Dünyadan portreler

Hayran kitlesinin çoğunluğunu dindar genç kızlar oluşturuyor.

Birol Biçer SAYI:37 / Temmuz 2017
Dünyadan portreler

Kurmay Albay Sait Ertürk
15 Temmuz'un gizli asker kahramanı

15 Temmuz darbe girişiminin başlıca faillerini askerler oluşturuyordu ancak aynı ordunun içinde şerefli vatan kahramanları da vardı. Zekai Aksakallı, Ömer Halisdemir ve Ümit Dündar bu kahramanlar arasında şüphesiz en başta gelenler oldular ancak adları daha geride kalsa da darbenin karşısında duran başka askerler de vardı. Bunlardan biri de Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk'tü. Hain girişimi televizyondan öğrenen Ertürk, derhal harekete geçerek iki rütbeli arkadaşı ile buluştu ve 66'ncı Zırhlı Tugay Komutanlığı'nın darbeye katılmasını engellemeye çalıştı. Yanlarına birkaç polis ve uzman çavuş alan Ertürk ve arkadaşı Albay Davut Ala, bizzat tugaya giderek tugaydaki askerlerin dışarı çıkışını engellemeye ve darbecileri teslim almaya çalıştılar ve başarılı oldular. Arkadaşı Davut Ala vücuduna isabet eden yedi kurşunla yaralanırken, 47 yaşındaki Albay Sait Ertürk 15 Temmuz'da şehit düşen en kıdemli asker oldu.

Kasım Bin Ebubekir
İslami aşk romanlarıyla kasıp kavuruyor

Bundan 30 sene önce Kasım Bin Ebubekir'in yazdığı romanları reddeden yayınevi editörleri, ciddiye almadıkları bu yazarın gün gelip de hem ülkenin en popüler yazarı hem de yeni bir edebi türün yaratıcısı olacağını tahmin edemezlerdi şüphesiz. Oysa bugün Ebubekir'in romanları Bangladeş'te büyük bir başarıya imza atıyor. Bugün 80 yaşında olan Kasım Bin Ebubekir'in kitaplarının satışı on milyonlara ulaşıyor. Ebubekir'in başarısı sadece rakamlarda kalmıyor. Büyük bir hayran kitlesi var ve çoğunluğunu dindar genç kızlar oluşturuyor. "Kızlar kendi kanlarından yaptıkları mürekkeple bana aşk mektupları gönderiyor" diyen yazarın ülkede en geçerli edebi tür haline gelen kitapları, esas olarak sıkı ahlaki kurallarından taviz vermeyen İslami aşk romanlarından oluşuyor. Ebubekir'in "gülsuyu kokulu" hikâyeleri, aşkı çoğunlukla Bangladeş'in muhafazakâr toplumunun kurallarına bağlılıkta bulan genç Bangladeşli Müslümanları konu alıyor.


Gal Gadot
İsrail askeri yıldıza boykot

Bir zamanlar İsrail ürünlerine uygulanan bir ambargo vardı. Unutuldu sanıyorduk ancak Lübnan'ın Wonder Woman filmini yasaklamasıyla yeniden hatırladık, üstelik çok ilginç bir şekilde. Filmin gösterime girmesine birkaç saat kala Lübnan'ın büyük sinema zinciri Grand Cinemas'ın açıkladığı bu boykot kararının gerekçesi ABD yapımı filmde bir İsrail ürününün olması: Yani başrol oyuncusu Gal Gadot'un kendisi. Daha doğrusu film yıldızı olmadan önce vatandaşı olduğu İsrail ordusunda askerlik yapmış olması. En son 2016'da İsrail saldırılarına uğrayan ve 1200 vatandaşını saldırılarda kaybeden Lübnan'ın o dönemden beri İsrail'le ilişkileri dondurulmuş durumda. Bunun dışında İsrail ürünleri de ülkede yasaklı. Gal Gadot'un kadın bir savaşçı kahramanı canlandırdığı HollywoodHollywood:"Amerika Birleşik Devletlerinde bir şehir. " yapımında sergilediği yeteneklerin önemli bir kısmı görev yaptığı İsrail ordusunun hediyesi ve bu Lübnanlılar için kabul edilemez bir şey.


María de Jesús Patricio
İlk yerli başkan adayı: Kadın ve şifacı

Meksikalı yerli halkların temsilcileri 28 Mayıs'ta San Cristóbal de las Casas kentinde toplandılar ve 2018'de seçilecek Meksika devlet başkanı adaylığı için uzun yıllardır yönetime kök söktüren direnişçi Zapatist Hareketi'ni temsilen bir aday gösterdiler. Adı María de Jesús Patricio olan bu aday sıra dışı olduğu kadar devrimci grup için bir ilki de temsil ediyor. 58 yerli halk topluluğunun 25 saat süren bir tartışma sonrasında mutabakatla başkan adayı ilan ettiği 57 yaşındaki María de Jesús Patricio geleneksel bir şifacı. Geleneksel Kızılderili tıbbını ve bölgenin yerel dili olan Nahua'yı yaşatmayı amaçlayan "Ataların Evi" denilen bir hareketin de kurucusu. Bu şifa evi ile bölgesinde büyük bir itibar kazanan kadın şifacı aynı zamanda ülkenin başkanlığına aday gösterilen ilk yerli ve ilk kadın aday oldu. Ancak şu da bir gerçek ki María de Jesús Patricio'yu başkan adaylığında ilk yapan bu özellikleri onun aynı zamanda Meksika'daki en büyük engelleri anlamına da geliyor.


Sumiko Ivamuro
82 yaşında içindeki DJ'i keşfeden nine

80 yaşında da olsa insan kendini yeniden keşfedebilir, inşa hatta icat edebilir. Dünya, ilerleyen yaşlarında kendilerinden hiç beklenmeyecek şeylere yönelen, umulmadık kapasite sergileyebilen insanlarla dolu aslında. Bunların bir örneği de 82'lik Japon ninesi SumikoIvamuro. Bugüne kadar 60 yıl boyunca ailesine ait bir lokantada aşçı olarak çalışan Ivamuro, müziğe olan yeteneğini 80'li yaşlarına doğru keşfetti. Oğlunun doğum günü için müzik parçaları seçerken tekno müziğe ve müzik miksajına olan ilgisini ve yeteneğini fark eden Ivamuro, bu tutkuyu bir kenara bırakmadığı gibi bir müzik okuluna kaydolarak bir yıl boyunca müzik miksajı yapmayı öğrendi. İşi burada da bırakmayan 82'lik nine, iyice ustalaştıktan sonra bir de DJ'lik yapmaya başladı. Kendisine DJSumirock adını takan ve şu sıralar Tokyo'da bulunan DecaBarZ adlı bir barda DJ olarak çalışan SumikoIvamuro'nun bu tutkusu bitecek gibi değil. Bir gün New York'ta müzik yapmayı ve orada da tıpkı Tokyo'da olduğu gibi insanları coşturmayı hayal ediyor.


Vijay Nishanth
Ağaçların doktoru

İnsanların doktorları, hayvanların doktorları olur da ağaçların olmaz mı? Böyle bir unvan varsa eğer bunu en çok hak edenlerden biri Hintli Vijay Nishanth olsa gerek. Çevreyi ve kent yaşamını korumayı amaç edinmiş olan Vijay Nishanth'ın hayattaki en önemli mücadelesini Hindistan'ın ağaçlarını korumak oluşturuyor. Güney Hindistan'da Bengaluru'da yaşayan bir şehir hayatı koruyucusu ve hayvan hakları aktivisti olan Nishanth, ağaçların da canlı varlıklar olduğunun bilinciyle yaşıyor, ağaçları dinliyor, onlarla konuşuyor. Eski Hint bilgeliğine göre insanların ağaçlarla çevrili oldukları zaman geliştiklerine inanıyor. Bu inancının yanında kentleşmeyle birlikte giderek yok edilen ağaçları kıyımdan kurtarmanın mücadelesi içinde. Ağaçların aynı zamanda zehirlendiğini de düşünen ve onlar için Project Vruksha adlı kâr amacı gütmeyen bir grup kuran Nishanth ve grubu Bengaluru'da kurduğu 8 bin ağaçlık biyo çeşitlilik alanı ve bilimsel çalışmalarla ülkesinin bütün ağaçlarını kurtarmayı düşünüyor.


Nejat Mualla Mecid
Çocukları sokaklardan kurtaran pediatrist

Faslı 57 yaşındaki pediatrist Nejat Mualla Mecid, Arap dünyasını değiştiren kadın kahramanlardan biri olarak kabul ediliyor. Gerçekte ise onun değiştirdiği sokaklarda yaşayan, köleliğe, cinsel tacize, istismara maruz kalan, suça itilen, terk edilen çocukların hayatı. İki çocuğu ve bir torunu bulunan pediatrist hayatının son 30 yılını çocukların korunmasına adamış. Kurduğu ve Beyti (Evim) adını verdiği rehabilitasyon merkezleri sokaksokak:"insanları birleştirici özelliği vardır. " çocuklarını ve her türlü olumsuzluğun kurbanı olmuş çocukları toplayarak hayata kazandırıyor. Bu barınma ve topluma kazandırma merkezleri ayrıca hayatları büyük acılara sahne olan mülteci çocuklarına da yuva oluyor. 1995 yılında Beyti'yi kurarak sokak çocukları için bir kurtuluş meşalesini ateşleyen Mecid verdiği mücadele ile o dönem serseri ve suçlu olarak görülen ve polis tarafından kovalanıp ıslahhanelere tıkılan sokak çocuklarının aslında kurtarılması gereken mağdurlar olduğunu kabul ettirmiş, çocukların korunması ve topluma kazandırılması konusunda ilk programı başlatmış bir umut aktivisti.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN