Temel sorumuz: Hz. Peygamber’i Türkiye’de ve dünyada nasıl anlatmalıyız?

sonpeygamber.info’nun hedefi, Peygamber Efendimizi “bize bırakılan en büyük miras” olarak görerek Islam’ı bütün dünyaya en sahih şekilde anlatmak.

M. Sena Subaşı SAYI:52
Temel sorumuz: Hz. Peygamber’i Türkiye’de ve dünyada nasıl anlatmalıyız?

"İnsana yatırım" vizyonu ile yola çıkan Meridyen Derneği, beş farklı dilde yayın yaparak Islam coğrafyasının büyük bir ihtiyacını gideren sonpeygamber.info gibi önemli bir projeyi bünyesinde barındırıyor. "Önyargısız Islam" sloganıyla duyduğumuz sonpeygamber.info web portalına her gün binlerce okurun erişim sağlaması aslında ne kadar kıymetli bir iş yaptıklarının en büyük kanıtı. Açılışının ilk iki gününde 3,5 milyon ziyaretçi ile neredeyse rekor kıran projenin en büyük hedefi, Peygamber Efendimizi "bize bırakılan en büyük miras" olarak görerek Islam'ı bütün dünyaya en sahih şekilde anlatmak. Uluslararası arenada aldığı ödüllerle, hadis ile siyer alanındaki çalışmalarıyla ve "6'ncı dilimiz" dedikleri sonpeygambercocuk.info adlı çocuk sitesiyle ismini daha geniş kitlelere duyuran bu projeyi yakından tanımak istedik. "Tüm gayretler Peygamberimizi en doğru şekilde anlamak ve anlatmak hedefine matuf" düşüncesini taşıyan Meridyen Derneği kurucu üyeleri Melike Koç ve Fatma Ekinci ile dernek faaliyetlerini ve sonpeygamber.info projesini konuştuk.


sonpeygamber.info internet portalının kuruluş hikâyesini kısaca anlatabilir misiniz? Bu çalışma tam olarak neyi hedefliyor ve ne gibi etkinlikler yürütüyor?

Melike Koç: Meridyen Derneği, 2006 yılında ülkemizin insan kaynağını daha nitelikli hâle getirmek ve sosyal bilimlerin çeşitli alanlarında akademik destek bursları vermek gayesiyle Fatma Bayram hocamızın önayak oluşu ve bir grup kadının gayretleriyle çıktı bu yolculuğa. Bir sene sonra derneğimizin daha çok bilinmesine vesile olan ve aslında en önemli faaliyet alanımız sonpeygamber.info web portalını hayata geçirdik. 2005'te İslam coğrafyasında çok ciddi tepki, üzüntü ve kırılmalara sebep olan Danimarka'daki karikatür krizini hatırlarsınız. sonpeygamber.info tam da bu dönem ortaya çıkan bir proje. O dönem dünyada islamofobi tırmanışa geçiyordu. Derneğimiz o sıralar sosyal bilimler alanında akademik destek bursları vermek üzere faaliyetlerine henüz yeni başlamıştı. Evet, Müslümanların kutsalına hakaret edilmişti ama acaba bizim tepkimiz bu mu olmalıydı? Acaba kırgınlığımızı, hassasiyetimizi ve Efendimizin bizim için ne kadar özel ve mübarek olduğunu başka bir şekilde ifade edebilir miydik diye düşündük ve "Biz Efendimizi günümüz insanlarına anlattık mı?" ve "Biz gerçek anlamda anladık mı?" diye sorduk kendimize. Bunun üzerine interneti kullanmamız gerektiğini düşündük. Bu hakaret ve saldırılar Batı'dan geldiği için Batı'ya da kendimizi anlatabilmeliydik. O zaman önyargısız şekilde İslam'ı anlayabilecekleri ve Peygamberimiz'e bu zaviyeden bakabilecekleri, bizim de hamasi bakışlardan, arabesk kültürden arınmış daha akademik dilde bir Peygamber algısıyla hisseden ve akleden bir kalp ile Efendimiz'i anlatabileceğimiz bir internet portalı hayal ettik. Rabbim lütfetti, çabalarımız meyve verdi. sonpeygamber.info'yu 2007'de böylece kurduk.

Fatma Ekinci: sonpeygamber. info, Hz. Peygamber üzerinden İslam'a yöneltilen saldırılara karşı bir cevap üretmek, Hz. Peygamber'le ilgili oluşmuş yanlış algıları tashih etmek, O'nu sahih kaynaklara dayalı olarak anlamak ve anlatmak misyonuyla yola çıktı. O dönem internet, hayatımıza yeni girmiş ve gelişim hızı ile etkin bir iletişim mecrası olduğu görülmeye başlanmıştı. Dinî yayıncılığın henüz bu alana taşınmadığı o günlerde kalıcı ve etkili bir çalışma ortaya koyma arayışındaydık. Bugün artık sonpeygamber.info, gerek internet yayıncılığı gerekse akademik üretime katkı sağlamak amacıyla yaptığı faaliyetlerle alanında uzman akademisyenlerin katkısını alarak referans bir çalışma düzeyine ulaştı. Popülerleşmiş din dilinden ve gündemin belirleyiciliğinden uzak, "Hz. Peygamber'i ve onun sünnetini bugünün ihtiyaçları doğrultusunda anlamak ve anlatmak" şeklinde belirlediği yayın stratejisi doğrultusunda alandaki mevcut boşluğu gidermeye çalışıyor. Sahih bilgi kaynaklarına dayalı, orijinal bir içerik ve özgün bir tasarımla birçok yönüyle ilk olma vasfını da sürdürüyor.

Dernek kurulduğunda internet portalı fikri var mıydı?

M.K: Derneğimizin resmî kuruluşu 2006 yılı ancak 2005 yılında kadınlardan oluşan küçük bir grup olarak alışılmış burs uygulamalarının ötesinde lisansüstü çalışma yürüten akademisyenlere gerekli maddi destek vererek bu alanlara ilgiyi teşvik etme hedefiyle bir araya gelmiştik. Zorunlu işlerimiz dışında kalan zamanlarımızı doğru değerlendirir ve tüketim alışkanlıklarımızı düzenleyebilirsek bahsettiğim destekler için ihtiyaç duyulan fonu oluşturabileceğimize inanıyorduk. Zaten aslında bilinen bir gerçek var ki, boş anlarımızda yaptıklarımızdır asıl kendimizi inşa ettiğimiz anlar. Tam o sıralarda ortaya çıkan Danimarka krizi karşısında sessiz kalmak yerine proaktif bir tutum sergileyerek Efendimizi anlatalım istedik. Böylece Meridyen, birer yıl arayla faaliyetlerini iki temel alanda yürütmeye başladı. Hem uluslararası alanda hem de ülkemizde ödüller aldık.

Türkçe dâhil beş dilde internet yayıncılığı yapıyorsunuz; İngilizce, Almanca, Rusça ve Fransızca. Bu dilleri seçmenizin nedeni nedir?

M.K: Bu diller hep ihtiyaca binaen seçildi aslında. Bu portal, akademik tabanlı ve referans kaynağı olarak gösterilen bir web portalı. Türkiye'de bu alandaki akademik birikimi dünyaya taşımak amacıyla ilk olarak İngilizce tercih ettik. Türkî cumhuriyetlerdeki Müslüman soydaşlarımız İngilizce değil, Rusça biliyorlar. Bu realite bize Rusçayı zorunlu kıldı. Mademki Peygamberimizi anlamayı ve anlatmayı hedefledik, tabii ki önce anadilimize, daha sonra Avrupa'dan gelen bu saldırılara karşılık olarak İngilizce, Almanca ve Fransızca'ya öncelik verdik. Bugün sitemiz 160'tan fazla ülkeden ziyaretçi alıyor.

Derneğin kurucularına ve kadrosuna baktığımızda hepsinin kadın olduğunu görüyoruz. Burada Müslüman kadınlar olarak "biz de yapabiliriz"i göstermek mi istediniz?

M.K: Sosyal bilimler için yola çıktığımızda da bizim derdimiz buydu ama sadece kadın olmak üzerinden değil Müslüman kimliğimizle bunu dert edinmiştik. Boş vakitlerimizi tüketimle değil, bu dünyamızı ve öteki dünyamızı inşa etmek yönünde bir gayretle doldurmalıyız mantığı vardı hepimizde. Çünkü Meridyen yönetim kuruluna ve kurucu üyelere baktığımızda hepsi çeşitli alanlarda eğitim görmüş ve toplumun çeşitli sosyal projelerinde yer almış, bir derdi olan insanlar. Her birimizin çalışma alanları ve meslekleri var.

F.E: Bugüne kadar kadınların daha ziyade hayır faaliyetleri yürütmesine, STK'ların da yardım kuruluşları olarak faaliyet göstermesine alışığız. Meridyen burada bir fark yarattı aslında. Kadınların hem akademik üretime katkı sağlayabilecek hem de akademik alanda yapılan çalışmalara destek verebilecek faaliyetler yürütebileceğini gösterdi. Benzeri olmayan çalışmalar konusunda gayret gösterilebileceği konusunda da bir model oldu. Bu açıdan bakarsak, bunun kadınlar tarafından yapılıyor olması, kadınların bu çalışmanın bire bir yürütücüsü, sponsoru ve takipçisi olması Türkiye'de önemli bir aşama oldu.

sonpeygambercocuk.info isimli internet siteniz var. Neyi hedeflediniz ve ne gibi geri dönüşler aldınız?

M.K: Aslında biz çocuk sayfamıza sonpeygamber.info'daki "6'ncı dilimiz" diyoruz. Çocuk sitemiz sürekli yenileniyor. İçinde didaktik olmayan bir dille, rengârenk görsellerle, sevimli animasyonlarla, Efendimizi ve sahabeyi anlatan, eğlendirici oyunlara yer veriyoruz. Peygamberimizi bu çocuklara nasıl sevdiririz mantığıyla yola çıktığımız için örneğin bir siyer radyomuz var. Efendimizin hayatını 15 dilde anlatan bir çalışmamız, hadis kartlarımız, çeşitli başlıklarda Efendimizin farklı yönlerini, ibadetlerini çocuklara yönelik bir dille anlatan zengin bir içeriğimiz var. Mesela şimdilerde yeni bir çalışma başlattık. Türkiye'nin her yerinden çocuklar seçtikleri hadisleri resmederek bize gönderiyor. İllüstratörümüz bunlardan animasyonlar hazırlıyor. Daha sonra biz, altına hadisi çizip gönderen çocuğumuzun adını ekleyerek çocuk sayfamızın sosyal medya hesaplarında paylaşıyoruz. Sitemizi sadece bu proje için değil, kitap önerileri ve yarışmalar gibi farklı etkinliklerle aktif bir şekilde kullanıyoruz. Çocuklar için günlük hadisler seçiyoruz, gündelik hayatlarında rehber olacak kısa hadisler paylaşıyoruz. Ayrıca bir sosyal sorumluluk projesi olarak sahnelenen Hayy Meraklı Çocuk oyunumuz mülteci dramına dikkat çekmek ümidiyle "kıyıya vuran tüm çocuklara" ithaf edildi. Oyunumuz İstanbul ve diğer şehirlerde 70 bin civarı çocuğa ücretsiz olarak sahnelendi.

Siyer alanında çok çalışma olmasına rağmen tavsiye edebileceğimiz bir siyer üzerinde anlaşmış değiliz. Yaptığınız iş bu nedenle çok özgün. Hedeflediğiniz projeleriniz nedir?

M.K: İslam coğrafyasında bizler gibi düşünen ve "İslam'ı doğru temsil etmeliyiz, doğru aktarmalıyız" derdinde olan pek çok organizasyon yapılıyor tabii. Meridyen olarak kendimize faaliyet alanı olarak belirlediğimiz siyer ve hadis alanında hem akademik sahaya katkı sunmak hem de bu alanı beslemek amacıyla yol alıyoruz. sonpeygamber.info internet portalımız ile internet ortamında akademik referans kaynaklığı ederken bir yandan da genç akademisyenlerimizin hadis ve siyer alanındaki çalışmalarına destek olmak için "Hadis ve Siyer Ödülleri" programı organize ediyoruz. İlmî hayatını bu alanlara adamış ve çalışmalarıyla bize örnek olmuş kıymetli hocalarımıza "Hadis ve Sirete Hizmet Onur Ödülü" takdim ediyoruz. 20092014 yılları arasında çeşitli disiplinlerde akademisyenlerin ve bu alanda çalışanların katılımı ile farklı konularda beş ayrı siyer atölyeleri düzenledik. Akademik ve popüler siyer çalışmalarını, siyer-edebiyat ilişkisini masaya yatırdık ve mevcut siyer çalışmalarını farklı bakış açılarıyla ele alıp tartıştık. Daha sonra bütün yönleriyle siyer çalışmalarını konu alan Türkiye'de Tüm Yönleri ile Siyer Çalışmaları başlıklı bir sempozyum düzenledik.

Portalınızın en dikkat çeken hedefi, siyer çalışmalarının ilahiyat ve İslam tarihi dışındaki disiplinlerin bakış açılarından da değerlendirilmiş olması. Portal, bu hedefi yakalayabildi mi?

M.K: Efendimizi anlatmak için internete, sosyal medyaya, sanata, sosyolojiye, edebiyata, tarihe, ilahiyata, hepsine ihtiyacımız var. Öyle bir siyer çalışması oluşturmalıyız ki değişen dünyaya Efendimizi değişmeyen prensipleriyle bugünün ve geleceğin insanına taşımalıyız. Ne sadece tarih ne sadece edebiyat yahut ilahiyat bakışı ile bu ihtiyaca karşılık veremeyiz. Mesela geçtiğimiz nisan ayında ise Medeniyet Üniversitesi'nde Modern Şiirde
Hz. Peygamber başlığı altında şiirde Efendimizi anlatmanın imkanları ve örnekleri üzerinde durduk. Kasım ayında da İstanbul Üniversitesi'nde "Siyer ve Görsel Sanatlar" başlığında çok verimli bir çalışma gerçekleştirdik. Tüm bu alanlarda Efendimizi anlatmanın yollarını tartıştık. 4'üncü çalıştayımız da Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde mart ayında olacak, orada da "Klasik Sanatlar ve Siyer" konuşulacak.

F.E: Biz siyeri sadece ilahiyatın konusu olarak görmüyoruz. Edebiyattan sanata, psikolojiden sosyolojiye pek çok disiplinin bu alanda söyleyecek sözü olduğuna inanıyoruz. Atölyelerin, disiplinler arası çalışmalara zemin oluşturmak ve Hz. Peygamber'i edebiyatla, sanatla anlatmanın imkânlarını ortaya koymak noktasında önemli bir katkısı olduğunu düşünüyoruz.

Ayrıca artık kronolojik bir siyer anlatımının yanı sıra Hz. Peygamber'i temalar üzerinden anlatmak gerekiyor. Elimizde bir nebevi miras var ve önemli olan bunların içinden Hz. Peygamber'i anlatabilecek olanı devşirerek bugünün insanına anlatabilmek. Hz. Peygamber, bütün alanlarda bir Müslümanın alması gereken tavrı temsil ediyor. Hareketleriyle ve sözleriyle bu nebevi miras bize bunu sağlıyor. Öte yandan yeni bir dile ihtiyacımız var. Hikâyeleştirerek mi, akademik bilgi olarak mı, yoksa duygu boyutuyla mı anlatmayı tercih edeceğiz? Belki hepsini yapmamız gerekiyor çünkü diğer türlüsü eksik kalıyor. Hz. Peygamber'i Türkiye'de ve dünyada, yerelde ve global ölçekte nasıl anlatmalıyız sorusu, temel sorumuz bizim

Son olarak özel bir projemiz daha var demiştiniz. Bu projenin kapsam ve içeriğinden de bahseder misiniz?

F.E: Bizi en çok heyecanlandıran proje bu. Bir hadis veri tabanı üzerinde çalışıyoruz. Kurulduğu günden bu yana sitenin en büyük eksiği kullanıcıların ihtiyacına cevap verecek düzeyde hadislerin bulunmamasıydı. Bizim arzu ettiğimiz şuydu; bir arama motoru mantığı içerisinde konu bazlı ya da belirli kriterlerle arama yapmak istendiğinde istenilen hadislere ulaşılmasını sağlamak. Anahtar kelimeyi Türkçe veya Arapça olarak yazdığımızda konuyla ilgili tüm hadislere ulaşılmasını sağlayacak, aynı zamanda o hadisin farklı tariklerini de sıralayacak bir yapıdan bahsediyorum. Hadislerin sıhhat dereceleri, ravi bilgileri, kaynağı, tercümeleri ve kısa açıklamaları içeren bir platform hazırlıyoruz. Yani binlerce hadis arasından aradığınız hadise kolayca ulaşabileceksiniz. Bu çok uzun vadeli bir proje. Üç yıldır üzerinde çalışıyoruz. Alt yapısı tamamlanmış durumda. Malûm olduğu üzere Türkçede hadis tercümelerinde karşılaşılan birtakım problemler var. Bu çalışmanın hadisleri bağlamından koparmadan ele almak suretiyle doğru anlaşılmalarını temin etmek ve mevcut tercümelerden kaynaklanan sıkıntıları ortadan kaldırmaya katkı sağlayacağını ümit ediyoruz. Ayrıca son zamanlarda dozu giderek artan hadis karşıtlığının yol açtığı zihin bulanıklığını giderecek, hadis kaynakları ve hadislerin sıhhati üzerinden yapılan tartışmaları sahih bir zemine taşıyarak, polemikten uzak, aklıselim bir yaklaşıma imkân verecek bir proje olarak görüyoruz. Bunun için alanlarında uzman geniş bir akademisyen kadro ile işbirliği içinde çalışıyoruz. 2019 sonuna doğru, belirli konu başlıklarından oluşan ve bahsettiğim kriterlerle arama yapılmasına imkan verecek modül bir çalışmayla bu veri tabanının küçük bir örneğini kamuoyu ile paylaşmayı hedefliyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


BİZE ULAŞIN