Temmuz-Ağustos 2019 editör yazısı

Hepimiz bu topraklara benziyoruz ve Anadolu’nun büyük anlatısı içinde bize biçilen rolün farkındayız.

Mustafa Akar SAYI:59 / Temmuz-Ağustos 2019

15 Temmuz deyince aklıma, bacağından beş ayda kırk altı kez ameliyat olan fakat yaralı bacağı bir türlü kurtarılamayan, buna rağmen "Ayaksız yaşanır ama vatansız yaşanmaz" diyen Sabri Gündüz geliyor…

15 Temmuz deyince aklıma, hain darbe girişiminden bir ay önce yolda karşılaşıp "En kısa zamanda oturup bir çay içelim" diyen Halil Kantarcı ve onunla bir daha içemediğimiz o çay geliyor…

15 Temmuz deyince aklıma, kendini defalarca tankların altına atan ve onları kahramanca engelleyen Sabri ağabey geliyor. Ve daha bir sürü isim, bir sürü güzel hikâye, yarım kalmış hayatlar, kahramanlıklar, vefa, güzel ahlak…

İbn Haldun'a atfedilen o meşhur söz tam da bu yüzden çok önemli. Sözün ifade ettiği anlamlardan en güzeli de bana sorarsanız coğrafya ile kader arasında kurulan bağlantıdadır derim. Elbette şairin dediği gibi "İnsan yaşadığı yere benzer." Bir de gelenekte şifa ile ilgili anlatılarda, insana iyi gelecek, onu hastalıklardan beri tutacak bitkilerin doğduğu yerin 90 kilometre çapındaki alanda yetiştiği gerçeği vardır.

İnsan yaşadığı yere benziyor, yaşadığı yer de insana benziyor gitgide. Hepimiz bu topraklara benziyoruz ve Anadolu'nun büyük anlatısı içinde bize biçilen rolün farkındayız.

Bu sayıda 15 Temmuz'u üçüncü yılında analım istedik yine. Lacivert Dergi her temmuz ayında hain darbe girişiminin unutulmaması için bir anlamda hatırlatıcı olma görevini de üstleniyor. Öte yandan, 15 Temmuz'la birlikte bir kez daha bizim için büyük anlamını yenileyen, bu coğ-rafyada yaşamak gerçeğinin de altını çizelim dedik: 15 Temmuz'u unutma, unutturma!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.


Diğer Haberler

BİZE ULAŞIN