Afrika'da "futbolcu olma" hayali kurmak...

Afrika’da büyüyorsanız ve karnınızı doyuracak kadar “zengin”seniz artık hayal kurma fırsatınız vardır. Afrikalı gençlerin birçoğunun hayali de Weah gibi, Eto’o gibi, Drogba gibi futbolcu olmak ve daha iyi bir yaşama kavuşmak. Ancak bu her zaman o kadar kolay olmuyor…

Serkan Akkoyun SAYI:58
Afrika'da "futbolcu olma" hayali kurmak...

Adı İlyas'tı... Afrika'daki binlerce genç gibi futbolcu olma hayali kuruyordu. Bu sayede önce kendisine sonra ailesine güzel bir hayat yaşama imkânı sağlayacaktı. Futboldan kazanacağı parayla büyük bir ev alacak, lüks bir arabaya binecek, en pahalı kıyafetleri giyecekti. Bu arada ülkesini de unutmayacak; tıpkı Mandela gibi, Weah, Eto'o ya da Drogba gibi ülkesindeki fakirlere yardım edecekti. Ancak bütün bunları başarabilmesi için önce şehrin en büyük futbol takımına kabul edilmeliydi. Yakında seçmeler vardı ve İlyas'ın bir futbol ayakkabısı bile yoktu.

Neyse ki genç İlyas birçok yaşıtının aksine şanslıydı. O sırada bölgede su bulmaya çalışan TRT Belgesel ekibi İlyas'la tanışmış ve ona bir çift futbol ayakkabısı hediye etmişti. Yeni ayakkabıları ile futbol takımının seçmelerine katılan İlyas başarılı olmuş ve takıma alınmıştı. İlyas için işler şimdilik iyi gidiyor ama binlerce Afrikalı genç onun kadar şanslı değil ne yazık ki...

Hastalıklarla boğuşan, savaş nedeniyle ölümle burun buruna yaşayan, su ve temel gıda maddelerine ulaşma zorluğuyla birlikte barınma sıkıntısı çeken Afrika'nın birçok köşesinde futbolcu olup hayatını kurtarma planları yapan gençler için yeşil sahalar, hayalden ötesine geçemiyor. Afrika'da büyüyen yoksul bir çocuğun futbolcu olabilmesi için yetenekten çok daha fazlasına ihtiyacı var.

"Kurtuluş" öyküleri

Örnekleri çok. Şu sıralar İngiltere'nin en ünlü takımlarından Liverpool'da futbol oynayan Senegalli Sadio Mane mesela... Başkent Dakar'a çok uzak, Senegal'in Güney bölgesinde yer alan Sedhiou kentinde doğan Mane, şanslı azınlıktan değildi; yani fakir bir ailenin çocuğuydu. Onun da kanına küçük yaşta futbol girmiş ve biraz büyüyünce futbolcu olma hayalini gerçekleştirmek için evden kaçıp Dakar'a gitmişti. Sokakta futbol oynayarak keşfedileceğini zanneden Mane, ailesinin gelip kendisini bulmasıyla şehrine geri döndü. Ancak yılmadı ve defalarca şansını deneyerek sonunda yırtık ayakkabısı, eski futbol formasıyla girdiği seçmelerden başarıyla ayrılarak takıma girdi. Oysa herkes onun kadar şanslı olamıyordu...

Şanssızların birçoğunu yakından tanıma şansımız var çünkü ülkemizde, futbolcu olma hayaliyle gelen ancak ellerindeki 3-5 kuruşu da; "Sizi Fenerbahçe'ye, Beşiktaş'a, Galatasaray'a transfer edeceğiz" diyen dolandırıcılara kaptıran birçok Afrikalı genç bulunuyor. Hatta sayıları o kadar fazla ki, Feriköy'de kendilerine ait futbol takımları, Fatih'te kendilerine ait bir "Afrika Kupası" turnuvaları bile var.

Kimileri ülkelerinde futbolcu, kimileri futbolcu olma hayali kuran gençler bunlar. Karşılarına çıkan insan tüccarları ya da sahte menajerler tarafından "futbolcu yapılma, transfer edilme" vaatleriyle kandırılıyorlar. Aralarında ailelerini ikna edip banka kredisi çekerek bu kişilere kaptıranlar var. Onlar için durum daha zor. Çünkü bir yandan İstanbul'da hayatta kalmaya çalışırken bir yandan da ailelerine para yardımı yapmak zorundalar. Başarılı olmadan geri dönme şansları yok...

Genç futbolcuların bu tuzağa düşmeleri çok kolay… Türkiye başta olmak üzere Avrupa'nın önemli futbol ülkeleri Afrikalı futbolcular ya da futbolcu adayları için cazibe merkezi. Örneğin bu sene Türkiye'de sadece Spor Toto Süper Lig'de 12 Senegalli, 11 Nijeryalı, 7 Ganalı, 5 Kamerunlu, 5 Fildişili, 4 Demokratik Kongolu, 4 Malili olmak üzere Burkina Faso, Kongo, Togo, Benin, Gine, Gabonlu birçok futbolcu forma giydi. Yani Afrikalı gençler için Türkiye'de futbol oynama ihtimali gerçekçilik barındırıyor.

Futbolun sunduğu şans

Bu sayı Fransa'da daha da fazla... Özellikle Fransa'nın küçük takımlarında, Fransız vatandaşından daha çok, bir zamanlar sömürge yaptıkları Afrika ülkelerinden gelen umut dolu gençler var. Zamanında doğal kaynaklarını sömürdükleri ülkelerin şimdi işgücünü sömürüyorlar. Bir örnek; son Dünya Kupası'nı kazanan Fransız Millî Takımı kadrosunda yer alan 23 futbolcunun 15'i Afrika kökenliydi ancak o futbolcuların birçoğu umutlarını gerçeğe dönüştüren Fransa'ya büyük sevgi besliyor ve kendilerini Fransız olarak görüyorlar. Kimse onlara bunun için kızamaz.

Başarılı olmuş Afrikalı futbolcular, kıtadaki gençler için umut ışığı. Bunların arasında Drogba ve Eto'o başı çekiyor. Ancak George Weah'ın da yeri ayrı. Liberyalı fakir bir çocuk olarak atıldığı futbol yolculuğunun sonunda, 1991 yılından bu yana dünyanın en iyi futbolcusuna verilen "Ballon d'Or" (Altın Top) ödülünü alan ilk (ve tek) Afrikalı olmayı başardı. Futbolu bırakmasının üstünden yıllar geçtikten sonra da Liberya'da seçimlere katılarak cumhurbaşkanı seçildi.

Futbol, Weah'a sadece para, iyi bir hayat ve şöhret kazandırmakla kalmadı, ülkesini yönetme şansı da sundu. Onun açtığı yolu takip eden Drogba ve Eto'o gibi futbolcular da kazandıkları paraları, kurdukları vakıflar aracılığıyla ülkelerine aktarıp yardıma muhtaç insanlara ulaştılar. Tüm bunların yanında, Afrikalı çocuklar için; "Büyüyünce ne olacaksın" sorusuna cevap oldular: "Drogba olacağım, Eto'o olacağım..."

İbn-i Haldun'un asırları, toplumları aşan "coğrafya kaderdir" dersinin önemini, spor sosyolojisinin en değerli konusu olan "futbol ve umut" başlığında daha iyi anlıyoruz. Afrika'da doğup yoksullukla, temel insani ihtiyaçlara uzak büyüyen bir çocuğun kaderi coğrafyasıyla beraberdir. Kimi bu coğrafyadan çıkar ve futbol sayesinde dünyayı fetheder, kimi ise bir su kuyusu açmaya gelen iki yabancının ellerine bakar... Afrika'da çocuk olmak böyledir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


BİZE ULAŞIN