Afrika'da sıradışı kabileler akıl almaz gelenekler

Afrika gibi büyük bir kıtada bilinen ve belki hâlâ bilinmeyen birçok kabile yüzyıllardır yaşıyor. Bu sıra dışı kabileler, alışılmadık hatta kimi zaman akıl almaz geleneklere sahipler. Gelin bu kabilelerin en şaşırtıcı özelliklerine birlikte göz atalım…

H. Sena Kartal SAYI:58
Afrika'da sıradışı kabileler akıl almaz gelenekler

Afrika hakkında bildiklerimiz birkaç belgeselde gördüklerimizle sınırlı malum. Bu topraklarda yaşam süren kendilerine özgü geleneklere, dinî inançlara, dillere ve birbirinden ilginç yaşam tarzlarına sahip kabileleri incelemeye başladığımda okuduklarım ve izlediklerim beni fazlasıyla şaşırttı. Aslında bilinenin aksine bazı kabilelerin kendi içlerinde kendi medeniyetlerini kurduklarını, kendilerine özgü saygı ve sevgi biçimleri oluşturduklarını, bazı çiğnenemez kurallarının ise ne kadar derin düşüncelere dayandığını gördüm. Afrika gibi büyük bir kıtada bilinen ve belki hâlâ bilinmeyen birçok kabile yüzyıllardır yaşıyor. Bu kabilelerin yaşamlarında internet, akıllı telefon ve motorlu taşıt kullanmayı bir kenara bırakın, elektrik ağı ve su sistemi gibi basit modern uygarlık sembolleri bile yer almıyor. Bu sıra dışı kabileler, alışılmadık hatta kimi zaman akıl almaz geleneklere sahipler. Gelin bu kabilelerin en şaşırtıcı özelliklerine birlikte göz atalım…


DOGONLAR:
Bilime meydan okuyan kabile

Mali'nin Bandiagara Kayalıkları bölgesinde yaşayan 250 bin kişilik bir nüfusa sahip kabile ile 1930'larda temasa geçilmiş. Kabilenin tanrısı "Amma" ismini taşıyor.

Dogonların astronomi alanındaki bilgileri bilim dünyasını oldukça şaşırtıyor. Dünyanın yuvarlak olduğu bilgisine kadim zamanlardan beri sahip olan Dogonlar, dünyanın Güneş etrafında, Ay'ın ise Dünya etrafında döndüğünü, Satürn'ün halkalarını, Jüpiter'in uydularını, Sirius'un aslında tek bir yıldız olmayıp -Sirius A, B ve C olarak- üçlü bir sistem oluşturduğunu ve bunların birbirleri etrafında 50 yılda döndüklerini biliyorlar. Dogonların bugüne kadar bilim hakkında açıkladıkları ise aslında bildiklerinin sadece bir kısmı.

Sirius yıldızının eski zamanlarda bir kızıl dev olduğunu, Sirius B yıldızının ve bu yıldızın içe çökerek evrenin en ağır maddelerinden biri olan Nötrino yıldızı olduğunu söylüyorlar. Bunun yanı sıra Sirius sistemiyle Güneş sisteminin evlendiğine, Dogonların da bu evlilikten doğduğuna inanıyorlar.

"İlkel" bir kabile olan Dogonların sahip oldukları bilgileri bilim bugün henüz yeni yeni keşfediyor.


PIGMELER:
Ölülerini ağaç kabuklarında
veya mağaralarda saklıyorlar

Afrika'nın ilk sakinlerinden Pigmeler, kıtanın çok çeşitli yerlerinde dağınık olarak yaşarlar. Boylarının ortalama 1.20 metre civarında olmasından dolayı "pigme" olarak adlandırılırlar. İlkçağ dönemine ait bir yaşam tarzları vardır. Kendilerine ait Mabea adlı bir dili konuşan Pigmelerin, nesilden nesle geçen şiirleri ve destanları da mevcut.

"Komba" adı verilen tek bir tanrıya ve ölümden sonra bir hayatın olduğuna inanırlar. Pigmeler, atalarının ruhlarının her yerde yaşadığına inandıkları için ölülerini ağaç kabuklarında veya mağaralarda saklarlar.

Katarlı bir grup din adamının 2004'te yaptığı ziyaretin ardından Pigmelerden üç kişi Müslüman olmuş. 2009 yılı ve sonrasında Türk sivil toplum kuruluşlarının ziyaretleriyle Pigmeler arasında İslamiyet yayılmaya başlamış.


HIMBALAR:
En güler yüzlü kabile

Kuzey Namibya bölgesinde yaşayan Himbalar, Mukuru adında tek bir tanrıya taparlar. Her aile devamlı yanıyor olması gereken bir ateş aracılığıyla Mukuru ile haftada bir iletişime geçer.

Kadınlar güneşten korunmak için tereyağı, kırmızı toprak boyası ve bitkilerden bir tür güneş kremi yaparak vücutlarına sürerler. Karışım, ciltlerine kırmızımsı bir renk verir. Bu renk, toprağın bereketinin ve insan kanının yaşamsallığının da simgesidir. Kadınlar birbirlerinin saçlarını örer ve aşıboyası karışımıyla boyarlar.

Himba klanları, en yaşlı erkek üye tarafından idare edilir. Veraset babadan değil, anne tarafı üzerinden geçer. Mesela bir erkek babasının değil, dayısının keçilerini miras olarak alır.

Saç tarzları ve kıyafetleri sosyal statülerinin bir göstergesi olduğundan herkeste farklı olarak karşımıza çıkar. Erkekler medeni hâllerini göstermek için farklı şekillerde saçlarını örer.

Kabiledeki kadınlar çocuk sahibi olmaya karar verdiklerinde, bir ağacın altında, dünyaya gelmek isteyen çocukla iletişim kurmayı beklerler. Çocuğun annesiyle kurmaya çalıştığı ilk iletişimin çocuğun söylemiş olduğu bir şarkıyla başladığına inanılır. Anne bu şarkıyı kocasına da öğretir ve ardından hamile kalır. Çocuğun yaşı da bu şarkıyı söylediği tarihe göre hesaplanır. Çocuk ilerleyen yaşlarda toplumsal bir yasayı ihlal ettiğinde, köy meydanında topluluk tarafından çembere alınarak hep bir ağızdan kendi şarkısı söylenir.

Himba Kabilesi insanları güler yüzlü, sevgi dolu ve duyarlı insanlardan oluşur. Kabilenin kadim geleneklerine göre düzen bozan kişileri düzeltmenin yolu cezalandırmaktan değil, sevgiden ve o bireye kendi gerçek kimliğini hatırlatmaktan geçer.


DINKALAR:
Kanla birlikte akıp giden kötü ruhlar

Gururlu, bağımsızlıklarına düşkün ve savaşçı bir halk olarak bilinen Dinkalar, Sudan'da yaşanan iç savaş sonrasında dünya ile ilişiklerini tamamen kestiler.

Erkek çocuklarının yetişkinliğe geçişleri geleneksel törenlerle kutlanır. Bu törenlerde aynı yaştaki çok sayıda erkek, birlikte birçok güç sınamasından geçer. Daha sonra, süt sağma işini ömür boyu bırakarak çocukluktan ve erkeklerin hizmetkârı olmaktan çıktıklarını gösterirler. Bıçakla vücutlarına işaretler yapan Dinkalar, bu sayede yetişkinliklerini belgelemiş olurlar.

İnek idrarı içen halkın saçları turuncuya döner ve bu, halk tarafından çok değer verilen bir durumdur.


BOŞİMANLAR:
Kanla birlikte akıp giden kötü ruhlar

Güney Afrika bölgesinde yaşayan en eski özgür halklardandır. Mızraklar ve zehirli oklar vahşi doğada hayatlarını sürdürebilmek için oldukça önemlidir.

Boşimanların yaşayan diğer kabilelere göre inançlarının daha detaylı olduğunu görüyoruz. Doğrudan doğruya tanrılarına seslenirler ve bu tanrının gökyüzünde oturduğuna inanırlar. Ölümden sonra her varlığın başka bir surette yeniden doğduğuna inanırlar. Gök cisimlerinin hareketleriyle ilgilenirler ve bunları çok önemserler.

Kötü ruhları kovmak ve giriştikleri işlerde başarıyla ulaşabilmek için muskalara güvenirler. Bir başka çok yaygın inanç ise kötü ruhları kovmak için el parmaklarını kesmektir. Parmakları eksik olmayan bir Boşiman'a rastlamak pek mümkün değil. Bu şekilde kötü ruhun akan kanla birlikte yok olduğuna inanırlar. Aynı zamanda kayaların üzerine çizdikleri resimlerle büyü yaptıklarına inanırlar. Bu çizimler sayesinde kendi sanatlarını oluştururlar.


KAROLAR:
En süslü kabile

Güney Etiyopya'nın en küçük kabilesi olan Karoların nesilleri tükenmek üzere ve nüfusları sadece bin civarında.

Karolar birçok kabilenin arasında beyaz tebeşir ve kırmızı kerpiç kullanarak yüzleri ile bedenlerini süslemeleri ile ayrıcalıklılar. Erkekler saçlarını rengârenk ipler ve boncuklar ile süsler ve çenelerini delerek renkli çubuklar takarlar. Çeşitli parlak aksesuarlar kullanırlar. Kabilenin en küçük üyeleri bile böcek kanatlarından yapılmış her tür ıvır zıvır, boncuk ve çelenk giyer. Silahları işaretlerle süslüdür.

Dans figürleri oldukça ilgi çekicidir. Eş seçme törenlerinde yapılan danslarda erkek en yükseğe zıplamaya çalışır ve sonra kadın gelir kendine uygun olan erkeği seçer. Dansın amacı çiftleri birleştirmek olduğu için sadece dolunay çıktığı zaman bu törenler yapılır.

Erkekler Donga denilen sopalar ve ağaçtan yapılmış yastıklarla gezerler. Bu sopaları sadece kabilenin meclisi tarafından cesaret onayı verilenler kullanabilir.


MURSILER:
Güzel sayılabilmenin bedeli acı dolu

Etiyopya'daki kabileler arasında en popüler olanlardan biridir. Mursileri diğer kabilelerden ayıran en önemli fark kadınların dudaklarında bulunan tabak veya plakalardır. Bu tabaklar 15 yaşlarında genç kızlara takılmaktadır. Alt dudakta açılan bir deliğe tabak yerleştirilir ve bu tabağın boyutu kadının "değerini" gösterir. Tabak ne kadar büyük olursa o kadar başlık parası verilir. Ayrıca kadınlar jilet ve dikenle derilerine çeşitli işlemeler yaparlar. Kabiledeki en önemli şeylerden biri güzel ve alımlı olmaktır. Kabilenin kadınlarda tahammül edemediği şey ise vücutlarına bu şekilde süslemeler yapılırken ağlamalarıdır. Erkekler yüz ve vücutlarına beyaz boya ya da kireçle desenler çizerler. Kadınlar ve erkekler arasındaki birliktelik iki erkek arasında yapılan yarışma ile belli olur. İki erkek karşı karşıya gelir ve ellerine "Donga" adı verilen sopa verilir. Dövüşü kazanan erkek, bir grup kadın arasından seçeceği bir kadınla evlendirilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


BİZE ULAŞIN