Editörden

Garip bir şekilde tüm dünya yeni bir 28 Şubat yaşıyor. Bu seferki küresel 28 Şubat. Ve işin negatif tarafında ise güçlü bir İslamofobi ile birlikte yükselen bir Türkiye düşmanlığı var.

Mustafa Akar SAYI:74

İslam ve fobi kelimelerinin yan yana gelmesinden ve bunun sürekli dillendirilmesinden çok korkuyordum aslında. Fakat yaşadıklarımız bizi "İslamofobi" üzerine düşünmeye zorladı ne yazık ki. Çünkü "İslam nefreti" ya da "Müslüman düşmanlığı" artık bir fobinin çok çok ötesindedir. İcat edilmiş bir kavramdır İslamofobi ve Batı'nın kendisi haricindeki bütün düşmanlarını sığdırdığı potanın yeni adıdır.

Batı hep bunu yapıyor: Kendi varlığını her yirmi senede bir tazelemek için karşısına negatif kavramlar konumluyor. Bugün Batı özellikle "post pandemik" çağ ile birlikte büyük bir dar boğaza girmiştir. Son yirmi yılda Amerika'da ateşi yakılan ve bugünlerde Fransa'da harlanan İslam ve Müslüman düşmanlığı, Türkiye'nin giderek güçlenmesinden ve bölgesinde söz sahibi olmasından da bağımsız değildir.

Biz böylesine çatışmacı bir kavrama hapsolmamalıyız. Yüz yıllık kavganın, bir medeniyetin diğerini alt etmek için uydurduğu kavramsal bir silahın karşısına dikilmek zorunda değiliz. Bizim sorumluluğumuz bu kötücül niyete, İslam ve Müslüman nefretine karşı doğruyu ve iyiyi savunmaktır her keresinde. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki, İslamofobi ırkçılığın yeni adıdır ve bir dikkat dağıtma operasyonudur. Bu operasyonla üretilmek istenen yegâne şey, kendine mahsus ve makbul inançlılar yaratmaktır.

Macron'un gide gele dillendirdiği "İslam'da reform" saçmalığı da projenin başladığının resmidir. Garip bir şekilde tüm dünya yeni bir 28 Şubat yaşıyor. Bu seferki küresel 28 Şubat. Ve işin negatif tarafında ise güçlü bir İslamofobi ile birlikte yükselen bir Türkiye düşmanlığı var.

"Çağımdan tiksiniyorum" diyen Fransız yazar Antoine de Saint-Exupery'ye karşı, yine bir Fransız Müslüman entelektüel olan Roger Garaudy'nin "Geleceğimizde İslam var" diskuruna dönmenin ve Nuri Pakdil'in "Ey insan, seni savunuyorum sana karşı" sözünü dillendirmenin zamanıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN