Aşırıcılık ve Dayatmalara Tanık Oluyoruz

COVID-19 salgını iletişim ve bilgi alışverişine engel değil, salgına rağmen hayat devam ediyor. Nitekim uzmanlar, CIPG ve Turkuvaz Medya’nın ortaklaşa düzenlediği “Covid Sonrası Çin ve Türkiye’nin Ortak Geleceği” başlıklı online konferansta buluştu.

Aşırıcılık ve Dayatmalara Tanık Oluyoruz

Çin ve Türkiye binlerce yıllık geçmişe sahip olduğu gibi, dünyayı ilgilendiren konularda ortak bir vizyonu paylaşıyor. Mevcut ilişkilerin COVID-19 sonrası nasıl geliştirilmesi konusunda fikirleri olanlar, "Covid Sonrası Çin ve Türkiye'nin Ortak Geleceği" başlıklı online konferansta buluşup görüşlerini dile getirdi.

Konferansı, Türkçe yayına hazırlanan China Today dergisinin sahibi CIPG (Çin Uluslararası Yayın Grubu) ve Turkuvam Medya yöneticileri ortaklaşa düzenledi. Panelin açış konuşmalarını CIPG Başkanı Du Zhanyuan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi- Deng Li, Türkiye Cumhuriyeti Beijing Büyükelçisi Abdulkadir Emin Önen ve Çin'in eski Ortadoğu Özel Elçisi Gong Xiaosheng yaptı.

Ana teması Pandemi Sonrası Çin-Türkiye İlişkilerinin Gelişimi olan ve ACCWS Başkanı Yu Yunquan'ın yönettiği ilk panele; Turkuvaz Dergi Genel Müdürü Yasemin Gebeş, China Today Dergisi Başkanı Hu Baomin, DEİK Asya-Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı, Çin Renmin Üniversitesi'nden Wang Wen ve Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitüleri (CICIR) Başkanı Niu Xinchun konuşmacı olarak katıldı.

Çin ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari temaslar ve iş birliğinin güçlendirilmesi konulu ikinci paneli ise China Today Dergisi Başkanı Hu Baomin yönetti. Bu panele konuşmacı olarak katılan TÜSİAD Çin Network Çalışma Grubu Başkanı Korhan Kurdoğlu, Çin Sanayi ve İş Adamları Derneği Başkanı Zhou Yanquan, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Altay Atlı, CICIR'dan yardımcı araştırmacı Xu Gang ve İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer konuyla ilgili görüşlerini açıkladı.

"Medyanın rolü yadsınamaz"

Bünyesinde China Today'ın yanı sıra birçok yayın bulunan CIPG'nin (Çin Uluslararası Yayın Grubu) Başkanı Du Zhanyuan, Çin'in Covid-19 ile mücadelede engelleri aşıp önemli başarılar kazandığını söyledi. Çin ve Türkiye ilişkilerinin karşılıklı güven ve çok taraflılık ilkeleri doğrultusunda ilerlemeler kaydettiğini vurgulayan Du, "İkili ilişkilerimiz salgınla birlikte ivme kazandı. Mevcut iş birliklerimize sağlık alanındaki bilgi alışverişleri ve tıbbi yardımlar da eklendi. Zor günlerde birbirimize el uzatıp yardım ettik. Salgın, iş birliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu" dedi.

Çin ve Türkiye hükümetinin siyasi ve kültürel programları olduğunu belirten Du, "İki ülkenin de 5 yıllık kalkınma planları var. Liderlerimiz ekonomik kalkınma ve uluslararası iş birliğine çok önem veriyor. Bu noktada her iki ülke de önemli görevler üstleniyor" dedikten sonra şu önerileri yaptı: "Medya işbirliğini güçlendirip, kamuoyununu etkili şekilde yönlendirmeliyiz. Objektif ve pozitif sesleri aktarmak için çaba göstermeliyiz. İşbirliği ve ortak kazanç doğrultusunda çözüm planları yapıp, önerilerde bulunmalıyız. Düşünce kuruluşlarıyla ilişkilerimizi güçlendirmeliyiz. Önyargıları bırakıp, alçakgönüllülük gösterip başkalarının deneyimlerinden öğrenmeliyiz. Çin ve Türkiye'nin medya ve düşünce kuruluşları; aralarındaki işbirliğiyle dünyaya örnek oluşturabilir. Objektif ve tarafsız haberler iki ülke ilişkilerinin istikrarlı şekilde gelişmesine katkıda bulunabilir."

Çin Cumhurbaşkanı Şi Jinping'in "Çin'in Yönetimi" adlı kitabını 2017'de Türk okurlarla buluşturduklarını hatırlatan Du, konuşmasını şöyle noktaladı: "2021'de iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin 50'nci yılını kutlayacağız. Cumhurbaşkanımız Şi'nin talimatları doğrultusunda medya kuruluşları arasındaki iş birliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Aramızda personel değişimi yapıp, ortak araştırma ve röportajlar yapabiliriz. Önyargıları bir kenara bırakıp dünyaya örnek bir iş birliği sergileyip karşılıklı güveni tesis edebiliriz."

"İşbirliğine nükleer enerjiyi de katalım"

Pandemiyle birlikte dünya petrol ve doğalgaz piyasalarında yaşanan belirsizlikleri özetleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, "Görünen o ki, hepimiz tüm dünyada yaşanan bu 'yeni normale' alışmak durumunda kalacağız" dedi. Bayraktar, 24 Mayıs 2020 tarihinde elektrik üretiminin yüzde 90'ını yerli ve yenilenebilir kaynaklardan elde ederek günlük üretimde bir rekora imza attıklarını belirtikten sonra "Enerji sektöründe yaşadığımız değişim ve dönüşüm sürecinde, Çin ile ikili enerji iş birliğimizi de daha ileriye taşıdık ve taşımaya da devam ediyoruz. Türkiye ve Çin arasındaki gerek siyasi gerek ekonomik ilişkileri değerlendirdiğimizde, enerji alanının çok ciddi fırsatlar içerdiğini düşünüyorum" dedi.

Çin Halk Cumhuriyeti ile yürütülen proje ve iş birlikleri hakkında bilgi veren Bayraktan şöyle konuştu: "Ham petrol alanında Türkiye Petrolleri ile Çinli firmalar arasında ilişkiler, Irak'ta devam edip, Missan ve Badra Projeleri kapsamında başarıyla sürdürülüyor. Önümüzdeki dönemde offshore da iş birliği imkanları iki ülkenin şirketleri arasında görüşülüyor. Gerek Tuz Gölü Doğalgaz Yeraltı Depolama Projesi gerekse Silivri Doğalgaz Depolama Tesisi'nin depolama ve üretim kapasitelerin artırılması projelerinde Çinli firmalarla ortak çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye'nin entegre ilk ve en büyük güneş paneli yatırımında Çinli mühendislerle birlikte çalışıyoruz. Tesisin ağustos ayında üretime başlaması hedefleniyor."

Çinli firmalarla elektrik üretim şirketi EÜAŞ ve Varlık Fonu arasında yerli kömüre dayalı termik santral yatırımları gerçekleştirmeye yönelik anlaşmalar imzalandığını hatırlatan Bayraktar "Temelini 2019'da attığımız Bor Karbür Üretim Tesisi'ne yönelik Çin ile gerçekleştirdiğimiz ortaklıktan memnuniyet duyuyoruz. Nükleer projeleri geliştirmek bizim için milli bir politikadır. Bu çerçevede Bakanlığımız ile Çin Ulusal Enerji İdaresi (NEA) arasında bir mutabakat zaptı imzaladık. Çin ile iş birliği içinde, ülkemizde bir nükleer güç santrali kurulması ve nükleer sanayi altyapımızın geliştirilmesine yönelik ortak çalışmalarımız devam ediyor. Çin ile enerji alanındaki mevcut iş birliği kalemlerine nükleer enerjiyi de katmanın, her iki ülkenin faydasına olacağına inanıyorum" dedi.

"Aşırıcılık ve dayatmalara tanık oluyoruz"

İçinde bulunulan salgın ortamında, salgından sonra yapılması gerekenlerin tartışıldığı toplantıyı önemli bulduğunu söyleyerek konuşmaya başlayan Çin'in eski Ortadoğu Özel Elçisi ve Ankara eski Büyükelçisi Gong Xiaosheng, "Bu tür toplantıların ikili ilişkilere katkı sunacağına inanıyorum" dedi.

Türkiye'de görev yaptığı dönemde ülkelerin ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığı durumda iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmeyi başardıklarını belirten Gong, "Büyükelçiliğim sırasında Çin'den altı liderin Türkiye'ye gelip temaslarda bulunmasına tanıklık ettim. Bu temaslar halklar arasındaki kapsamlı ilişkileri geliştiriyor. Görev yaptığım yıllardan bu yana iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel alanda ciddi mesafeler kaydedildi" diye ekledi.

"Dünyada eşi görülmemiş aşırıcılık, dayatmacılık ve çatışmalara tanık oluyoruz" diyen Gong konuşmasını şöyle sürdürdü: "İki ülke de mevcut meydan okumalarla mücadele ediyor. Bu yüzden ilişkilerin geliştirilmesi için çok sebep var. Birçok bölgede birlikte iş yapabiliriz. Çok taraflı kurumlarla iş birliklerimizi ilerletmeliyiz. Yaptırımlara karşı alacağımız ortak tavırlarla ilişkilerimizi karşılıklı güven ve ortak çaba çerçevesinde geliştirelim. Küresel ve bölgesel alanda parlak bir gelecek bizi bekliyor."



BİZE ULAŞIN