147 günlük seçim serüveni

Kasım ayı Türkiye'den manzara...

Resmiye Özel SAYI:19 / Aralık 2015
147 günlük seçim serüveni
7 Haziran gecesinin 1 Kasım'a bağlandığı 147 günlük serüveni hep birlikte yaşadık.

1946'dan bugüne yaşanılan en farklı seçimdi 1 Kasım.

Yüzde 60'lık blok hesabi yapanlar, feriştahı gelse yine de hayır diyenler, sırtını dağa taşa, hendeklere yaslayanlar seçimin başkalığının habercisiydi.

Sonucu hüsran olan istikşafi görüşmeler, kapağı açılmayan çantalar, yüzde 13 oy oranına bakmaksızın yüzde 52 ile makamına oturmuş Cumhurbaşkanı'na parmak sallayan toy siyasetçiler tabiri caizse milleti canından bezdirdi.

Terör örgütü ile yasal kolluk kuvvetlerini eş tutan ana muhalefete, terörle mücadele için elini taşa yaklaştırmayan milliyetçi partiye, terör örgütünün siyasi şubesi gibi faaliyet yürüten siyaset cahillerine turuncu koltuklar bir numara büyük geldi.

7 Haziran seçimlerinde tek ortak noktaları AK Parti'siz bir hükümet kurmak olan muhalefet partileri hükümet kurmak şöyle dursun, Meclis Başkanı'nı bile seçmeyi başaramadı.

Ekonomik göstergelerin alarm vermesine ramak kalırken, terör, asker sivil demeden şehirleri vururken, siyasi partiler hükümet kurmayı beceremeyince Cumhurbaşkanı Erdoğan ülkeyi seçime götürdü.

Secimden çıkan tablo zaferin sahibi dâhil herkes için sürpriz oldu.

AK Parti, hadi yine yeniden diyerek yüzde 49,5 efsanesine döndü.

CHP binde 4'lük oy artışı ile teselli buldu.

MHP, genel başkanının sır dolu politikalarıyla yüzde 11'e gerileyerek sandalyelerin bir kısmını HDP'ye hediye etti.

HDP bıçak sırtında yüzde 10,7 ile barajı geçti.

Seçmen elindeki tek kozu kullandı. Anlayana sivrisinek saz, anlamayan siyasetçiye seçim bile az.

Davutoğlu; 7 Haziran'dan dersini aldı, küsuratıyla birlikte 77 milyonun Başbakan'ı oldu.

Kılıçdaroğlu; diğer muhalefet partilerinin kaybettiği oylara üzülüp partisinin binde 4'lük oy artışını yere göğe sığdıramadı, değişim CHP'siz olmaz diyerek devrimci AK Parti'ye meydan okudu.

Bahçeli; ıslak imzalı istifa mektubu haberleri ortalıkta uçuşsa da her şeye olduğu gibi buna da "NO" diyerek partiyi üzerine geçirdi.

Demirtaş-Yüksekdağ; emanet oylar terörle çekilen halayla halkadan kopsa da, hendeklerin HDP'ye oy kazandırdığı itirafıyla üçüncü parti olmanın mahcup teşekkürü dillerinden süzüldü.

Her seçimin olduğu gibi 1 Kasım seçimlerinin de kazananları ve kaybedenleri var elbet. Türk demokrasi tarihi yazar bunları da.

7 Haziran'da olduğu gibi 1 Kasım'da da seçmen dertleriyle, talepleriyle gitti sandığa; yüzde 87,40'lık bir katılım oranı ile hem de.

Seçimin kazananları kaybedenleri

Pek çok anket firmasının AK Parti'yi yüzde 42'nin altında göstermesine rağmen yüzde 47 tahmini ile sonuca en çok yaklaşan Adil Gür seçimin kazananı oldu. Israrla AK Parti'yi yüzde 40 bandında gösteren Tarhan Erdem, 'seçimde eşitlik mi vardı' bahanelerine sığınsa da bu secimin açık ara kaybedeni oldu.

Kuruluş yıllarındaki gibi mahalle mahalle gezen, kapı kapı dolaşan, kadınları, gençleri ve yaşlılarıyla bu seçimi bir istiklal mücadelesi olarak gören AK Parti teşkilatı kazandı. Abdullah Gül, Bülent Arınç gibi ağır toplarla AK Parti içinden 5'inci parti çıkacağına inanan, yüzde 49,5'lik sonuçtan sonra kendi içlerinden kaç tane 5'inci parti çıkacağı belli olmayan muhalefet kaybetti.

Yoldaşlığı helal, yandaşlığı haram gören, "İktidar olursak onların gazetelerini kapatacağız" diyen Gürsel Tekin kaybetti.

Sırtını millete dayayanlar kazandı. Sırtını terör örgütlerine dayayanlar kaybetti.

'Ortağız bir namusa, yaslanmışız sırt sırta' şarkısını söyleyenler kazandı. 'Bu meydan kanlı meydan' sloganını atanlar kaybetti.

Kaos ateşine su taşıyanlar kazandı. Terör meydanında oy devşirmeye çalışanlar kaybetti.

PKK'nın kirli tezgâhına dur diyen Kürtler kazandı. Bombalı tuzak için hendek kazan belediye başkanları kaybetti.

"Nasibin varsa gelir Şam'dan Yemen'den, nasibin yoksa ne gelir elden" sözü tam da bu seçim için söylenmiş. Siyaset tecrübe ister, ne yapacaklar diye haklarında roman kıvamında senaryoların yazıldığı üç dönemlik abiler kazandı, ettikleri yemin kursaklarında kalan üç günlük vekiller kaybetti.

Türkiye 108 kadın vekile 5 ay dayanabildi

7 Haziran seçimlerinin kazananı, TBMM tarihindeki en yüksek vekil sayısına ulaşarak açık ara kadınlar olmuştu. AK Parti açısından hoşnutsuzluk duyulan seçim sonuçlarının faturası ilk kadınlara kesildi şüphesiz. Siyaset akit, vakit, nakit işidir denilerek tercih edilen erkekler kazandı. Çocuk da yaparım siyaset de diyen kadınlar kaybetti.

Tutunamayanlar

http://i.tmgrup.com.tr/lacivertdergi/2015/12/02/1449053884095.jpgKORAY ÇALIŞKAN
Önce CHP'den aday adayı olmak için üniversitedeki görevinden istifa etti. İpine sarıldığı partiden yüz bulamayınca akademisyenliğini ekranlarda ispata kalkıştı. Adil Gür'ün yüzde 47 tahminine yok siyaset bilimciyim, yok araştırmacıyım, yok bu işin metodolojisini öğreten insanım diyerek 'eğer tahmini çıkarsa akademisyenliği bırakırım' nidaları attı. Yüzde 40 alsın zil takıp oynasın dediği AK Parti yüzde 49,5 alınca... Zilleri taktı çıkı çıkı yaptı.


NAZLI ILICAK
Seçimlerin kimyasını bozduğu mu yoksa gerçek kimyasına kavuşturduğu isim mi diyelim Nazlı Ilıcak'a? Seçime birkaç gün kala sarf ettiği, "Bakın 1 Kasım geliyor. 1 Kasım'da Osmanlı saltanatı yıkılmıştı, şimdiki 1 Kasım'da da Türkiye Cumhuriyeti saltanatı yıkılacak" sözleriyle gerçek saltanatın iddia edildiği üzere gazeteden aldığı 23 bin TL maaş, her köşe yazısı için aldığı 8 bin TL'lik duygusal bağın yıkılması anlamına geldiği görülüyor.


EMİN ÇÖLAŞAN
"Türk parasından altı sıfır atılırsa Taksim'de eşek gibi anırırım" sözünü yerine getirmediğinde cümle âlem anladı aslında sözünün eri olmadığını. Dili yanmış olacak ki bu sefer zekice davranıp vaatte bulunmadı ama "1 Kasım günü gökten ilahlar inse AKP'nin, Tayyip'in yıkılışını engelleyemez" diyerek ilahi bir öngörü ile yetindi Emin Çölaşan.


EKREM DUMANLI

Ne diyordu paralel medyanın Özkök'ü Ekrem Dumanlı… "GİDER ABİCİM GİDER. Ya adam gibi gider. Ya da gitmek zorunda kalır." Önce göz bebeği Zaman gazetesinden gitti, AK Parti'nin yüzde 49,5'lik zaferini görmeye günler kala ise yurtdışına kaçtığı iddia edildi.



Galiptir bu yolda mağlup

Bursa'nın bağımsız adayı Ali Osman Demirtaş en kalabalık mitinginde altı kişiye hitap ettiği 26 miting yaptı ve bu performansı sandığa da yansıdı. Eşi ile oy kullandığı sandıktan kendisine bir oy çıktı. Demirtaş, zaferden değil seferden sorumlu olduğunun bilinciyle siyasilere ders vermek için indiği saha yorgunluğunu atmak için uzun bir tatile çıktı. Tabii her kaybeden gibi kaybedenin Bursa olduğunu söyledi öncesinde.

Vurur yüze ifadesi beni hatırla bitanesi
Vurur yüze ifadesi bizden.................................... bitanesi. (gönlünüzden geçenlerle boşlukları doldurması sizden.)
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN