Bilinmeyen din: Ezidilik

Yaşadığımız coğrafyanın kadim halklarından biri olmalarına rağmen haklarında bilinen çok az şey var. Bilinenlerin de birçoğu yanlış ve uydurulmuş bilgiler. İsimleri bile tartışma konusu: Yezidi mi, Ezidi mi?

Remzi Kopar SAYI:07 / Kasım 2014
Bilinmeyen din: Ezidilik
Neye inandıkları üzerine onlarca iddia var. En bilineni 'şeytana' taptıkları şeklinde. Nüfuslarının tamamına yakını bugünkü Türkiye topraklarında yaşarken, özellikle son yüzyılda maruz kaldıkları çeşitli baskılar sonucu zoraki göçlerle değişik coğrafyalara dağıldılar. En son geçtiğimiz Ağustos ayında Irak'ta IŞİD saldırılarıyla gündeme geldiler. 10 yılı aşkın bir süredir Ezidiler üzerine çalışmalar yapan Amed Gökçen'in Eylül ayında İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları'ndan çıkan Ezidiler: Kara Kitap Kara Talih adlı kitabı, dinî yapılarından sosyal yaşantılarına kadar Ezidiler hakkında birçok noktayı açıklığa kavuşturuyor.

Irak, Türkiye ve Ermenistan'da yapılan 10 yıllık bir saha çalışmasının ve araştırmaların ürünü olan kitap, Ezidi inanışının temellerini, kutsal kitaplarını, dini liderlerini, ibadetlerini, bayramlarını, adetlerini, bölgeler arası farklılıkları detaylı bir şekilde anlatıyor. Herhangi bir kurguya başvurulmadan, tamamen doğal süreç içerisinde çekilen Saner Şen imzalı 128 fotoğraf da Ezidilerin yaşamlarına tanık olmamızı sağlıyor. Murathan Mungan'ın geniş bir sunuş yazısı yazdığı kitap toplam 213 sayfadan oluşuyor. Ezidiliği "kapalı bir dinsel inanç, sırrın kutsanması üzerine kurulu bir sır dini" şeklinde tanımlayan Mungan, "Bugün mevcut Türkiye haritasında 'doğu' ve 'güneydoğu' diye adlandırılan bölgelerde ve geçmişte bir dönem Osmanlı İmparatorluğu'nun eyaletleriyken sonradan Irak, Suriye olarak sınırları yeniden çizilen topraklarda yaşayan; şimdi aynı zamanda Ermenistan, Gürcistan, Almanya ve daha başka ülkelere dağılmış bir Kürt topluluğu olan Ezidiler hakkında ne biliyoruz, ne kadar biliyoruz? Yüzyıllardır yanı başımızda yaşayan bu kadim halk hakkında niye hemen hemen hiçbir şey bilmiyoruz?" diye sorarak Ezidiler hakkındaki bilgi eksikliğine vurgu yapıyor.

Ezidilerle ilgili bir tiyatro oyunu da bulunan Mungan, Ezidilerin tarih boyunca görmezden gelinen, adeta yok sayılan bir halk olduğunu, inançlarının 'şeytana tapma' gibi birtakım yanlış bilgilerle karalandığını ve Ezidi toplumunun dışa kapalı yapısı nedeniyle bu tarz söylentilerin kalıcı hale geldiğini anlatıyor. Amed Gökçen de bu yüzden olsa gerek, kitabın ilk bölümünde Ezidiliğin tanımını yapmaya başladığı yazıya 'Ezidilik nedir?' değil, 'Ezidilik ne değildir?' başlığını koymayı uygun görmüş.

'Yezid'in soyundan gelenler' anlamında kullanılan Yezidi tanımlamasının yanlışlığı ve Ezidi isminin; yaratılan, var edilen, mahlûkat anlamına gelen 'Ezda' sözcüğünden geldiği kitabın hemen girişinde belirtiliyor.

"Ezidi dini yapısını mitolojik anlatılardan bağımsız düşünmek mümkün değildir" diyen Gökçen, Ezidiliğin yanlış anlaşılmasına sebep olan mitolojik hikâyeden de bahsediyor: "Ezidi mitolojik anlatılarının en önemlisi, Ezidiliği diğer dini yapılardan ayrıştıran özelliğini de var eden, Yaradılış anlatısıdır. Bu mitolojik hikâyenin tam olarak anlatılamamış olması Ezidiliğin 'Kötülük Meleğine Tapanlar' olarak adlandırılmalarına sebep olmuştur. Çünkü Kur'an, İncil ve Tevrat'ta yazılanın aksine, bu kitaplarda 'Kötülük Meleği' olarak resmedilen 'Melek Tavus'un Tanrı'nın emrine uymayarak Adem'e secde etmemesinin temel sebebi gösterdiği kibirli yaklaşım değil Tanrı'ya olan kusursuz bağlılığıdır."

Ezidi inanışına göre Ezidilerin kökeni de kitapta şöyle yer alıyor: "Semavi dinlerde olduğu gibi Ezidi mitolojisine göre de Havva, Adem'den sonra yaratılmıştır. Adem ve Havva kimin doğurgan olduğunu öğrenmek için ruhlarını birer küpe koymuş ve kırk günün sonunda küpler açıldığında Havva'nın küpünde börtü böcek, Adem'in küpünde ise bir çocuk vardır: Seyyid bin Car. Adem'in bundan sonra doğan tüm çocukları çift doğar; sadece Seyyid bin Car tek doğmuştur. Melek Tavus, Seyyid bin Car'a eş olarak cennetten bir huri getirmiştir. Ezidi cemaati, Seyyid bin Car'ın ve bu hurinin soyundan geldiklerine inanmaktadır. Bu sebepledir ki hiç kimse sonradan Ezidi olamayacağı gibi bu soyla kan bağına sahip olmayan hiç kimseyle de evlenilmez. Dolayısıyla Ezidi anne ve babadan doğmuş olmak Ezidi topluluğuna üye olmanın temel ölçütüdür."

Kitapta, Ezidiliğin bir din olarak 'resmen' kabul edilmediğini söyleyen Gökçen, "Ne yazık ki bugün Ezidilerin kimliklerindeki din hanesine bazen çapı işareti 'X' konmakta, bazen de 'bilinmeyen din' ibaresi düşülmektedir" diyor. Gökçen'in, "Yazıyla sürekli bir iletişim kuramamış ve her türlü dini yayılmacı anlayıştan uzak olmaları sebebiyle hem kültürel hem de siyaseten tartışmalı bir hal alan Ezidilik bin yılda var ettiği tüm mitolojik anlatıyı ve kültürel yapıyı yüz yılda kaybetmek üzere" uyarısının ardından Murathan Mungan'ın sunuş yazısına tekrar dönelim: "Ezidilik yüzyıllardır başlı başına bir 'ötekilik' hali olmuştur. Uzak bir anıştırmayla onlara bu toprakların 'Kızılderilileri' de diyebiliriz."

Kitaptan kısa bilgiler

*Ezidilerin ana dili Kürtçedir.
*Ruhani merkezleri bugün Irak sınırları içerisinde bulunan Laleş'tir.
*Ezidiler, babadan oğula geçen her anlamda katı bir kast sistemine bağlı ve kast içi evlilik yasasıyla bağlanmış katı bir toplumdur.
*Ezidilikte üç temel dinsel sınıf vardır: Şeyh, pîr ve mürid. Bir de alt gruplar olarak her biri ayrı görevlerle yükümlü qewal, koçek ve feqîr bulunur.
*Şeyh, pîr ve mürid grupları arasında geçiş olmamaktadır.
*Ezidilerde, pek çok inançta görülen dünyanın bir imtihan yeri olduğu düşüncesi hâkimdir.
*Ezidilerde hem vaftiz, hem sünnet geleneği vardır.
*Yılana özel bir kıymet verilir, örneğin karayılan öldürmek günahtır.
*Ezidi inancına göre dini ve kültürel her türlü figür resmedilebilir.
*Her inançlı Ezidi sabah ve akşam dua etmelidir.
*Ateşe tükürmek, mavi renkli bir şey giymek günah sayılır.
*Ezidilerde, sancak dedikleri, yedi meleği sembolize eden metal aksamlı yedi adet tavus kuşu heykelciği vardır. Bu heykelcikler Ezidilerin putperestlikle suçlanmalarına neden olmuştur. Tavus kuşunun neden kutsallaştırıldığı ise bilinmemektedir.
*Ezidilerin inançları gereği bu dünyada sahip olmaları gereken beş makam ilişkisi vardır; bunlar şeyh, pîr, hoste, merebbî, yar ve ahret kardeşi'dir. Her mürid mutlaka bir şeyhe bağlanmalı ve her Ezidi'nin mutlaka bir 'ahret kardeşi' olmalıdır.
*Ezidi inancına göre her Ezidi'de olması gereken üç önemli ilke vardır: Doğruluk ilkesi, Bilme ilkesi, Utanma ilkesi.

Amed Gökçen :: Kısa Cevap

1. Neden yazıyorsunuz?
Görmeye çalışıyorum, kendimi de âlemi de.
2. Yazarken kullanmayı sevmediğiniz kelimeler?
Dost, can, kadim, kardeşlik...
3. Kullanmaktan vazgeçemediğiniz kelimeler?
'Esas olarak'.
4. Şu an okuduğunuz kitap?
Ambrose Bierce, Şeytanın Sözlüğü (Metis Yay.).
5. Çocukluğunuz nerede geçti?
Diyarbakır'da.
6. Sizi ne mutlu eder?
Muhabbet.
7. Hevesinizi ne kırar?
Lüzumsuz olan her şey.
8. Kim olmak isterdiniz?
İnsan olmak istemezdim. İlla bir şey olmam gerekseydi 'kekik' olmak isterdim.
9. En sevdiğiniz huyunuz?
Çok yemek yerim.
10. En sevmediğiniz huyunuz?
Çok yemek yerim.
11. Sizi anlattığını düşündüğünüz bir kelime?
Keşke birbirimizi anlatabilecek kelimelere sahip olsaydık.
12. Şu kelimeler size ne ifade ediyor?
Kılavuz: Olmazsa olmaz.
Hayat: Olmasaydı da olurdu.
Sır: Olmasın diye gayret ederiz.
Kader: Oldurana sormak lazım.
13. En mutlu olduğunuz an?
Birisini ansam diğerlerine yazık ederim.
14. Gerçekleşmesini beklediğiniz hayaliniz?
Hayallerim yok.
15. Son cümleniz olduğunu bilseniz, yazacağınız cümle ne olurdu?
Hayırlısı olsun.

Amed Gökçen Kimdir?
İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. Master derecesini İstanbul Bilgi Üniversitesi Kültürel İncelemeler Bölümü'nden aldı. 2005 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde '(Y)Ezidi Kültürünün Karşılaştırmalı Araştırılması' adlı uluslararası çalışmayı yürütmektedir. Çalışmalarının ilk ürünü Kalan Müzik tarafından 2009 yılında çıkarılan (Y)Ezidiler adlı CD-kitaptır. Araştırmalar sonucu elde edilen kaynaklar ise Osmanlı ve İngiliz Arşiv Belgelerinde Yezidiler adı altında İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından 2011 yılında yayımlanmıştır. Yazarın İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından okuyucuya sunulan Abede-i İblis Yezidi Taifesinin İtikadı, A'datı, Evsafı (2013) isimli bir kitabı ve Damla Tanla ile çevirisini üstlendiği Ezidilik: Arka Planı, Dinî Âdetleri ve Metinsel Geleneği (2014) isimli çevirisi bulunmaktadır. Ezidiler: Kara Kitap Kara Talih isimli son kitabı ise geçtiğimiz Eylül ayında çıkmıştır.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN