Murat Belge’nin Büyük Çaresizliği-2

Belge, Step ve Bozkır kitabıyla zaten “çaptan” düşmüş bir “eleştirmen”di benim için.

Samed Karagöz SAYI:44
Murat Belge’nin Büyük Çaresizliği-2

Murat Belge'nin Step ve Bozkır kitabı yayımlandığı günlerde yine bu dergide "Murat Belge'nin Büyük Çaresizliği" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. T24 yazarı Belge'nin yeni kitabı Şairaneden Şiirsele-Türkiye'de Modern Şiir başlıklı kitabını okuyunca, kaldığım yerden devam etmenin en doğrusu olduğunu düşündüm. Bu yüzden yazıya aynı başlıkta devam ediyorum. Arzu eden Haziran 2016'da yayımlanan bu yazıya internetten ulaşabilir.

Esasında Belge'nin kitabını okumak gündemimde hiç yoktu. Step ve Bozkır kitabıyla Belge, içinde bulunduğu çaresizliği gözler önüne sermiş, artık "çaptan" düşmüş bir "eleştirmen"di benim için. Yaşının getirdiği öznellik nedeniyle fazla savrulmuştu lakin kitaba dair Enis Batur, Orhan Koçak gibi edebiyatçı ve eleştirmenlerin yazılarını okuyunca, Belge daha ne kadar savrulmuş olabilir diye bir merak düştü içime. Bu duyguya yenilip kitabı okumaya karar verdim. Kitabı okumadan önce hakkında yazılanları, yazarın verdiği röportajları; işbu yazıyı yazdıktan sonra ise kendisine yöneltilen eleştirilere de cevap verdiği röportajı okudum.

Kitabın neresinden başlayacağımdan emin değilim, sanırım en doğrusu içindekiler bölümüyle giriş yapmak. Uzun sayılabilecek bir önsözden sonra Ahmed Haşim, Yahya Kemal, Nâzım Hikmet; Aruzdan Uzaklaşanlar başlığı altında Ahmet Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl Kısakürek, Asaf Halet Çelebi, Cahit Sıtkı Tarancı, sonrasında Orhan Veli ve Garip, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Behçet Necatigil, Cahit Külebi, Salâh Birsel, Toplumcu Şairler ya da 1940 Kuşağı, İkinci Yeni, Özdemir Asaf, Attilâ İlhan, Can Yücel, Metin Eloğlu, Cemal Süreya, İlhan Berk, Edip Cansever, Turgut Uyar, Ece Ayhan, Kemal Özer, Ülkü Tamer gibi isimleri kitabına dâhil etmiş Belge.

Önsözde kitabın amacını, kapsamını, neleri hedeflediğini vs. anlatıyor. Zaten önsözü okuduktan sonra ortalama bir şiir okuru bu kitabın kime ne katkısı olacağını, ne anlattığını, ne anlatmadığını rahatlıkla görüp gerisini okumaya ihtiyaç duymayacaktır. Altını çizdiğim bazı cümleler üzerinden önsözü değerlendirmek isterim.

Dedikodu yapmadın mı yani?

"Açıklayıcı bir özelliği olduğunu düşündüğüm anılarıma ağırlık verdim. Yani sorun 'biyografik bilgi vermek' değil, şiire bakışa biyografiden katkı sağlamak" diyor Murat Belge. Merak ediyorum Cemal Süreya'nın karısı Tomris Uyar'ı dövmesi, Ece Ayhan'ın silah çekerek bir genci cinsel ilişkiye zorlaması, Can Yücel'in metresiyle aynı apartmanda oturması, bu şairlerin şiirlerine bakışa nasıl bir katkı sağlayacak? Çünkü Belge'nin yazdığı metinde bunların sağlayacağı katkıya dair bir ipucu bile yok. Yaşayan şairleri ele almamasını "gazeteciliğe girer" diyerek açıklayan Belge, hemen sonraki satırlarda; "Dedikodu kitabı yapmamak da benim elimde" derken, elimde ama bu çabaya girmedim mi demek istiyor acaba?

Yıllar önce Akşit Göktürk'le Robinson Crusoe'un çevirisi konusunda polemik yaşayan, üniversitede hocalık yapan bir kişi nasıl oluyor da; "Türkiye, 'Batılılaşma' sorunsalıyla en erken tarihte ilk karşılaşan toplumlardan biri" gibi anlatım bozukluğu içeren bir cümleyi kitabına alabiliyor, insan gerçekten hayret ediyor?

Daha önsözde; "İlhan Berk'in şiirine hiç giremedim, 'yakın okuma' yapamadım" diyor Belge. Bu kadar iddiasız bir kitap karşımızdaki. İlhan Berk'in "deli" olarak tanımlanan ablasının evde çıplak gezmesi üzerine Berk'in; "Anne görecekler, dedikodu çıkaracaklar" diye daha dört yaşındayken korktuğunu belirtmesini ise hiçbir yere oturtmak mümkün değil. Dört yaşındaki bir çocuğun ne bugün ne de 1920'lerde dedikodu çıkaracaklar endişesi taşıması mümkün mü Allah aşkına? Spesifik örneklerdeki hatalar, yanlışlar, gereksizlikler saymakla bitmiyor kitapta. Neyse, geçelim!

Araştırma fukarası bir kitap

Kitabın genelini üç temel başlık altında değerlendirmek mümkün: Şiir tarihi, Şiir çözümlemeleri, Hatıralar.

Murat Belge, birçok şairi dışarıda bırakmış durumda. Türkiye'de Modern Şiir alt başlığını kullanıyorsanız bunu yapamazsınız. Verdiği röportajda; "Alt başlık benim değil ama olmasına ses etmediğime göre, kendim bulmasam da sonuçta ondan sorumlu olduğum söylenebilir" diyor. Yani bu alt başlığı kabullenmiş durumda. Yine aynı röportajda kitaba almadığı şairleri siyasi bir refleksle dışlamadığını da belirtiyor. Elindeki malzemelerden bir kitap yazmaya çalışmasının neticesi yani bu durum. Herhangi bir araştırma yapmadan yazılan bir kitap olarak önümüzde duruyor Şairaneden Şiirsele. Bütün bu eksikliklere rağmen cahil cesaretiyle Türkiye'de Modern Şiir alt başlığını nasıl kullandığını düşünmeden edemiyorum. Zamanlamayla alakalı kendine bir kısıtlama koyduğunu kabul etsek bile Mehmet Akif ve Sezai Karakoç'a bu kitapta yer verilmemesi, kitabın başarısızlığının bir göstergesi aslında. Neyse, bunu da geçelim…

Murat Belge, kitapta şiir çözümlemeleri yapıyor, daha doğrusu yaptığını sanıyor. İmgeleri açıklayamıyor, sembolleri anlayamıyor, çoğunlukla ideolojik yaklaşıyor ve şiirin bütününü ele alan bir çözümleme, bir tenkit, bir tahlil ortaya koyamıyor. Yapmaya çalıştığı şiir açıklama çabaları ise benim gibi şiir eleştirisi üzerine sadece yüzeysel okumalar yapan birisine bile yeni bir şey söylemekten oldukça uzak.

Murat Belge'nin iyi sayılabileceği tek bir yön var, o da sıkça vurgu yaptığı hatıralar. Ama bu hatıraların Türkiye'de Modern Şiir alt başlığı taşıyan Şairaneden Şiirsele başlıklı kitapta ne işinin olduğunu anlayabilmiş değilim. Tanıdığım şairler deyip onları anlatsaymış çok daha yerinde olurmuş. Böylelikle ortaya bir "dedikodu kitabının" çıkması kimseyi bu kadar şaşırtmazdı.

Kitapta hiç mi iyi bir şey yok? Tabii ki var, mesela; "Jacques Prévert etkisini inceleyen yok" diyor. Bu tespit dikkate değer ama bu incelemeyi yaptıracak olan da yıllardır karşılaştırmalı edebiyat bölümünde hocalık yapan biri değilse kimdir? Her yıl birçok yüksek lisans öğrencisine danışmanlık yaparken nasıl bu konuda serzenişte bulunuyor anlamak mümkün değil.

Son olarak şiir konusunda iddiası olmayan birisi olarak ben bile modern Türk şiirini Murat Belge'den daha iyi anladığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Keşke Murat Belge bunu anlamamız için 580 sayfalık bir kitap yazmasaymış.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN