Okur mu, müşteri mi, militan mı: sol'un dergileri

Dergiler Bir İdeolojinin Yahut Bir Fikrin Temsil Edildiği Ve Yayıldığı En Önemli Araçlardandır. Hemen Hemen Aynı Görüşleri Benimseyen İnsanların Bir Araya Gelerek Oluşturduğu Dergiler, Toplumun Entelektüel Birikiminin Gelişmesine De Katkı Sağlar. Yayınlandığı Zaman İçin “Süreli” Yayın İfadesi Kullanılsa Da Her Zaman İçin Geçerli Olan Bilgiyi İçinde Barındıran, Tarihe Kaynak Olan Yayınlardır. Kimi Dergiler Entelektüel Havuza Siyasi İçerikle, Kimi Mizahla, Kimi Edebiyat Aracılığıyla Katkı Sağlamıştır. Biz De Buradan Hareketle Türkiye’deki Sol Düşünceye Edebiyatla, Mizahla, Yer Yer Propaganda İle Katkı Sağlayan Ve Böylelikle Sol Kesimde Kendine Hatırı Sayılır Yer Edinmiş Dergileri Derledik.

Eymen Berber SAYI:42 / Ocak 2018
Okur mu, müşteri mi, militan mı: sol'un dergileri

İŞTİRAK:
Osmanlı zamanındaki ilk sosyalist dergi olma özelliğini taşıyan İştirak, ilk sayısında amacını; "İnsaniyete hizmet için olan şu teşebbüsümüz bizce büyük bir ehemmiyeti haizdir, ümit ediyoruz ki bu adım terakkiye, ittihata doğru olan hareketin girizgâhı olacaktır" olarak açıklamış. Osmanlı Sosyalist Fırkası (daha sonra Türkiye Sosyalist Partisi) kurucusu Hüseyin Hilmi, partinin yayın organı sayılabilecek olan dergiyi 1910 yılında çıkarmaya başlamış. İşçileri örgütleyen ve grev yapmalarını sağlayan Hüseyin Hilmi'nin İştirak'inin ilk 18 sayısının başlığının altında ise; "Biri yer, biri bakar; kıyamet ondan kopar" ibaresine yer verilmiş. 18'inci sayıdan sonra ise Tevfik Fikret'in ünlü; "Milletim nev'i beşerdir, vatanım ruy-i zemin" dizesini görüyoruz. "Sosyalizm Nedir", "Sosyalizm ve Köylüler", "Sosyalizmin Geleceği", "İşçi ve Düşün Adamları", "Amerikalı Bir Milyarderin Bir Sosyalist ile Konuşması", "Tatil-i Eşgal" (Grev), "Bugünkü Toplumsal Sınıfların Oluşması", "Sermaye ve Emek" tarzında yazı dizileri sürekli olarak yer almış dergide aynı zamanda Marsilya'daki grevler, Rusya'da sosyalistlerin yargılanması gibi olaylar ise günü gününe izlenmiş ve ünlü sosyalist isimlerin hayat hikayelerine yer verilmiş.

MARKOPAŞA:
Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Şerif Hulusi, Rıfat Ilgaz gibi sol düşünceye sahip isimlerin yazarlığını ve Mustafa Mim Uykusuz'un çizerliğini yaptığı 1946 yılında; "Halk için haftalık siyasi mizah dergisi" sloganıyla yayın hayatına başlayan, Türkiye basın tarihinin en yüksek tirajlı yayınlarından biridir Marko Paşa. Her sayısı "olay" olan derginin yazarlarına karşı birçok dava açılmış ve birçok sayısı da toplatılmış derginin. Hatta derginin ismindeki "Paşa" kelimesinden dolayı zamanın "Milli Şef"i İsmet Paşa ile alay ediliyor bahanesiyle derginin kapatıldığı bir dönem de olmuş. Bu tür olaylar yüzünden Markopaşa; "Toplatılmadığı zamanlar çıkar" yahut "Yazarları hapishanede olmadığı zamanlar çıkar" gibi ifadeler derginin kapağında yer bulmaya başlamış kendine. Hatta derginin 14 Şubat 1949 tarihli sayısında; "Ne yazsak Markopaşa'yı toplatıyorlar. 15 sayı çıkabilen dergimizin yedi sayısını toplattılar. Biz de zülfiyâre dokunmasın, güneşe karşı desturun su döküp de çarpılmayalım, evliya-yı umuru incitip fincancı katırlarını ürkütmeyelim diye, suya sabuna dokunmadan havadan sudan yazılar yazmaya karar verdik. Bundan sonra dergimizin her sayısını, meyve ve sebzelerin methine tahsis edeceğiz. Şimdiye kadar dergimizi içişleri bakanlığı ve adalet bakanlığı toplattırdı. Bakalım bu sefer de tarım bakanlığı toplatacak mı? Dergimizin bu sayısı "Hıyar" sayısıdır. Baştan aşağıya kadar hıyarların methiyesini bulacaksınız. Hatta memleketimizin hıyarlarını rencide etmemek için, onların aleyhinde bile bulunmayacağız. Gelecek sayımız da muşmula sayısı olacaktır" diyerek derginin yaşadığı durumu yine mizahi bir üslupla belirtmişler.

YURT VE DÜNYA:
"Bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm sorunları" alt başlığıyla Ocak 1941 tarihinde yayın hayatına başlayan dergi Nisan 1944 tarihinde bakanlar kurulu kararıyla kapatılmış. Derginin çekirdek yazar kadrosunu Adnan Cemgil, Pertev Naili Boratav, Hüseyin Avni Şanda, Niyazi Berkes ve Mediha Berkes oluşturmuş. Hasan Ali Yücel'in başında olduğu Milli Eğitim Bakanlığı dergiye abone olmuş ve İş Bankası ve Ziraat Bankası da dergiye reklam vermiştir. Dergi, ağırlıklı olarak ırkçılık-turancılık ve faşizm karşıtlığı, kapitalizm eleştirisi, makineleşme yoluyla köy nüfusunun azaltılarak sanayiye aktarılması, Kemalizm'in kazanımlarına sahip çıkılması, bilimin bağımsızlığının savunulması gibi düşüncelere yer vermiş. Türkiye'nin, 1940'lı yıllarda nüfusunun yüzde 80'i köylerde yaşayan, ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma dayalı bir ülke olması durumu, dergide köy-köylülük gibi meselelerin üzerine çokça yazı yazılmasına imkan vermiştir.

ANT:
1967 yılında Yaşar Kemal, Fethi Naci ve Doğan Özgüden tarafından kurulan dergi 12 Mart döneminde kapatılan dergilerin arasında yer alıyor. İlk sayısında yer alan "Neden Ant?" isimli yazıda derginin varlık sebebi şu şekilde anlatılmış: "Sosyalizmin zaferini ancak halkın demokratik mücadelesinde görenlerin, anti-emperyalist mücadeleyi sosyalist mücadele ile birlikte yürütmek kararında olanların Ant'ıdır. O sömürücülüğe karşı Ant'tır. O sosyal adalet için Ant'tır. O emperyalizme karşı Ant'tır. O bağımsızlık için Ant'tır."

AYDINLIK:
"Aydınlık Sosyalist Dergi" adıyla Kasım 1968'de yayına başlamıştır. Türkiye'de sosyalist hareketin teorisinin oluşturulmasında ve Milli Demokratik Devrim stratejisinin belirlenmesi çabasında olan teorik bir dergi olan derginin kurucular adına sahipliğini Münir Aktolga'nın, yazı işleri müdürlüğünü Vahap Erdoğdu'nun yaptığı dergide Gün Zileli, Cengiz Çandar, Atıl Ant, Ömer Özerturgut, Mihri Belli, Şahin Alpay, Oral Çalışlar, Halil Berktay, Doğu Perinçek, Ertuğrul Kürkçü, Mahir Çayan gibi sol kesimin bilinen isimleri yazılar yazdılar. 1970'ten itibaren ise Doğu Perinçek, Şahin Alpay, Erdoğan Güçbilmez, Gün Zileli, Cengiz Çandar, Oral Çalışlar ve Atıl Ant gibi isimler Aydınlık dergisinden çeşitli anlaşmazlıklarla ayrılıp Aydınlık'ın başına "Proleter Devrimci" ifadesini getirerek yeni bir dergi kurdular. Aydınlık dergisi kırmızı çerçeveli çıkarken "Proleter Devrimci Aydınlık", beyaz çerçeve ile çıktığından bu gruba "Beyaz Aydınlıkçılar" dendi. "Kırmızı Aydınlıkçılar" olarak anılan Aydınlık dergisinde ise 1971'e doğru Mihri Belli-Mahir Çayan ittifakı da devrim anlayışı, çalışma tarzı, örgüt anlayışı gibi ideolojik gerekçelerle bozuldu ve Mahir Çayan, Yusuf Küpeli, Ertuğrul Kürkçü ve Münir Ramazan Aktolga ayrı bir hareket oluşturdu. Bu hareket, daha sonra Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (THKP-C) olarak yoluna devam etti.

HALKIN DOSTLARI:
İstanbul'da 1970 yılında Ataol Behramoğlu, Murat Belge ve İsmet Özel'in kurdukları dergi, ilk sayısında "Gerici sanata hücum" sloganıyla çıktı. İkinci Yeni şiir akımına toplumculuktan uzak oldukları için eleştiriler getiren ve toplumcu gerçekçilik anlayışıyla yazılmış yazı ve şiirlere yer vererek sosyalist bir muhtevada şekillendi. İsmet Özel Ant dergisinin soruşturma dosyasında, "Halkın Dostları dergisini oluşturacak kişilerin amacı nedir" sorusuna; "Halkın Dostları dergisi emperyalizme ve tüm gericiliğe karşı bir kültür cephesi kurmak istiyor. Ülkemizde yürütülen devrimci kavganın edebiyat ve kültür alanındaki uzantısını ortaya koyacak bir hareketi başlatmış oluyoruz böylece. Edebiyat, müzik, tiyatro, resim, sinema ve öteki sanat ve kültür dallarında yürütülmek istenen devrimci mücadelenin bir toparlayıcısı olmaya çalışacağız. Türkiye halklarına yaraşan devrimci sesi bir vurucu güç haline sokmak zorundayız. Halkımızın değerlerini yaşatmak, yaymak, ileri götürmek, yüceltmek dileğindeyiz. Bu amacı benimseyen her devrimcinin saflarımızda yeri vardır" şeklinde cevap vermiştir. Sanat ve bilhassa şiir adına çok önemli yazıların neşredildiği dergi toplamda 18 sayı çıktı ve 12 Mart 1971 muhtırası ile beraber kapatıldı.

BİRİKİM:
Birikim, "Sosyalist Kültür Dergisi" sloganı ile yayımlanan aylık bir dergidir. 1975'te, Murat Belge, Ömer Laçiner ve Can Yücel öncülüğünde başlayan yayımı 1980'de sıkıyönetim kararıyla durdurulmuştur. 12 Eylül darbesi ile verilen dokuz yıllık aranın ardından Mayıs 1989'da yeniden yayımlanmaya başlamıştır. Sosyalizmi; "Solu bir 'öğreti' zevahirine indirgememek, onu sonsuz ve ucu açık bir özgürlük arayışı olarak görmek" diye tanımlayan ve bu perspektifte hareket eden dergi 2005 yılından beri yayınlarına dijital alanda devam etmektedir.

MİLİTAN:
Ataol Behramoğlu ve Nihat Behram'ın, 1975 yılında "Devrimci Sanat ve Kültür Kavgasında" başlığıyla çıkardıkları derginin ilk sayısında yer alan "Çıkarken…" başlıklı yazıda "…sanat-kültür ortamında çeşitli görünüşlerde yaygınlığını sürdüren küçük burjuva kökenli tutumlara ve yönelişlere karşı toplumcu sanat-kültür anlayışının kavgasını vermek" ifadeleri ile amaçlarını açıklayan Militan, 1976 yılında 18'inci sayısıyla yayın hayatına veda etti.

YOL:
Adını, Hikmet Kıvılcımlı'nın, Türkiye Komünist Partisi'nin tarihini ve stratejisini irdelediği kapsamlı eserinden alan dergi, Mart 1987'de çıkmaya başladı. Teorik bir dergi olan Yol, yılda üç veya dört sayı olarak yayımlandı. Yayım hayatına birçok kez ara vermiş olan Yol, 2013 yılından itibaren dijital ortamda yılda yine üç-dört sayı yayınlanmaktadır.

YÖN:
Doğan Avcıoğlu, Mümtaz Soysal, İlhan Selçuk, Cemal Reşit Eyüboğlu, İlhami Soysal ve Hamdi Avcıoğlu gibi sol cenahta adı olan isimlerle 1961 yılında yayına başlayan dergi aynı zamanda bir hareketin de adıdır. Marksizm'den etkilenen ve yararlanan Kemalist aydınların sosyalizm için yol arayışlarının bir tartışma platformu olmuştur. Dergi, 20 Aralık 1961'de "Çıkmazdan Kurtuluş Yolu" kapağıyla çıkan ilk sayısında, başlangıçta 156 aydının imzaladığı "Aydınların Ortak Bildirisi"ni (Yön Bildirisi) duyurdu. Büyük yankı uyandıran bildiriyi imzalayanların sayısı zaman içinde 1042'yi buldu. Destek olanların yanında eleştirenler de vardı. En kapsamlı ve sert eleştiri sosyalist hareketin önderlerinden Dr. Hikmet Kıvılcımlı'dan gelmişti. 27 Mayıs ve Yön Hareketi'nin Sınıfsal Eleştirisi adlı kitabında, Yön'ün sosyalizmle ilgisi olmayan fikirleri savunduğunu, devrim, sınıf gibi meselelerde yönsüz olduğunu söyler. Yön'ü "küçük burjuva" düşüncesi olarak nitelendiren ve Türkiye toplumuna "Yön" vermek gibi ağır ve nankör bir çaba içinde olduğunu söyleyen Kıvılcımlı, Yön bildirisine imza atanları da "kapıkulu" olarak nitelendirir.

DEVRİM:
Yön dergisi 1967 yılında fikri düzeyde mücadelenin sona erdiği düşüncesiyle yayın hayatını noktaladı. Yön kadrosu 1969 yılında Devrim'i çıkarmaya başladı ve 79 sayı boyunca yayım hayatına devam eden dergi, fikri açıdan Yön kadar belirleyici olmadı. Derginin çıkmaya başladığı dönemde yapılan 1969 genel seçimlerinde Adalet Partisi oyların yüzde 50'sinden fazlasını alınca hayalleri yıkılan sol kesim, yerini silahlı mücadele fikrine ve cunta isteğine bıraktı. Bu nedenle Devrim dergisi, ordu içerisindeki subayları kışkırtan yayınlara girişti. Devrim'de çıkan yazılar ağırlıklı olarak ülkede Atatürk ilkelerinin aşındırıldığı, gerici hükümetlerin ülkeyi uçuruma götürdüğü üzerineydi, öyle ki derginin birçok sayısında genç subayların yazdığı iddia edilen gerçek dışı bildiriler yayımlanıyordu. Sokakta ise gençlere "ordu gençlik el ele" sloganları attırılıyordu. Dev-Genç, DİSK gibi devrimciler de 12 Mart'ı beklenen 'ilerici darbe' olduğu düşüncesiyle desteklediler fakat işler göründüğü gibi değildi ve farkına vardıklarında iş işten geçmişti.

TÜRK SOLU:
Yayın hayatına 2002 yılında Gökçe Fırat Çulhanoğlu başyazarlığında başlayan dergi çizgisini, ''Atatürkçü, milliyetçi, solcu'' olarak çiziyor. Türk milliyetçiliğinin sosyalizm ile bir bütün olması gerektiğini düşünen, 1960'lı yılların sol anlayışını kabul eden ve Yön dergisinin öne sürdüğü ilerlemenin asker eliyle gerçekleştirilebileceği düşüncesini savunan Türk Solu, haftalık olarak yayımlanıyor. İlyas Salman, Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı Yekta Güngör Özden, Refah Partisi ve Fazilet Partisi'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne başvuran 1997-2001 yılları arasında Yargıtay Başsavcısı olan Vural Savaş ve solcu tarihçi Türkkaya Ataöv gibi ağırlıklı olarak ulusalcı-Kemalist düşünceyi benimsemiş isimlerin yazılar yazdığı dergi faşizan bir yayın politikasına sahip. Genellikle halkı tahrik edici, orduya darbe yapma çağrısında bulunan yazılar yayımlıyor ve çoğu zaman kapağına başbakan olduğu dönemden itibaren Recep Tayyip Erdoğan'ı taşıyan ve asmakla tehdit eden derginin 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi sonrasında FETÖ ürünü olduğu anlaşılmış ve başyazar Gökçe Fırat tutuklanmıştır. Yayın hayatına devam eden dergi, solun faşizan yönünü göstermesi açısından iyi bir örnek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


BİZE ULAŞIN