Epstein skandalı: Batılı emperyal habisliğin kusursuz bir özeti
Siyonist İsrail'in Gazze'de bebeklere yönelik vahşetine şimdi de masum çocukları sadist ultra elitlere sistematik şekilde peşkeş çeken sapıklıkları eklendi. Küreselci siyonist çetelerin ABD ve dünya siyasetini sapkın lolita ağı üzerinden kontrol etmeye çalıştığı projeler birer birer deşifre oluyor. İsrail istihbarat servisi Mossad ile bağlantılı çocuk istismarcısı Jeffrey Epstein dosyasındaki 6 milyon belgeden 3 milyonu açıklandı. Belgeler, küresel siyasetin sapkın bir pedofili şebekesi yoluyla nasıl dizayn edildiğini bize bütün çıplaklığıyla gösteriyor.
Bu sapkın ağın başında 10 Ağustos 2019'da 66 yaşındayken cezaevinde ölü bulunan Epstein görünüyor. Oysa yapının asıl efendisinin siyonist şebekeler olduğunu biliyoruz. ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla açıklanan bu sadist ağa ait belgeler sadece küresel sistemi yöneten çetelerin kirli içyüzünü ortaya koymuyor. Bu sapkın çeteler arasında iktidara ulaşmak için amansız bir hâkimiyet yarışının verildiğini de sergiliyor.
Her şeyden önce insani ve ahlaki bütün değerleri ayaklar altına alan sapık milyarder Jeffrey Epstein'in kurduğu lolita ağı, İsrail'in Batılı ülkelerin desteğiyle Gazze'de ve Batı Şeria'da yüzyıla yakın bir süredir devam ettirdiği sadist etnik temizlik, vahşi soykırım ve kanlı stratejilerden bir farkı yok. Bu bağlamda İsrail ve Epstein ile temsil edilen sapkınlık aslında sömürü, talan, yağma ve kolektif katliamlara dayalı beş asırlık Batılı emperyal habisliğin kusursuz bir özetidir.
Skandalda ismi geçenlere odaklanmak bizi yanıltır. İsimler kadar bu sadist siyasi ortamı doğuran, meşrulaştıran, besleyen ve koruyan Batılı sistemin kokuşmuş siyasi atmosferini bir bütün olarak görmek lazım. Buradaki sadizm bireysel değil kolektiftir. Batılı gayri insani ve gayri ahlaki değerlerin vücut bulmuş hâli olan bu sadizm, şahsi güç sapkınlığından ve anomalisinden ziyade topyekûn Batılı emperyalist sistemin tezahürüdür.
Batılı sadizmin laboratuvarı
Siyonist lobi ve eşgüdüm hâlinde çalıştığı İngiliz ve Amerikalı istihbarat servislerinin Epstein üzerinden tedavüle soktuğu küçük çocuklara yönelik istismar ve lolita ağı ile Batılı ve Doğulu elitlere istedikleri politikaları empoze ettiğini görüyoruz. Eskiden bu iddialar komplo denilerek değersizleştirilirdi. Görüyoruz ki her komplo gerçekmiş. Aslında Batılı liberal ahlak tam anlamıyla Epstein'deki sadizm ve sapkınlığa dayanır. Şantaja gerek yok. Batılı bütün elitler sistematik olarak zaten sapkın İsrail'in projelerini destekliyor. Mossad, MI6 ve CIA'nın ortaklaşa yetiştirdiği Epstein gibi vakalar Batılı sadizmin birer laboratuvar çalışmasıdır
Zira bir bütün olarak Batılı emperyal strateji, diğer halkların, ulus ve ülkelerin sistematik olarak yok edilmesi, yerinden edilmesi, etnik temizliğe tabi tutulması, köleleştirilmesi, yok edilmesi ve topraklarının işgal edilmesine dayanır. Yaşamasına izin verilenler ise bütün ahlaki, dini, sosyal ve kültürel değerlerinden uzaklaştırılırlar. Buna "uygarlaştırma" diyorlar. Aslında bu bir tür insansızlaştırma yani "goyim projesi"dir. Başka halk ve milletlerin bir bakıma Filistinlileştirilmesidir.
Filistinlilere "insan hayvan" diye bakan bu siyonist sapkın anlayış, her açıdan Batılı sömürgeciliğin başka milletlere karşı sürdürdüğü beş asırlık soykırım, her tür cinsel istismar ve insanlık suçunun günümüzdeki tek vârisidir. Haliyle Epstein rezaleti, her açıdan ideolojik temeli başkalarının köleleştirilip basit bir zevk ve çıkar nesnesine dönüştürülmesine dayanan Batılı sistemin bir röntgenidir. İster Gazze'deki bir çocuğun bedeni, ister Epstein adasındaki bir çocuğun bedeni olsun, siyonist emperyalist zihniyet için hedef aynıdır. Sadist cinsel sömürü ile siyasi, ekonomik ve kültürel hegemonyalarını devam ettirmektir.
Bu tablo bize habis bir ura dönüşen Batılı kapitalist liberal anlayış ile siyonist sistemin mutlak şekilde yozlaştığını gösteriyor. Bu yaklaşımı ve ortaya çıkan gerçekleri hâlâ komplo diye nitelemek küresel mevcut düzenin doğru algılanmasını perdelemeye hizmet eder.
Bu sadece buzdağının görünen kısmı
Bu manipülasyonun asıl hedefi Batılı sömürgeci uluslararası sistemin sadist siyonizme göre karar alma mekanizmalarını anlamayı zorlaştırmaktır. Fakat her skandalla mızrak artık çuvala sığmıyor. Güneş balçıkla sıvanmıyor. Sapkın ve sadist elitlerin sayılarıyla orantısız şekilde gürültü yapmalarına aldanmayın. Çocuk soykırımcıları ne yapsa da dünya siyonist ve Batı sonrası bir çağa doğru ilerliyor. Batılı vicdanlı kitlelerle Batı dışı dünyayı saran bu bilinçlenme ve isyan dalgası siyonist küresel statükoyu temellerinden sarsacaktır.
Küresel gidişat, tarihsel hakikatler ve aktüel toplumsal refleksler bunu gösteriyor. Zira Jeffrey Epstein dosyasında açıklanan 3 milyon belge sadece buzdağının görünen kısmı. Modern zamanların en derin ve en kapsamlı operasyonu olan bu küresel kirli ağ projesi, gücün sadizm ve sapıklıkla birleşmesinden çok daha ötelere, devasa bir projeye uzanıyor. Çocukların kurban seçildiği bu sadist proje siyaset, para, teknoloji, akademi, istihbarat, finans, silah ve insan ticaretinin jeopolitik hedefler için birleştiği şeytani bir sömürü ve şantaj stratejisine dayanıyor.
Küçük çocukların vahşi istismar malzemesi yapıldığı bu küresel lağımın arkasında kuşku yok ki emperyal güçler ve onların taşeronu sadist elitler var. Epstein'in Mossad ve İsrail adına çalıştığı artık kesinleşti. Peki, kukla Epstein'i ve İsrail'i kullanan asıl üst akıl kim? Burada karşımıza Anglosakson sistemi çıkıyor. Zaten Epstein'in akıl hocalarına baktığımızda Anglosakson merkezli isimleri ve derin yapıları görüyoruz.
Operasyon deşifre olunca kirli işleri için kullandıkları Epstein'i ve eski İsrail başbakanı Ehud Barak'ı günah keçisi ilan ettiler. Bir bakıma kolektif sadizmi kurban seçilen isimlere yıkarak sistemik rezaleti perdelemeye çalışıyorlar. Tıpkı Batılı sömürgeci, ırkçı ve soykırımcı sistemi aklamak için Hitler veya Stalin gibi isimlerin suçlu seçilmesi gibi. Irak ve Afganistan işgallerinde ve terörle mücadele stratejisinde de milyonlarca insanın katledilmesinin ve Gazze'deki soykırımın suçu da Bushlara ve Netanyahulara yıkıldı.
Sadece Mossad yok CIA ve MI6 da var
Ne var ki Batılı katliamcı sistemin kişileri günah keçisi ilan ederek aklama stratejisi artık miadını dolduruyor. 66 yaşında hücresinde intihar eden Epstein üzerinden devreye sokulan sadist küresel projede de sadece İsrail ve Mossad yok. İngiliz ve Amerikan istihbarat servisleri de var.
Nitekim 21 yaşındaki Epstein'i diploması dahi yokken 1974'te New York Manhattan'daki Dalton Koleji'nde işe alan isim Donald Barr'dı. Kolejin müdürü olan Barr, CIA'nın önceki adı olan OSS (Stratejik Servisler Ofisi) ajanıydı. Oğlu William Barr, Donald Trump'ın ilk döneminde 2019-2020'de Adalet Bakanı oldu.
Epstein'in Dalton'daki kısa kariyeri pedofilik davranışları yüzünden 1976'da son buldu. Ne var ki bu kovulma, sapık Epstein'in sonu değil bilakis jet yükselişinin başlangıcı oldu. Zira istihbaratçı Donald Barr (1921-2004), pedofil Epstein'i Wall Street devlerinin çocuklarının okuduğu koleje boşuna almamıştı. Epstein öyle anlaşılıyor ki ilk şantaj ağını Dalton'da kurdu. Çünkü kovulur kovulmaz soluğu öğrencisinin babası olan The Bear Stearns'ın CEO'su Alan Courtney Greenberg'in (1927-2014) yanında aldı.
Greenberg'in şirketinde kirli ticaret, vergi kaçırma ve küresel kara para akışı konularında uzmanlaştı.
Epstein ardından 1981'de İngiliz silah tüccarı Douglas Leese'nin himayesine girdi. Bu yolla Suudi silah tüccarı Adnan Kaşıkçı ve Ghislaine'in babası Mossad ajanı Robert Maxwell ile askeri istihbarat casusu eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile tanıştı. Böylece biriktirdiği sırlarla birlikte yükselmeye ve dokunulmaz olmaya başladı. Bugün ortaya çıkan belgeler bize Epstein dosyasının bir pedofili veya lolita ağı skandalının ötesine uzandığını gösteriyor. Epstein üzerinden her türlü şantaj, istismar ve kirli istihbarat operasyonlarına dayanarak inşa edilen ağ, aslında sofsitike bir küresel gölge devlet modelidir.
Bu yönüyle Epstein dosyası emperyal merkezlerin nasıl kendini seçkin ve dokunulmaz, dünyanın geri kalanını ise sömürülmesi ve istismar edilmesi gereken siyonist zihniyetin karanlık paradigmasındaki "goyim" olarak gördüğünü de bütün yönleriyle açığa çıkarıyor. Bakalım insanlık, küresel gölge devlete dönüşen bu sapkın siyonist kast sistemini aşabilecek mi? Aksi hâlde kimse Filistinlileştirilmekten ve çocuklarını bu sadist ağa/ağlara kurban vermekten kurtulamayacaktır.
Sadist güdüleri siyonist silaha dönüştürme
Yeni belgelerle Amerikalı sapık milyarder Epstein'in İsrail ajanı olduğu tescillendi. Daha önce ABD Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) Form- 1023 adlı raporunda derin devlet ağlarıyla ilişkisine vurgu yapılmıştı. Şimdi yayımlanan FBI'ya ait "Gizli İnsan Kaynağı-CHS" raporunda ise Epstein'in eski İsrail Başbakanı Ehud Barak gözetiminde Mossad adına "casus olarak eğitildiği" bilgisi yer alıyor. Belgede "Epstein'in İsrail dış istihbarat servisi Mossad tarafından devşirilmiş bir ajan olduğu" vurgusu dikkat çekiyor.
Bu zaten biliniyordu. Fakat kanıt yoktu. Şimdi bu kanıt da ortaya çıktı. Bu bulgudan sonra Epstein dosyasının sonuçları jeopolitik açıdan daha farklı bir aşamaya evrilecektir. Çünkü Epstein'in ajanı olduğu İsrail hedef aldığı ülkelerin farklı reaksiyonları ile karşı karşıya kalacaktır. İsrail'in Gazze'den dolayı maruz kaldığı küresel izolasyonun daha da artması bekleniyor. Zira İsrail, Epstein'in ağına yakalanan Amerikan yönetimi başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerindeki kraliyet üyeleri, başkanlar, başbakanlar, büyükelçiler ve işadamları üzerinden kavuştuğu nüfuzu siyonist emelleri için kullanmaktan asla çekinmeyen bir zihniyete sahip. Bu durum siyonist yönetim için diplomatik müzakerelerde, ticaret anlaşmalarında, savunma sanayiinde, teknolojide, sağlık ve güvenlik düzenlemelerinde olağanüstü bir avantaja işaret ediyor.
Küresel ve bölgesel düzeyde ittifakların hızla değiştiği bir dönemde İsrail'in Epstein üzerinden elde ettiği imkânlar her tür güç dengesini temelden değiştirebilecek bir ağırlığa işaret ediyor. Çünkü Epstein, sapkın elitleri kurduğu lolita ağı ile avucunun içine aldı. Onların sadist güdülerini siyonist emelleri için bir silaha dönüştürdü. Dolayısıyla Epstein skandalı rastgele bir ahlaksızlık ve sapıklıktan çok daha ötesine uzanıyor. Bu sapkın ağ her yönüyle sistematik bir siyonist şantaj mekanizmasıdır aynı zamanda. Epstein'in kirli operasyonlarla elde ettiği nüfuzu İsrail jeopolitik hedefleri için kullandı. Yani silah satışları, ticaret anlaşmaları veya diplomatik tanınma müzakerelerinde karar vericileri susturma veya etkileme yeteneği bağlamında İsrail, Epstein üzerinden elde ettiği şantaj malzemelerini paha biçilmez birer 'siyasi koz'a dönüştürmüştür.
İsrail'in askeri istihbarat uzmanı olan Ehud Barak'ın eğittiği Epstein'in İsrail'e hizmette sınır tanımadığını görüyoruz. Bu yönüyle Epstein dosyası, modern zamanların en cüretkâr, en derin ve en kritik küresel istihbarat operasyonlarından biridir.