Egoist okur

Her güne bir Tolstoy

Gülenay Börekçi SAYI:43
Egoist okur

Kitap satış sitelerinde bulamayacağınız kitap

İran asıllı Amerikalı eğitimci yazar Golbarg Bashi'nin alfabe kitabı ve sebep olduğu kasırga hakkında çeşitli haberler bizde de çıkmıştı. P is for Palestine (Filistin'in F'si) güzel kitaptı, ayrıca çocukların Filistin tarihi ve kültürü açısından çok önemli bazı kavram ve kelimeleri öğrenmesini sağlıyordu. Üstelik İsrail'in itirazlarına ve yazarının ölüm tehditleri almasına rağmen kitap ikinci baskıyı yapabilmişti.

Bunları öğrenince, hadiseye ben de dâhil olmaya karar verdim ve dünyanın en büyük satış sitesi Amazon'a baktım. Kitap orada yoktu. Aradım taradım, başka kitap satış sitelerinde de durum aynıydı. Anlaşılan, işi kitapları okuyuculara ulaştırmak, yani onlara kitap satmak olan insanlar ismiyle Filistin'i bir devlet olarak kabul ettiğini, hikâyesiyle de Filistin direnişini desteklediğini açıkça söyleyen, yani tarafını belli eden bir çocuk kitabını raflarında bulundurmak istemiyordu.

İyi ama bu durumda nasıl okuyacağız biz bu kitabı? Meğer Golbarg Bashi birçok yayınevi tarafından reddedilen kitabını bizzat kendi bastırmak zorunda kalmış, sonra da şahsi ürünlerin alınıp satıldığı dev internet dükkânı Etsy üzerinden sunmuş. Merak edenler oradan temin edebilir.

Her güne bir Tolstoy

Tolstoy'un Bilgelik Takvimi'ni duydunuz mu? Devrim öncesi Rusya'da çok popüler olan ama komünizmle beraber yasaklanan ve yüz yıl boyunca bir köşede unutulan bu takvim yeniden keşfedildikten sonra bizde de yayımlandı. 1 Ocak tarihinde alıyorsunuz elinize, 31 Aralık'a kadar her gün bir sayfa okuyarak tamamlıyorsunuz. Tolstoy usulü Saatli Maarif Takvimi denebilir. İşe bakın ki ben sabırsız bir tipim. Küçükken Saatli Maarif Takvimi'nin yapraklarını hızlı hızlı çevirip baştan sona bir çırpıda okuyuverirdim. Buna da aynısını yaptım ve 365 yaprağı bir gecede okudum. Tolstoy'un onaylayacağı bir şey değil bu, farkındayım. Zaten önsözünden anladığım, büyük edebiyatçının takvimi hazırlaması koca bir ömür sürmüş. En büyük yardımcısı da henüz 18 yaşındayken belirlediği ve hayatı boyunca sıkı sıkıya riayet ettiği "10 altın kural" olmuş. Hatırlayalım:

  • Erken kalk, mesela sabah saat 5'te.
  • Erken yat, mesela akşam 9'da.
  • Az ye, tatlı ve şekerlemelerden uzak dur.
  • Evinin işlerini elinden geldiğince kendin yap, başkalarına yaptırma.
  • Amaçlarını parçala ve böl. Mesela bir genel hayat amacın olsun ama bunun yetmeyeceğini bil ve hayatta başarmak istediklerine dair ayrı ayrı küçük hedefler de edin. Bir sonraki yılın, bir sonraki ayın, bir sonraki haftanın ve bir sonraki günün hedeflerini ayrı ayrı ama net bir şekilde belirle. Abart, bir sonraki saatin, bir sonraki dakikanın hedeflerini de düşün. Unutmadan; büyük hedefe ulaşmak için küçük hedeflerden feragat edebilirsin.
  • Kadınlardan uzak dur.
  • Arzunu çok çalışarak öldür.
  • İyi bir insan ol, fakat başkalarının bunu bilmesine izin verme.
  • Daima gücünün yettiğinden daha az harca.
  • Şimdikinin on katı zengin olsan bile, hayat tarzını değiştirme.
  • Bilgelik Takvimi

Lev Tolstoy
Kaknüs Yayınları

O büyük soru ve türevleri

Envai çeşit insanla nasıl geçinilir, çok sevilen birinin kaybı nasıl atlatılır, kederli bir komşu nasıl teselli edilir, insan kusurlarıyla nasıl barışır?

Rönesans asilzadesi Michel Eyquem de Montaigne'e göre bunların hepsi, cevap arayan o büyük sorunun türevleriydi: Nasıl yaşanır?

Montaigne, başkalarının deneyimlerinden mesul değildi, dolayısıyla bu sorunun cevabını yaşadıklarını ve hissettiklerini günlük formunda yazarak bulmaya çalıştı. Dürüstlükten taviz vermeyerek ahkâm kesmeye uğraşmayarak… Bunları yaparken çok ama çok önemli bir şey başardı; ister çağdaşı olsun, ister günümüzde yaşasın insanlar Montaigne'in yazdıklarını okurken, kendilerini daha iyi anladıklarını fark ettiler.

Haliyle Denemeler, çıktığı günden itibaren bir çoksatan daha doğrusu "hep satan" oldu. Blaise Pascal'dan Virginia Woolf'a, Frederich Nietzsche'den Stefan Zweig'a pek çok mühim şahsiyet bu yüzden onu bir kitaptan çok bir hayat arkadaşı olarak gördü.

Nasıl Yaşanır
Sarah Bakewell
Domingo Yayınları

Olanca karmaşıklığıyla hayat

Georges Perec'in Paris'in merkezinde bir binanın bütün katlarını, dairelerini, odalarını kurgunun bir parçası haline getirerek yazdığı bir kitap; Yaşam Kullanma Kılavuzu.

Perec, bütün o öyküleri, anektotları, gezi notlarını, fragmantal parçaları, listeleri, kusursuz cinayet planlarını, hayali kara büyü muhtevalarını, mini tarihçeleri ve sayısız kitap içinde kitabı toplayıp bir wunderkammere yerleştirmiş sanki. Ardından bu malzemeyi bilmeceler, kelime oyunları ve yapbozlarla köpürterek şahane bir roman yaratmış. Tabii okuması zor bir yandan da çünkü boşluklar bir türlü dolmuyor, problemler çözülemiyor, hikâye bitmiyor. Eksik bir şey hep var, tıpkı hayatın kendisi gibi.

Kim demişti hatırlamıyorum, büyük bir romancının inşa ettiği bu binaya adım atmak, baş döndüren bir dünya seyahatine çıkmaya benziyor. Unutmadan; wunderkammer, 18'inci yüzyılda evlerin en güzel köşesinde duran çekmeceli dolaplara verilen ad. Avrupalılar bu çekmecelere hayatları boyunca topladıkları irili ufaklı nesneleri, başkaları için değilse bile kendileri için kıymetli şeyleri yerleştiriyorlardı. Wunderkammerlerden esinlenen bir tek Perec değildi. "Müzelerin geleceği evlerimizin içindedir" diyen Orhan Pamuk da Masumiyet Müzesi'ni buradan ilhamla yarattı.

Yaşam Kullanma Kılavuzu
Peorges Perec
İmge Kitabevi

Kim en mutlu, kim en sağlıklı?

Her şeyi bilen ama hiçbir derde deva olmayan sağlık kitaplarından bıkıp usandınız mı? O halde size Carl Cederström ve André Spicer'ın yazdığı Sağlık Hastalığı'nı önereceğim. Sağlıklı ve kusursuz olma arzusunun artık bir ideolojiye dönüştüğünü dile getiren ve bu durumun günümüz insanında yarattığı patolojileri ele alan yazarlar, diyet yapmanın suçluluk hissettiren hazzından, o kötücül ve sınırsızca bencil mutluluk biliminden söz ediyor, sağlık ve mutluluk üzerine bu kadar yoğun kafa yormanın bizi eskisinden çok daha narsisistik ve kaygılı yaptığını söylüyor. Kitabın "Hasta olma özgürlüğü" adını taşıyan bölümündeki temel referansları, altı ciltlik otobiyografik roman Kavgam'ın yazarı Karl Ove Knaussgaard'ın köprücük kemiğini kırmasıyla başlayan bir olaylar zinciri… Sonlarda yer alan "Şişmanlığa Övgü" bölümününse beni bir parça irkilttiğini söyleyebilirim ama yapacak bir şey yok, demek bu konuda hassasım. Bana esas enteresan gelen şeyse, Cederström ve Spicer'ın teoriyle yetinmeyip pratiğe yönelmeleri ve kitapta anlattıkları her şeyi sonradan bizzat tecrübe etmeleri oldu. Yani biri İsveç'te, diğeri Londra'da yaşarken, bir yıl süren bir sağlık ve kişisel gelişim deneyi yapmış, sabırla ve sebatla her ay hayatlarının belirli bir alanını ileri sağlık teknolojileri, popüler kişisel gelişim kitapları ve spiritüel öğretilere uygun olarak iyileştirmeyi denemişler. Gerçi 365 günün sonunda en başa dönme konusundaki acelelerine bakılırsa, sonuç tam anlamıyla felaket olmuş.

Sağlık Hastalığı
Carl Cederström
André Spicer
Yapı Kredi Yayınları

100 yıllık bir hikâye

"Dünyanın başlangıcından bu yana harika şeyler keşfedildi. Bu yüzyılda öncekilerden de hayret verici keşifler yapıldı. Gelecekte daha da hayret edeceğimiz yüzlerce keşif yapılacak. (…) Keşfedilen yeni şeylerden biri, düşüncenin, saf düşüncenin elektrik bataryaları kadar güçlü olduğu, insana gün ışığı kadar iyi gelebileceği ya da tam tersi, zarar verebileceğidir. Üzücü ve olumsuz bir düşüncenin zihninize girmesine izin vermek, kızamık mikrobunun bedeninize girmesine izin vermek kadar tehlikelidir. Bir kez size nüfuz ettikten sonra orada kalmasına izin verirseniz, yaşadığınız sürece bir daha asla ondan kurtulamayabilirsiniz."

İngiliz yazar Frances Hodgson Burnett'ın Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilköğretim için tavsiye ettiği 100 Temel Eser arasına da giren nefis kitabı Gizli Bahçe'de ileri sürdüğü bu fikirler size bir yerlerden tanıdık geliyor olabilir. Neden? Çünkü yazıldıktan 100 küsur yıl sonra Avustralyalı üçkâğıtçı Rhonda Byrne tarafından bir güzel aparıldı ve The Secret adıyla bir nevi para makinesi haline getirildi.

Gizli Bahçe
F.H. Burnett
Beyaz Balina Yayınları



Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN