkûm bir hayat yaşıyoruz. Ne zaman başlar karar veremiyor, ne zaman biter bilemiyoruz. Bizi diğer canlılardan ayıran bir akla ve kalbe sahibiz. Bu iki özelliğimiz ağır bir sorumluluk yüklüyor omuzlarımıza; Ol'ma sorumluluğu.
Hayat bir hediye bilebilirsek, hayat bir nimet ol'abilirsek. Ol'mak için emek vermek, ter dökmek, fedakârlık yapmak gerek. Ol'ma derdini yüreğinde hep taşımak gerek. Ol'madan ölmemek gerek. Yoksa kedi de canlı, köpek de yaşıyor ve böcek de bir gün ölecek.

İnsan nefes alıp verdikçe kendini inşa etmeli. Yaşadıklarından öğrendiği bir şeyler olmalı insanın. Hayatı yaşayabildiği kadar derin, imkânı yettiğince geniş, olabildiğince güçlü yaşamalı. Geriye gitmeden ileriye gidebilmeli. Ancak bugün biz insan olarak insanlık olarak hızlı bir dönemin içinde bulduk kendimizi. Ne olduğunu çok anlamadan teknoloji çağında yaşamaya başladık. İnsandan çok ekran görmeye, insandan önce ekrana inanmaya, insandan çok ekranı sevmeye başladık. Tabii ki yaşadığımız anın, içinde bulunduğumuz çağın gerisinde kalamayız. Tabii ki ekranların kaçınılmaz olduğu işler, ilişkiler var. Tabii ki ekranlar hayatımızı kolaylaştırabilir, zenginleştirebilir, genişletebilir. Peki, sahiden de hayatımızı kolaylaştırdığını, zenginleştirdiğini ve genişlettiğini söyleyebilir miyiz ekranların? Bir düşünmemiz lazım. Kimseye hesap verme derdine düşmeden, mantık oyunlarına başvurmadan, kendimizi ikna ya da kandırma için kıyaslar yapıp açıklamalarda bulunmadan samimiyetle kendimize sormamız gereken sorular bunlar. Sonucundan muzdarip olan bizzat bizleriz çünkü. Kaçırdığımız kendi hayatımız, verilecek hesap da bizim hesabımız çünkü. O zaman çok detaya girmeden üç konudaki sorumluluklarımızı ve ekranlarla, özellikle de sosyal medya ekranlarıyla, ilişkimizi gözden geçirelim.

Cevabını bekleyen sorular

Öncelikli olarak bedenimize karşı sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz? Ekran ve özellikle de sosyal medya kullanımımız bedenimize karşı yerine getirmemiz gereken sorumluluklar konusunda işlerimizi kolaylaştırıyor mu, zorlaştırıyor mu? Spor ve uyku için ayırmamız gereken ancak bir türlü bulamadığımız zamanın ne kadarını bizden, bedenimizden, sağlığımızdan alıyor ekranlar? Ekranlara uzun süreli bakmaktan dolayı fiziksel sağlığımız süreç içerisinde zarar görüyor, duruşumuz bozuluyor, gözlerimiz kuruyor, kas eklem ağrıları yaşamaya başlıyor, uykusuzluk çekiyor muyuz?

Benliğimize karşı sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz? Ekran ve özellikle sosyal medya kullanımı hayatımızı, hayatımızın içerisinde kendimizi konumlandırmamızı, bu konumlandırmada üzerimize düşeni yapmamızı kolaylaştırıyor mu, zorlaştırıyor mu? Özellikle kendi kendimize kalıp düşünme ve muhasebe yapma için ayırmamız gereken ancak hep ertelediğimiz zamanın ne kadarını bizden, benliğimizden alıyor ekranlar? Ekranlara uzun süreli bakmaktan dolayı benliğimizden uzaklaşıyor, kendimizi unutuyor, yeteneklerimizi kaybediyor, hedeflerimizi yitiriyor, ideallerimizden vazgeçiyor, hayal kurmayı bırakıyor muyuz?

Ekranlar, neyi ne kadar götürüyor bizden?

İşimize karşı sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz? Ekran ve özellikle sosyal medya kullanımı, yaptığımız işi daha iyi yapmamızı, kazandığımız parayı daha hak etmemizi, bizden istifade eden insanlara daha doğru ve fazla faydalı olma imkânını kolaylaştırıyor mu, zorlaştırıyor mu? Özellikle işimizle alakalı bilgi ve becerimizi geliştirmek için ayırmamız gereken ancak artık aklımıza bile gelmeyen zamanın ne kadarını bizden, işimizden alıyor ekranlar? Ekranlara uzun süreli bakmaktan dolayı işimizi daha sıradan, daha sevgisiz, daha ilgisiz, daha bilgisiz, daha beceriksiz, daha eksik, daha yetersiz, daha kötü yapıyor muyuz?

İlişkilerimize karşı sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz? Ekran ve özellikle sosyal medya kullanımı daha derin ve kalıcı ilişkiler kurmamızı, mevcut ilişkilerimizin kalitesini artırmayı, daha doğru ve daha güzel insanlarla tanışıp görüşmemizi kolaylaştırıyor mu, zorlaştırıyor mu? Özellikle yakınımızdakilere ve sevdiklerimize ayırmamız gereken ama hep bir mazeretle ayırmadığımız zamanın ne kadarını bizden, sevdiklerimizden ve ilişkilerimizden alıyor ekranlar? Ekranlara uzun süreli bakmadan mütevellit yakınlarımızı uzaklaştırıyor, sevdiklerimize ve onların ihtiyaçlarına bigâne kalıyor, onlarla daha az göz teması kuruyor, daha az paylaşımda bulunuyor, daha az tanıyor/tanınıyor muyuz?

Basit bir yazının basit soruları bunlar ancak cevapları üzerinde hepimizin düşünmesinin ve eksik gördüğü yerleri tamamlamasının mutlaka hepimize faydası olacak. Bir hayat yaşıyoruz, geriye doğru yaşanmaz. Bir hayat yaşıyoruz, bazı pişmanlıkları telafi olmaz. Bir hayat yaşıyoruz, sorumluluğunu kimse almaz. O halde en azından bedenine, benliğine, işine ve ilişkilerine karşı sorumluluklarını yerine getirmiş bir insan olarak geçelim bu hayattan. Gücümüzü, enerjimizi, idealimizi daha bir ol'durmaya çalışalım. Öyle bir çalışalım ki hem de bütün aklımızla, bütün kalbimizle kendimizi verelim de ol'madan ölmeyelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


BİZE ULAŞIN