Editörden

Olanlardaki hayır zincirinin ve hayatımızı kuran “yüksek kader”in bizi getirdiği yer, artık kendi değerleriyle büyük bir atılıma doğru şahlanacak bir gençliğin ortaya çıkışını beklemektir.

Mustafa Akar SAYI:71

Entelektüel bir dostumla sohbet ederken konu kuşaklar meselesine geldiğinde, benim gibi kırkıncı yaşına girenler için enteresan bir benzetme yapmış; bizi I. ve II. Dünya savaşı kuşağına benzetmişti. Dostumun bu tespiti bir hayli ilgimi çekmişti doğrusu çünkü haklı olduğu birçok nokta vardı. Biz de 1900'lüler gibi bir tür geçiş kuşağıydık. 80'leri, 90'ları (iki kutuplu, soğuk dünyayı) ve 2000'leri görmüştük. İhtilaller, savaşlar, Ortadoğu'nun toz toprak medeniyetine dönüştürülme projesi… Kâbus gibi geçen doksanlar, 28 Şubat… Hayatımıza teknolojinin birden girişi… 2000'ler…

Tüm bu olanlarda her zaman ülkemizin gençliği üzerinde çok yoğun bir operasyon döndürüldü hep. Bugün de aynını yapıyorlar. Zihinlerindeki "aydınlık" gençler dünyadaki sınırların kalktığını hayal ediyorlar. Amerika'da da Zimbabve'de de yaşayabilirler. Ceplerinde hangi ülkenin pasaportunun bulunduğunun bir önemi yok. Önemli olan yaşamın kalitesi değil mi! Sıkı durun, bu sefer sizi üzeceğim, geçen sene 4 milyar insan hava taşımacılığını kullanarak mutlu, mesut bir şekilde dünyayı dolaşırken, sadece ABD'de kayıp olarak bildirilen çocuk sayısı 421 bin 394. Unicef verilerine göre köklerinden kopartılmış binlerce mülteci çocuk dünyanın belirsiz bir yerlerinde kayıplar. İnsan tacirlerinin kölesi olmuş bu çocuklar "muasır medeniyetler" seviyesinin üzerine çıkmış ülkelerde kaçırıldılar... Bu manzaraya bakıp şu Çin bedduasını hatırlamamak elde değil: "Tuhaf zamanlarda yaşayasın."

Tüm dünyanın ihtiyacı olan şey bir "merhamet medeniyeti"dir. Onun da kaynağı bu topraklardadır. Nihayet Ayasofya'nın açılması, zincirlerini kıran bir Anadolu portresi… Tam da bu sebepten, olanlardaki hayır zincirinin ve hayatımızı kuran "yüksek kader"in bizi getirdiği yer, artık kendi değerleriyle büyük bir atılıma doğru şahlanacak bir gençliğin ortaya çıkışını beklemektir. Üstadımız Necip Fazıl'ın dediği gibi; "Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik… Zaman bendedir ve mekân bana emanettir şuurunda bir gençlik."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN