Apartman filmleri

Kapıcılar Kralı filmindeki her karakter toplumun bir kesimini temsil eder. Apartman yöneticisi emekli albay, gizli polisim diyen dolandırıcı çift, memur Ferit, tefeci Übeyit, dedikocu Makbule, ayı Nuri, kılıbık Fehmi, sarhoş Şevket gibi karakterlerle film, adeta bir sosyoloji dersi niteliğindedir.

Zeynep Tuğçe Karadağ SAYI:38 / Eylül 2017
Apartman filmleri

Fatma Bacı 1972
Halit Refiğ


Safa Önal'ın senaryosunu yazdığı, Halit Refiğ'in yönettiği ve Yıldız Kenter'in izleyicilere müthiş bir oyunculuk izlettiği bu filmde, kan davasından kaçıp çocuklarını yanına alarak İstanbul'a gelen Fatma, zenginlerin yaşadığı bir apartmanda kapıcılık yapmaya başlar ve olaylar gelişir. Evin kızları, apartmandaki zenginler ile görüşmeye başlarlar ama annelerinin kapıcı olduğunu söylemezler. Zenginlere özenip onların yaşadığı gibi bir hayatı yaşamaya çalışırlar. Bir gün, kızını evlerden birindeki partide gören Fatma şoka girer. Çocuklarını kan davasından uzaklaştırmıştır ama ya Batı zihniyetinden nasıl koruyacaktır? Filmde apartman sakinleri Batılılaşmayı temsil ederken, Fatma yerliliği temsil etmektedir. Halit Refiğ'in etkileyici çekimi sayesinde çok güzel sahneler mevcuttur. Çekildiği döneme göre oldukça iyi bir film.

Bizimkiler 1989-2002
Umur Bugay'ın yazdığı Kapıcılar Kralı filminin senaryosunun geliştirilmesiyle ortaya çıkan dizi, 13 sezonu kesintisiz, toplamda da 15 sezon sürerek Türkiye'nin en uzun soluklu dizilerinden biri olmuştur. Yedi farklı ailenin birbirleriyle yaşadıklarının anlatıldığı dizi, Kapıcılar Kralı gibi sosyolojik bir okumaya imkân verdi. Bu okuma Cumhuriyet Türkiye'sinin de bir yansımasıydı aslında. Yönetici Sabri Bey, dalavereci kapıcı Cafer, sarhoş Cemil, Katil… Bütün bu karakterlerle ezbere bir Türkiye haritası çizdi bize. Bizim kuşağın ortak noktalarından biri de pazar günleri banyo yaptıktan sonra Bizimkiler'i izlemekti. Bu, çocukluğumuzun en güzel detaylarından biriydi belki de.

Kapıcılar Kralı 1976
Zeki Ökten


Umur Bugay'ın yazdığı, Zeki Ökten'in yönettiği ve Kemal Sunal'ın başrolünde oynadığı bu filmde apartman hayatı, çeşitli karakterlerle başarılı bir şekilde anlatılmıştır. Bu film üzerinden, 70'lerin Türkiye'sini toplumsal açıdan okumak mümkün. Apartmandaki her karakter toplumun bir kesimini temsil eder. Apartman yöneticisi emekli albay, gizli polisim diyen dolandırıcı çift, memur Ferit, tefeci Übeyit, dedikoducu Makbule, ayı Nuri, kılıbık Fehmi, sarhoş Şevket gibi karakterlerle adeta sosyoloji dersi niteliğindedir. Finali ise akıldan çıkmayacak türdedir. Kapıcı Seyit'in apartmandaki düzensizlikten bıkması üzerine apartmanı yüzde 51 hisseyle satın alıp yöneticiyi azletmesi sistem açısından düşündürücüdür. Bu filmin bir diğer özelliği de Kemal Sunal'a en iyi erkek oyuncu dalında Altın Portakal ödülünü kazandırmış olması.

Gökten Üç Elma Düştü 2008
Raşit Çelikezer


İstanbul'un eski apartmanlarından birinde yaşayan üç farklı insanın hayatlarının kesişmesini anlatan filmin oyuncu kadrosu çok güçlü. Köksal Engür, Bennu Yıldırımlar ve İsmail Hacıoğlu başrolleri paylaşıyor. Yalnız yaşayan emekli asker Recep, evden kaçıp İstanbul'a gelerek hiç görmediği dedesini arayan Ali, fahişelik yapan Nilgün... Bu üç kişinin hayatları adeta Inarritu filmlerindeki gibi kesişip düğümlenir. Recep, Nilgün'ün ne iş yaptığını bilir, bu yüzden onu apartmandan atmak ister. İkisi sürekli didişirler fakat öyle bir an gelir ki artık Recep, Nilgün'ü kızı gibi korumaya başlar. Aynı apartmanda yaşayan bu üç kişi bir olay sonucunda aile gibi olacaklardır.

Le Herisson (Yaşamaya Değer) 2009
Mona Achache


Felsefe profesörü Muriel Barbery'nin romanından uyarlanan filmde, Paris zenginlerinin oturduğu apartmanda kapıcılık yapan Renee, apartmandakilerin gözüyle kilolu, asık suratlı bir kapıcıdır. Oysa Renee edebiyat ve felsefe tutkunudur. İşi bitince odasına çekilip durmadan kitap okur. Renee gibi olan bir kişi daha vardır bu apartmanda. On yaşındaki Paloma. Paloma'nın annesi yıllardır antidepresan kullanan, terapilerden çıkmayan bir kadındır. Kızının gerçekliğinin farkında bile değildir. Paloma ise kendisine kütüphane kuran, ölümü, hayatı sorgulayan zeki bir çocuktur. Öyle ki 11 yaşına geldiğinde ölmeye karar verir. Apartmandaki kimse ne Renee'nin ne de Paloma'nın gerçekte kimler olduğunu fark eder. Uzakdoğulu Ozu adındaki bilge bir adamın, apartmana taşınmasıyla her şey değişir. Bu adam diğerleri gibi sadece bakmıyordur, görüyordur da. Onun farkındalığı sayesinde Paloma, Renee ve Ozu birbirlerini bulurlar. Paloma kafasındaki sorulara Renee ile cevap bulur. Ölmeye karar veren çocuk artık yaşamak için nedenler bulur. Hayat, yaşamaya değer dedirten bir film olmanın yanı sıra bakmak ve görmek konusuna eğilen, yaptığımız iş, yaşımız, bizi tanımlar mı sorularına cevap bulan sıkı bir film.


Fa Yeung Nin Wa (Aşk zamanı) 2009
Wong
kar-wai

1962 senesinin Hong Kong'unda geçen filmde, kısa zaman aralıklarıyla iki çift bir apartmana taşınırlar. Bay Chow ile Bayan Chan'in eşleri sürekli seyahattedirler. Aslında seyahatte olan bu kişiler eşlerini başkalarıyla aldatmaktadır. Eşler bunu bilir ama bir şey demezler. Filmde Wong Kar Wai sadece masum olan eşlere odaklanır, diğer eşlerin yüzlerini neredeyse görmeyiz, yönetmenin bilinçli bir tercihidir bu. Odaklandığı iki kişi de masum ve yalnızdır. Erdemi, sadakati sorgularlar. Yalnız, aldatılan çift bir süre sonra birbirlerine duygular beslemeye başlarlar ama dile getirmezler. Apartmanda söylentiler başlar. Ömer Danış'ın Manolya şarkısında geçen; "Ben seni dokunmadan gözümle de severim" kısmı gibi bir şey yaşarlar. Film gerek müzikleriyle gerekse de görüntüleriyle oldukça başarılı bir yapım.

ASPHALTE (Apartman hikayeleri) 2015
Samuel
Benchetrit

Samuel Benchetrit'in otobiyografi üçlemesinin ilki olan bu filmde Isabelle Huppert, Gustave Kervern gibi başarılı oyuncular yer almış.

Fransa'nın banliyölerinde yer alan çok katlı apartmanlardan birinin asansörü sürekli arızalanmaktadır. Bu arızalar apartmandaki insanların tuhaf rastlaşmalar yaşamasına neden olur. Apartman, Paris'in fakir yüzlerinden biridir. Renkli karakterleri barındırır içinde. Gece hemşireliği yapan bir adam, kaza sonucu sakatlanıp tekerlekli sandalyeye mahkûm olan bir adam, Amerikalı astronot, yalnız bir kadın ve mahkûm oğlu gibi çeşitli karakterlere sahip bu hikâyede, apartmanın asansörünün oy birliği ile değiştirilmesi kararı alınır fakat bir kişi bu durumu kabul etmez. Diğerleri onun paraya katılmamasını kabul eder fakat bir şartları vardır; oylamayı kabul etmeyen Gustave Kervern'in canlandırdığı Sterkowitz karakteri hiçbir şekilde asansöre binmeyecektir. Bunun üzerinden hikâye gelişir.

The Fool 2014
YURY BYKOV


Rus yönetmen Yury Bykov'un yazıp yönettiği filmde, büyük bir bina üzerinden sistem eleştirisi yapılır.

Su tesisatçısı Dima dürüst, çalışkan ve fakir bir adamdır. Öyle ki eşi ona sürekli senin yüzünden hiçbir şeyimiz olmadı, ne var herkes çalıyor sen de çalsaydın gibi psikolojik baskılar yapar. Ama Dima hiçbir zaman çizgisinden sapmaz, onlar gibi olmaz. Filmde vicdanı, iyiliği temsil eder.

Bir gün tamirat için bir binaya gider, biraz zaman geçirdikten sonra binanın çökmek üzere olduğunu anlar. Bunun üzerine bir şeyler yapmaya çalışır. Fakat o uğraştıkça zemindeki kokuşmuşluk yüzeye çıkar. Belediye başkanı, bürokratlar, binadaki insanları çıkartmak yerine çökmesine göz yumarlar. Kazanma hırslarıyla insanların hayatlarını harcayacak duruma gelirler.

Kapitalizme, vicdansızlığa, rüşvet sistemine, adaletsizliğe ağır eleştiri yönelten filmde, Dima'nın üstelemesiyle bütün kirli çamaşırlar ortaya dökülür.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


BİZE ULAŞIN