Ekim 2015 - Editör yazısı

Sonra bir ağaç büyür serinliklerden, dallarında fikirler, köklerinde ayak izleri, büyür ve ayaklanır…

Meryem İlayda Atlas SAYI:17 / Ekim 2015
Ekim 2015 - Editör yazısı
- Yerellik ve yerlilik ikisi farklı şeyler…

- Yerlilik yabancılık, yerellik evrensellik ile zıtlaşıyor.

- Tam olarak öyle değil, yerellik bazen yerlilik yerine de kullanılıyor.

- Mesele tarhana ve bulgurdan ibaret.

- Çanakkale domatesini ve Malatya pazarını tercih ederim.

- Yerli otomobil aslında ne kadar yerli?

- Şimdi gidip şu balkonda oturan iki kişiye sorsan biz buranın yerlisiyiz derler. Ama bilsen, Bizanslı bile değiller...

- Yerellik bir market, yerlilik de bir kahve havası canlandırıyor gözümde.

- Yerellik sevilen bir şey, çünkü paran varsa çok yerel olabilirsin. Yerlilik içinse masaları hep devirmek gerek…

- Yerliler bizsek yabancılar kim ya da belki ben de yabancıyım…

- Bazen bazı rastlantılar sonucu her şey çok kısa bir zaman aralığında olup bitiyor.

- Mesele yerlilerin yabancılaşması meselesi, absürt ama öyle…

- Bazen yerliliği kabullenmedeki doğallık beni rahatsız ediyor, bu işler bu kadar kolay olmamalı diye düşünüyorum.

- İşte bu yüzden onu yükseltmek, ulaşılmaz ve aşkın bir hale getirmek ve durumu zorlaştırmak istiyorum.

- Durumu zorlaştırınca bir müsamere oluşturabileceğimi ve karnavaldan uzaklaşacağımı biliyorum.

- Sembollere yabancılaşmaktayım, bir mesafe gibi yanlış bilinen sembollere…

- Hakikat krizleri, hakikat şemaları ile aşılır mı bilinmez…

- Hakiki krizlerden hakikat krizlerine hiç sıra gelmez.

- Bedenler yabancılaşır, ruhlar hep aynı yerde kalır.

- Sonra bir ağaç büyür serinliklerden, dallarında fikirler, köklerinde ayak izleri, büyür ve ayaklanır…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


BİZE ULAŞIN